Gözlerime inanamıyorum. Bir arkadaş geçen günlerde Aytuğ Akdoğan ile yapılacak bir programın çok isabetli ve güzel olacağından bahsetmişti. Alaaddin’in cini bizi fazla bekletmedi. İkinize de sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Seviliyorsunuz…🌹🌹👏👏
Bu ikili formati cok begeniyorum. Sinan Canan ve Mustafa Can’in yillardir yaptigi gibi… sanki bu format gittikce populer olma yolunda… niye mi? Cunku herkes kendi bildigini okuyor, kisi karsisindakine cevap veriyormus gibi olsa da konusulan konu hakkinda o an akista geleni aktariyor. Sanirim bu akistan beslenmenin en verimli yontemlerinden biri. Iki arkadas olarak bu formati devam ettirmeniz dilegimle…
Aytuğ bey harbiden felsefeden anlamıyormuş onu anladık ama biraz olsa anlasa fena olmazmış. Pelin hanımın Edebiyata saygı duyduğu çok açık çünkü bağlamlarını hem felsefe hem de edebiyatla tatlı bir şekilde harmanlayabiliyor. Pelin hanım bu programı argümanlarıyla ve irdelemeleriyle harika taşıdığını düşünüyorum. Dinlerken zevk duydum resmen 👏🏻
super bi video olmus, dilaranin cabasi sikismis hissettigi anlar, onlari yumusacik yapip samimiyetle pozitiflikle aciklamasi, aytug sahneye sarhos cikan muzisyenler gibi fazla gevsese de sonlara dogru, bu ikilinin ikircikliligini izlemek cok keyifliydi, farkli bakis acilarinin bu kadar pozitiflikle islenebildigi masalar o kadar nadirdir ki adeta hazinedir. o yuzden izleyici olarak benim icin bile cok kiymetli oldu. sizi yeniden bir arada gormek isterim, sevgiler :)
Edebiyatçı ve felsefeci arasındaki farkı anlatan güzel bir video olmuş. Biri daha duygusal, derin, öznel bakarken diğeri daha teorik, öğretici, nesnel... Zıtlığınızın uyumuna bayıldım. Çok güzel bir bölüm olmuş, iyi ki varsınız!
İkinizi de çok severek ilk başladığınız zamanlardan beri takip ederim ve bu video beni o kadar mutlu etti ki. Sanki orada kamera yerine ben olsam ve üçümüz konuşsak kendimi zihnen ve manevi çok iyi hissederdim. UA-cam ve podcast’i bırakmak istediğini söyledin. Tek temennim hep kendine iyi gelen şeyler yapmandır ama en azından podcast’ı lütfen bırakma. Ben seninle tek taraflı arkadaşım ve benim gibi seninle arkadaş olan ama senin tanımadığın binlerce kişi var. Manevi olarak gelişmemize yardımcı olan bunun için bizi teşvik eden arkadaşımız ile dostluğumuzu bitirme lütfen. Yazacaklarını da heyecanla bekliyorum. Çok ufuk açıcı, derinlikli ve etkisinden hemen çıkamayacağımız şeyler olacağına eminim. Bütün iyi temennilerimiz ve desteğimiz seninle. 🤗💕🥰🦋💐
Sevgili Dilara sen anlatmaya devam et lütfen, sadece anlatmıyorsun kendi kişiliğini ve varlık amacını da samimiyetle yansıtıyorsun, bir psikolog olarak felsefeye bu kadar geç kaldığım için üzülüyorum seni dinledikçe, inanılmaz bilgiler akıcı ve anlaşılır benim için , keşke bir felsefe kulübü konsepti oluştursan ve farklı alanlardan insanlarla bilgiler daha zenginleşse, bu sohbet bana bunu hissettirdi , çok keyfle dinledim, emeğinize sağlık.😊
O kadar lezzetli, keyifli bir sohbet ki izlemeye başladığım andan itibaren kaç kişiyle paylaşmak istediğimi anlatamam. Yazarlara değinirken bilgiler, kitaplardan örnekler vermeniz ve alegorilerine değinirken kendi yorumlarınızla pişirmenize bayıldım. Devamı gelsin edebiyat ve felsefe harmanları serisinin lütfen :)
41:23 "Seyahat etmek benim için psikolojik bir yolculuk, kültürel değil mesela." Bugünlerde köklenmeye çalıştığım konfor alanımı spontane bir şekilde terk edip yepyeni şehirleri, ülkeleri yalnız başıma keşfetmeye çıkmalarımı anlamlandırmakta oldukça zorlanıyordum. Bunların artık daha çok psikolojik bir yolculuk olabileceği üzerine düşünmeye başlama fikri oldukça heyecan verici geldi! :)
Normalde youtubeden izlediğim şeyler hep arka fonda çalar ,işimi halledene kadar ses olsun diye açarım videoları ama sizin videolarınız da o kadar odaklanıyorum ki not falan almak istiyorum.zaten iyi hikaye anlatan insanlarla dinlemekten zevk alırdım oldum olası sizin de hikaye anlatıcılığınıza bayılıyorum....😊
Maalesef sevgili Aytuğ Akdoğan'a gerekitği kadar söz verilmemiş. Hem de konuk olan o olmasına rağmen. Bir ara dizinin üstünde parmaklarıyla tempo tutmak suretiyle evsahibine bu mesajı vermek istemiş ama -sanıyorum- anlaşılmamış. Kaldı ki madem konuk olan Aytuğ'du, onun daha fazla söz verilmesi beklenirdi. Kısacası Aytuğ Akdoğan kendisini gösterememiş. Evet, hiç şüphesiz onun derdi bu değildir ama; evsahipliğinin gereği buydu. Buna rağmen dinlenesi bir sohbet olmuş. Her ikisine de teşekkürler...
Aytuğ bey'in elinde hazır metinler olmadığı için konular arasında bağlantı kurup derinleştirmeden yeterli cevap vermemesi ve Pelin hanım'ın sorularına çok alakasız örnekler ve konuları saptırarak başka yerlere çekmesi beni çok şaşırttı. Pelin hanım konuşurken dinlememesi ve sadece bakması, parmaklarıyla davul çalması, her sıkıştığında bardağa sarılması çok dikkat dağıtıcıydı. Felsefe ile edebiyat hakkında ki sohbette elbette felsefi analiz beklemiyordum ama edebiyat bilgisinin de sadece kitap isimlerinden ve birkaç sözden ibaret olduğunu görmek açıkçası benim için hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Bir edebiyatçı olarak kendi alanında konuşmazken, Pelin hanım edebiyatta iddialı olmadığını belitmesine rağmen yorumları çok isabetliydi. Burada aykut bey'den övgü ile bahsedenlerin videoyu gerçekten izlediğine şüpheliyim. Çünkü açık söylemem gerekirse, podcast, UA-cam ve diğer mecralarda Pelin hanım ve aykut bey'i yıllardır takip ediyorum. 33 yaşımda olmama rağmen birçok sorularıma Pelin hanım'ın felsefe ile terapi ve seyahat serisinde yön buldum. Aykut bey'in de flu tv, blog sayfası babala tv gibi mecralarda izliyordum. Bugün anladım ki, prompter ve hazır metinlerle bu kaybediş temalarına sahip olmuş. Edebi derinliğini n olmadığını üzülerek gördüm. Pelin Hanım'a ise gerçekten teşekkür ediyorum. moderatör gibi programı alakasız yerlerden bile toparlayıp katlanacak hale getirdiği için ayrıca saygı duydum. Bilgi birikimi, duruşu, isabetli yorumları, sabrı ve bu programı sonuna kadar izlettirdiği için saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Bu sohbetin bir sonraki durağı umarım Yalın Alpay ile olur.
Sevgili Dilara, psikologlar neler söyleyecek merak ediyorum demiştin :) Psikolog kimliğimden ziyade bir takipçin olarak yazıyorum bunları. Sıkı bir takipçin olduğumu da düşünüyorum. Sıkıdan kastım ise sadece ürettiğin tüm içerikleri takip etmek değil, aynı zamanda bunlar üzerine düşünmek ve arkadaşlarıma da aktarıp onlarla tartışmak şeklinde. Özellikle 20-25 yaş civarındaki kadınlar üzerinde belki de çok fark edemediğin bir etkin olduğunu düşünüyorum. Bir kere Türkiye'de güncel felsefi içerik üreticisi deyince karşımıza çıkan ilk insan sensin. Daha da önemlisi, bir noktada odanda video çekmenin ötesine geçtin ve dünyayı gezerek kendini aramaya başladın. Bu başlı başına büyük bir cesaret ve atılımı. İşte genç kadınlar üzerindeki etkini biraz böyle bir yerden anlıyorum ben. Bu videoda da bir noktada konuk artık sen oldun ve bundan da çok memnun oldum açıkçası :) Neden dersen, çünkü senin hakkında 'göstermeyi seçtiğin' bu felsefeci/içerik üreticisi yanının ötesinde bir şeyler de bilmeyi çok istiyorum. Bir podcastinde kardeşinle ilgini bir şeyden bahsetmiştin mesela. Burada da annelikten konuştun. Bu gibi 'özel' paylaşımları o kadar nadir yapıyorsun ki ben de onları gördüğümde sanki çok gizli bir hazine keşfetmiş gibi seviniyor, seni daha yakından tanıdığımı hissediyorum (: Seni yakından tanımak istiyorum çünkü artık oturup Aristoteles anlatan genç bir kadın olmanın ötesindesin, kendi görüşlerini de aktardığın bir evreye geçtin zaten, özellikle adını Dilozof'tan değiştirdiğinden beri. Bu yüzden sanırım seninle bir bağ kurdum ve senin özel olarak algılayıp paylaşmaktan geri durduğun yaşantıların, benim için büyük bir merak konusu olmaya başladı. Bunu ise magazinsel bir merak olarak algılamamanı istediğim için şöyle bir alıntı yapabilirim. Kağıt Ev kitabında şöyle denir "Biz okurlar, sadece eğlence amaçlı olsa bile, arkadaşlarımızın kütüphanesini gözleriz. Bazen sahip olmadığımız ama okumak istediğimiz bir kitabı bulmak için yaparız bunu, bazense karşımızdaki hayvanın ne ile beslendiğini öğrenmek için." Buradaki kitaplar örneğini bahsettiğim özel yaşantı meselesi bağlamında ele alabilirsin. 'Karşımızdaki hayvanın ne ile beslendiğini öğrenmek' benzetmesi benim çok hoşuma gidiyor. Mesela acaba Dilara günlük hayatında nasıldır? Arkadaşlarıyla nasıldır? Neden duygularından bu denli az bahsediyor? Aşk gibi evrensel ve temel bir şey hakkında yaptığı bir video dahi neden sadece kitabi bilgiler içeriyor? Hayatında en çok hangi duyguda zorlanıyor mesela? (Gerçi kıskançlık hakkında bir podcastin de vardı) Hayal kırıklıkları nelerdi yaşadığı? En çok kimi veya neyi özler mesela? İşte bu ve buna benzeyen, ortak insanlık hissiyatıyla ilgili olan ki bu yüzden de benim o kadar da özel, yani sosyal medyada açılmaması gerekecek kadar özel görmediğim temel soruların yanıtları hep bir merak konusu benim için. Sen kendini ufak ufak açtıkça da çok seviniyorum ve keşke diyorum daha fazla tanısak onu. Tüm bu felsefi görüşlerin ardında ne yatıyor, nasıl bir yaşantı, duygusal ve zihinsel bir varlık var, bunları öğreneyim ki onun düşüncelerini anlamak bu temeller üzerine yükseldiğinde daha anlaşılır olsun diye düşünüyorum :) Özetle Dilara, ben eminim ki benim gibi düşünen ve seni kucaklamaya hazır büyük bir kitlen var. Zaten sen de 'kendine has' bir iş yapma, herhangi bir yerde bulunamayacak sana özgü bir şeyler ortaya koyma merakındasın. Sözlerim kulağına çalınır umarım, çok sevgiler...
Какой у Вас длинный интересный комментарий! Надо потом попереводить, попрактиковаться! Сделала скрины, Вы ещё грамотно так написали! Будем изучать, познавать новое!
Bu kadar ozel, sahsi meselelerini internette cok da ozel olmayan diyerek milyonlara anlatmasini beklemeniz en kibar haliyle mesleki deformasyon olabilir ya da sosyal medya erozyonuna ugramissiniz.
@@aylahizarne demek istediğimi açıklamak için alıntıyla örnek bile verdim ancak anlamak istediğiniz yerden anlamışsınız :) her şeyi herkesle, hele sosyal medyada tüm dünyaya açık şekilde paylaşmak zaten beklenemez bir şey. ayrıca da yorumumu bir takipçisi olarak yazdığımın altını çizmeme rağmen bana mesleğimle alakalı gönderme yapmanız da şaşırtmadı çünkü saldıracak yer bulamayınca bu gibi noktalardan vurmayı tercih ediyor sizin gibi çoğu insan :)
@@sinemyurdanur5134 Gerçekten şaka gibisiniz. Ben de Sultan Hanım gibi psikoloğum ve kendisinin isteğinde hiçbir absürtlük, aşırılık görmedim. İnsanız ve sosyal bir canlıyız. Bu açıdan hayatın temel ortak yaşantıları üzerinden fikirlerini, üretimlerini sevdiğimiz biriyle bağ kurmayı istemek kadar doğal bir şey yok. Ben de kendi yaşamından örnek vererek fikirlerini yapılandıran sanatçılarla ve sosyal bilimcilerle çok daha yakın bir bağ kurabiliyorum. Hatta böylesi bir bağın terapötik bir etkisinin olduğunu düşünüyorum. Maalesef toplumumuzda "Kol kırılır yen içinde kalır" mantığı var. Hayatın en temelinde yer alan ortak yaşantılar "özel" olarak adlandırılıyor ve bunlardan bahsedilmemesi gerektiği düşünülüyor. Ben yıllarca bu yüzden her şeyi içime attım. İçime attıklarımı tek ben yaşıyorum zannettim. Ancak paylaştıkça gördüm ki yalnız degilim ve yaşadıklarım, hissettiklerim, fikirlerim o kadar yaygın ki. Sadece insanlar paylaşmaktan, anlatmaktan korkuyorlar. Paylaştıkça insanlar da içini bana açmaya başladı ve böylece derin bağlar kurdum ve sürekli değişip geliştiğim bir sürece girdim. Paylaşmak ve başkalarının hayatı hakkında paylaşım yapmasını istemek kötü bir şey değil ki. Burada magazinsel bir istek yok. Bir kişiyi daha yakından tanımaya onunla bağ kurmaya yönelik bir istek var. Ben de Dilara hanımla böyle bir bağ kurmak isterim. Çünkü kesinlikle çok ilgi çekici bir insan. Sosyal medyada yansıttığı kaşif ve filozof Dilara dışında günlük meşgaleler karşısında nasıl bir insandır merak ediyorum. Ve bu saplantı falan değil. Psikoloji popüler olunca böyle terimleri oraya buraya serpiştirmek de kolaylaştı tabi.
Felsefe ve edebiyat etkileşimleri guzel bir frekans olmus .Güzel bir düsunce ve ona eşlik eden güzel bir eylem. Enerjiden anlaşıliyorki ayni frekansları paylaşan dostlar ve düsüncelerle çıkan yolculukar keyifli anlar yasatir . Görüsmek dilegi ile
dilara lütfen nihan kayayla bir program yap. uzaktan bağlantı olsa bile dilaranın sorularıyla nihan kaya nın sohbeti çok faydalı bir içerik olarak kalabilir burada.
Harika bir sohbet olmuş, dinlemekten kendimi alamadım. Edebiyat insandır. İnsan felsefedir, yalnız başına olsa bile. Felsefe de anlatısız yapamaz. Sac ayak gibi. Felsefeci "edebiyatsız da olur" dese de anlatıya, mesellere ihtiyacı olur. Çünkü bir başka zihne ulaşmanın en işlevsel yolu bu gibi geliyor. Bir diğeri de matematik ve mantıktır.
Gördüğüm en gerçek video olmuş olabilir. Bu videoda bahsettiğiniz zen ustaları gibi bize bilgece bir şeyler söylemek yerine gerçek kimliklerinizle kafa karışıklığınızı, korkularınızı göstererek aslında çok gerçek bir şey gösterdiniz. Büyük laflar, büyük hayaller, büyük başarılar yerine gerçek sohbetlere hasret kalmışım❤
Her bir bireyin farklı kültürlerden edindiği, bütünüyle kendine değen ve yaşadığı deneyimle birlikte etkileşimde bulunduğu alandan kendine yansıyanı ve derinliğini nasıl ifade ettiğiyle ilgileniyor insanlar. Ben böyle yapıyorum.:) Bu ince çizgi zaten merak uyandırıyor. O nedenle entelektüel ve felsefik olarak olay örgülerini Bu kadar iyi anlatan Dilara'yı tam odaklanarak dinlemek, varlığın kendi içindeki dünyasında bir yere temas edip üzerine düşünmesine alan açtığın için kıymetlisin. İyi ki varsın Dilara✨️ Konuğun Aytuğ Akdoğan biraz buradan girizgah yapma eyleminde bulunmuş. Sohbet çok güzeldi teşekkürler.
Aytuğ beyi ilk defa tanıdım ve şunu hissettim, ikimizde 16 li yaşlarda hayatın anlamını kavaramak için çok uğraşmışız. Ve sonrasında yine benzer sonuçlara idrak etmişiz gibi. Tek fark ben biraz daha az sosyal oluyorum. Kendisini merak ettim ve mutlaka biraz bakınacağım.
Aytuğ için geldim .😊İlk defa Ayruğ’u net konuşamadığı bir söyleyiş . Tarih konusunda hem fikirim . Hikaye tarzında olunca okurum ama şurda şu bu olmuş yazılınca okuyamıyorum . Aytuğ dön artık sahnelere beee özledik
Bir noktada çocuk yapma isteğinizin temel amacı tabiki bana göre, ileride yalnız kalma korkusu ve birikecek sevgiyi verebileceğiniz kimseyi bulamamaktan kaynaklı olma isteği olabilir. Benim düşüncem. Güzel bir sohbet olmuş👌👏🌷
Bence aşırı tatlı bir seri çıkar buradan. Görünür olmanıza karşın takınılacak olası persona bile, gizli saklı utana sıkıla çekingen sularda yüzülmüş flörtöz bir sohbetin sahiciliğini maskeleyemezdi. Bayıldım size ! Birey olarak da ayrıca güzelsiniz zaten... Felsefe edebiyat işin bahanesi bea, sizin ikinizi dünya turu yapıp bunu bize çeşitli yerlerden anlatırken hayal ettim kendimi bir an. İzleyicisiz anlatıcının önemine dair bir şeyler anlatmak ister misiniz sonraki bölümlerde, teşekkürler.
Edebiyat ince düşünme, Felsefe Derin düşünme sanatıdır, aslında bütün ilerleme ve medeniyetin temelini bu iki Bilim dalı oluşturmuştur, Kelimelerin büyüsü öyle güçlü ve sizlere oyle pencereler acarki, ışte burdan güneş doğar, O pencereden beyninize ışıklar dolup taşar .
Edebiyatta genelde kıssadan hisseler çıkarırsın Felsefede ise hisseden kıssalar çıkartırsın gibi bilmiyorum burada bir kelime oyunu yapmış olabilirim ama bu ikilinin samimi uyumu gibi edebiyatla felsefe iç içe olunca daha öğretici oluyor bence yıllar sonra bu ikiliyi tekrar başka tatlı bir muhabbette görmek isteriz umarım o zamana kadar Aytuğ bir iki tık daha neşeli olur ve Dilozof da yazarlığın da hakkını vermiş our 💯🤯🥳👏👏
53:51 ❤ uzun süredir sizi takip ediyorum takdir ediyorum. Ben hem avukat hem edebiyat beyazlıyım hem de tasavvufa çok tatlı bir insan olarak sizin felsefi düşüncelerinizin taşova kesici bir zamanın geleceğine de inanıyorum. Saygılar sunarım. 53:51
Çok keyifli ve sürükleyici bir sohbet olmuş emeklerinize sağlık 🙏 Anne olmayi bir deneyim meselesi olarak hiç görmedim hatta bana korkutucu bile geliyor bu bakış. Ama tabi bir çocuğun hayatına dokunmak için illa anne olmamıza da gerek yok kadınlar olarak. Sevgiler
Sen bahsedecegin filozofların yaşamından da bahsedersin ki bu çok önemli bir bölüm olur, filozofun düşünme tarzını, duygularını daha iyi anlayabilmemize yardımcı olur, senin de kendin için bunu yapmanı diliyoruz, merak ediyoruz seni, duygularını, hislerini, daha kişisel bir dilarayı. kendini çok iyi ifade ediyorsun bu yetenegine hayranım, hayranım, hayranım. Keşke senin kadar sakin olup o keskin duygu ve düşünceleri yumuşatıp tane tane, karşıdakinin anlayacagı gibi kendimi, olayları anlatabilme yetenegim olsa. Sayende felsefeyle tanıştım, ilçag felsefesine başladım aristodayım. şimdiden hayatım zenginleşti, ufkum açıldı, bize bu iyiligi yaptıgın için çok tesekkürler, cesur yeni dünyanın cesur kadını olarak seni böyle içsel bir güçle görmek çok gururlandırıyor beni bir kadın olarak, bu çok ilham verici. Konugun da sağolsun bizim merak ettiklerimizi sormuş iyi ki sormuş, günün birinde daha kişisel bir Dilara görmek dileğiyle, sevgiler.
Dilara yorumunu katmadan sadece bilgi verdiğin felsefe videolarını seviyorum. Kesinlikle faydalı içerikler. Kişiler bir kütüphane gibi istediği zaman istediği içeriğe erişir ve izler. Ancak en nihayetinde senin yolculuğunu, bakış açını, vardığın noktayı ve ne düşündüğünü merak ediyorum. O yüzden bu videoya bayıldım!
Bir felsefi düşünür kendini iyi ifade edip kitlelere en ideal şekilde ulaşabilmesi ve aktarabilmesi için Edebiyata ihtiyacı var. Bir Edebiyat üzerine düşünür ise doğru düşünme metodolojisi için Felsefeye ihtiyacı var Sentez yapabilenler, Din-Felsefe-Mistisizm-Bilim'i sentez yapıp Edebiyat-Resim ve müzik ekollerini kullanarak aktarım yapanları bugün anlamaya çalışıyoruz. Felsefe ve Edebiyat bilmeden! Anlayanları izliyoruz, hiç bir çaba sarf etmeden. İkinize de teşekkürler 🌹 🌹
Çok keyif aldım, Aytuğ’u ilkkez burada izledim. Benim için Edebiyat ve Felsefe ayrı ayrı zevkli alanlar. Felsefe dinlemeyi, Edebiyat okumayı sevdiğim için Dilara’yı tanımam ve Aytuğ’u tanımamam da gayet normal tabi:) Ben Felsefe dinlemeye Edebiyat okumaya devam edeceğim :) Teşekkürler bu güzel yayın için.
Of ama ya ben neden size karşı büyük bir hayranlık ve saygı duyuyorum şimdi çok daha iyi anladım.. Kendimi bulma , kendim olma yolculuğumda en sevdiğim yol göstericilerdensin Dilara abla! İyi ki varsın. Bölüm tam ağızda dağılmalık olmuş. Teşekkür ederim! Minnettarım ağzından çıkan her söze! 🖤🖤🖤
Çox oxuyan yoxsa çox gəzən bilər deyə bir deyim var,hansı ki çox oxumağı teoremləri oxumaq bilgilənmək kimi adlandırmaq olar (fəlsəfi teoremlər) digər tərəfdən isə gəzmək yəni həyatı real situatsiyalarla yaşayaraq görərək və anlamaq adlandırmaq olar(ədəbiyyat)
Dilara Hanım, anneliğe "deneyim" olarak bakıyor olmanıza o kadar katılıyorum ki..hatta Aytuğ Bey'in alelade gündelik bir soru gibi sorduğu "çoluk çocuğa karışma" ifadesi de aslında tam da toplumun ebeveynlige olan siradan ve yüzeysel bakışını temsil eden, o bakışın sesi olan bir soru biçimiydi. Aytuğ Bey'in kendi bakışına içkin bir soru olarak yorumlamadim açıkçası. Cocuk sahibi olmayi çoğalmak olarak gören yaklaşımın yansimasi bu. Ve Dilara Hanım'ın verdiği cevap da çok anlamlı oldu bence. Annelik, aslında tam da bir deneyim, öğrenme ve kendini, daha doğrusu insanin var oluşunu keşfetme süreci. Düşünsenize, kendi çocukluğunuzu çocuk bilinciniz ile yorumlama şansınız yok ama bir çocuğun buyumesini izlerken bunu deneyimleme imkanı oluşuyor. Ebeveynlik, kendi çocukluğumuza yaptigimiz yolculuklardir. Nihan Kaya'yi çokça okumuş ve dinlemiş bir anne olarak, annelige toplumun atfettiği o "kutsallık" gölgesinin bu kavramın özündeki birçok derinliği kapattığını düşünüyorum. Üreme ihtiyacımız, sadece çoğalmak ve nesillerin devamini saglamaktan kaynaklanmıyor, ayni zamanda insanligin var olusundan beri bilginin ve deneyimin aktarılmasını sağlıyor. Her anne ya da baba, yaşamsal deneyimlerini farkında olmadan çocuğuna aktarır. Bazen güzelliklerini bazen de zayifliklarini...Çünkü insan en çok kendi çocuğu karşısında benliğinin tüm yönlerini açığa vuruyor. Bunu fark etmem ve kendime itiraf etmem çok zamanımı aldı. Elbette içgüdüsel tarafları ağır basan bir deneyim ve kacamayacaginiz bir sorumluluk annelik ama inanılmaz bir felsefi yolculuk da ayni zamanda. Ana sohbetin dışında bir nokta biliyorum ama bence bir felsefecinin annelige bakışıni anlamamiz acisindan önemli bir detay oldu.
Bir edebiyatçı ve bir felsefeciden doğacak çocuğu ve onların beraber nasıl bir hayatı paylaşacağı gibi bir soru geldi aklıma, nedenini açıklaması zor sadece bir his. Bundan sonra her ne yaparsanız yapın bana da haber verin ufak bir hediye yollamak isterim ikinize. Felsefe ve Edebiyat tamam ama beden dili diye bir şey de var arkadaşlar. Çok özel bir program olmuş gerçekten. :)
Kendimden söylüyorum. edebiyatı, okuma dan anlamasan felsefeyi anlamak çok zor. Felsefeyi öğrenmeye başlayınca, edebiyat daha da zevkli hale gelip daha verimli hal alıyor. Yani aslında ikisi birbirini tamamlıyor
Edebî eserleri anlamak için yazıldığı dönemleri de çok iyi bilmek lazım. Sac ayağı gibi, Tarih Felsefe Edebiyat, bu üçü birbirinin tamamlayıcısı gibi..
Çok hoş bir sohbetti. İkinizi bir arada görmek güzeldi. Dilara Hanım evet biliyorum belki bir nebze içerik anlayışınıza ters ama Türkiye'de bunun gibi bir yapım çok çıkmadığı için "Kuvvetli bir alkış" dizisini izleyip bir felsefeci olarak yorumlarınızı merak ediyorum. Çünkü bu dizinin bir olay anlatmaktan çok felsefi bir tarafa değindiğini düşünüyorum. Böyle bir içerik gelirse sizin düşüncelerinizi de bağlamlarla birlikte duymuş, izlemiş oluruz.
İzlerken inanılmaz keyif aldım. Pelin'nin kendini ifade etme tarzı çok hoşuma gitti. Aytuğ ile beraber konuşulan konuların alt kırılımlarından çıkan diğer konular... Teşekkürler 🙏🏻
**dağınık ,karışık bir zihin ile **planlı, disiplinli bir zihin,🤨 **farklı olmanın önemine inanan, birbirini takdir eden aynı zamanda kırmamak için sınırlarına dikkat ederek sohbet eden iki değerli kişilik Deyip, mahalledeki teyzeye bağlıyorum, "bence evlenmelisiniz, hem de bu sene"☺ Keyifli sohbet için teşekkürler 👍
Apollon ve Defne Yaprağı mı? Apollon, Daphne’ye tecavüz etmeye kalkıştığı için toprak Tanrıçası Demeter’e sığınır. Demeter duayı kabul eder ve onu ağaca dönüştürür. Ben yanlış mı hatırlıyorum?
geçenlerde bir sohbet ortamında birisi şöyle dedi: "Ben felsefeyi hiç sevmem felsefe yapanları da hiç sevmem. sen de felsefe yapıyorsun." bi tarafım beni sevmediğini ne güzel ifade etti dedi :D Diğer tarafım felsefe yapan biri olmanın gururunu yaşadı. ÖNCEDEN OLSA O KİŞİNİN BENİ SEVMEDİĞİNE TAKILIRDIM. AMA BANA FELSEFE YAPAN BİRİ OLMANIN GURURUNU YAŞATAN 2. SESİN ÇIKMASININ SEBEBİ "FELSEFE" OLDU. Ve benim bu gururu yaşamamın en temel sebeplerinden biri dilara'dır. 1 yıldır takip ediyorum dilarayı. bazı videolarda gerçekten hiçbir şey anlamadığımı düşündüm. bazı videolarda çok yetersiz hissettim. Fakat günün sonunda şuan geldiğim noktada felsefenin şöyle bir etkisi olduğunu düşünüyorum. elmayı yersin, elmada bulunan vitaminler anında fayda sağlamaz. önce sindirilir sonra faydalı olur. FELSEFE BESLENMEK GİBİ :)
Evet felsefeci olmak varliga hem deneysel hem de mucizevi yaklasmak sanırım. Bundan daha samimi ne olabilir ! Tesekkurler Dilara, kendinden çıkıp dolanıp kendine gelişin örnek alınası bir hayat dersiydi. Zen ustasi gibi uyanıştan önce yaptigin felsefe calismalarına uyanıştan sonra da devam ediyorsun. Iste ustanin da dedigi gibi sen busun. Ve biz seni cok seviyoruz. Bir gun anne olduğunda bile anne olacaksın buna eminim. Tesekkurler ❤😊
Çok güzel bir şey yakaladınız. Geçenerde bunun üzerine düşünüyordum. 18:00 İncil'de olduğu gibi Kuran'dada vardır. Allah ol der ve olur. Tanrı'nın sözü yaratımı tetikler ve yaratılan her şey Tanrı'nın sözüdür. Yine bilme baktığımızda her şeyin titreştiğini bir sesi olduğunu bir frekansı olduğunu görürüz. Hatta bazı bilim adamları evrenin yaratılış sırının frekans ses teorisi ile çözülebileceğini söylüyor. Yine İsra süresi şöyle der "Kainatta hiçbir şey yoktur ki hamd ile Allah'ı tesbih etmesin, Onu anmasın, Ona dua etmesin. Fakat siz onların bu tesbihlerini, zikirlerini, dualarını fark etmiyorsunuz." .....
Yaşam da hiç bir şey birebir aynı olamaz. Hepsi bir manayı tamamlayan detaylar olarak algılanabilir. Fakat felsefe her bir türün detaylandırmak için düş-ün düşünceye dönüşürken içinde bulunan tümevarımdan ayrışan kısmını algılamaktır.
Bunu, bu içeriği sürekli hale getirip hem bireysel paylaşımın hem de iki farklı alanda(edebiyat ve felsefe) sohbetlerin devamını izlemeyi çok isteriz.🙏🏻👏🏻
Şahane bir ikili... Çalışırken hem fikir aldim hem keyiflendim. Konsept şahane. Ikisini de ayrı ayrı takip ederdim. Robert de Niro ve Al pacinoyu ayni filmde görmek gibi 🎉🎉🎉🎉🎉
Sayın Akdoğan'ın anonim hikayesindeki İhtiyar Taşçı'nın, başladığı yere döndüğü vakit, orasının kıymetini anlayabilmesi için onca eşsiz deneyimi yaşaması gerekiyordu; tıpkı, bilgenin Ferrari'sini satabilmek için önce onu alabilmesi gerektiği gibi. Keyifli sohbet için teşekkürler.❤
Bir roman kahramanı olsanız Pelin Hanım, yazar sizin üzerinizden leitmotif tekniğini kullanırdı. 'Günün sonunda' ifadesi bende sizinle özdeşleşen bir ifade oldu :) sunumlarınız harika, devamını diliyorum.
Hayatın muğlaklığı ve çelişkili oluşu ve benim bunu kucaklıyo oluşum benim rahatlatdı. Aytuğun dediyi bu noktada hayat başlıyor sanırım. Benim için de hayatın anlamı tam olarak bu. Özetle belirsizliye sarılış da diye bileriz
Herkes iyi yaşamı, iyi yaşamayı ister ve insan oldukları için de hak ettiklerini düşünürüm. Herkes kendi hayatına anlam katmak ister, çünkü onun için hayat kendi hayatıdır, üzgün olunca hayatı üzgün, mutlu olduğu için hayatı mutlu görebilir. Aynı nesneden ondan dolayı herkes farklı algılamalar yapıyor, müşterek yerde buluşabilen bireyler olsa da farklılığın olacağı mutlaktır. İnsanın kendi hayatı ve kendi deneyimi olarak akışında devam eder akar, gider nabız atana kadar.
“sıradan olana uyanış”
o kadar güzel ki, içim çoşku doldu. teşekkür ederim.
Gözlerime inanamıyorum. Bir arkadaş geçen günlerde Aytuğ Akdoğan ile yapılacak bir programın çok isabetli ve güzel olacağından bahsetmişti. Alaaddin’in cini bizi fazla bekletmedi. İkinize de sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Seviliyorsunuz…🌹🌹👏👏
Bu ikili formati cok begeniyorum. Sinan Canan ve Mustafa Can’in yillardir yaptigi gibi… sanki bu format gittikce populer olma yolunda… niye mi? Cunku herkes kendi bildigini okuyor, kisi karsisindakine cevap veriyormus gibi olsa da konusulan konu hakkinda o an akista geleni aktariyor. Sanirim bu akistan beslenmenin en verimli yontemlerinden biri.
Iki arkadas olarak bu formati devam ettirmeniz dilegimle…
Aytuğ bey harbiden felsefeden anlamıyormuş onu anladık ama biraz olsa anlasa fena olmazmış. Pelin hanımın Edebiyata saygı duyduğu çok açık çünkü bağlamlarını hem felsefe hem de edebiyatla tatlı bir şekilde harmanlayabiliyor. Pelin hanım bu programı argümanlarıyla ve irdelemeleriyle harika taşıdığını düşünüyorum. Dinlerken zevk duydum resmen 👏🏻
super bi video olmus, dilaranin cabasi sikismis hissettigi anlar, onlari yumusacik yapip samimiyetle pozitiflikle aciklamasi, aytug sahneye sarhos cikan muzisyenler gibi fazla gevsese de sonlara dogru, bu ikilinin ikircikliligini izlemek cok keyifliydi, farkli bakis acilarinin bu kadar pozitiflikle islenebildigi masalar o kadar nadirdir ki adeta hazinedir. o yuzden izleyici olarak benim icin bile cok kiymetli oldu. sizi yeniden bir arada gormek isterim, sevgiler :)
Bu yoruma çok güldüm, Aytuğ’a atmam lazım :)
Edebiyatçı ve felsefeci arasındaki farkı anlatan güzel bir video olmuş. Biri daha duygusal, derin, öznel bakarken diğeri daha teorik, öğretici, nesnel... Zıtlığınızın uyumuna bayıldım. Çok güzel bir bölüm olmuş, iyi ki varsınız!
ah be yaşıtım insanlardan ne çok isterdim böyle sohbetlerde bulunmayı. sohbetiniz enerji verdi resmen yüzümde kocaman gülümsemelere yol açtı
İkinizi de çok severek ilk başladığınız zamanlardan beri takip ederim ve bu video beni o kadar mutlu etti ki. Sanki orada kamera yerine ben olsam ve üçümüz konuşsak kendimi zihnen ve manevi çok iyi hissederdim. UA-cam ve podcast’i bırakmak istediğini söyledin. Tek temennim hep kendine iyi gelen şeyler yapmandır ama en azından podcast’ı lütfen bırakma. Ben seninle tek taraflı arkadaşım ve benim gibi seninle arkadaş olan ama senin tanımadığın binlerce kişi var. Manevi olarak gelişmemize yardımcı olan bunun için bizi teşvik eden arkadaşımız ile dostluğumuzu bitirme lütfen. Yazacaklarını da heyecanla bekliyorum. Çok ufuk açıcı, derinlikli ve etkisinden hemen çıkamayacağımız şeyler olacağına eminim. Bütün iyi temennilerimiz ve desteğimiz seninle. 🤗💕🥰🦋💐
Pelin’e de teşekkürler bu konunun konusulmasina imkan sundugu icin
Şu gençlerin bilgi ve deneyim birikimine, aktarım çabasına bakar mısınız! İşte köklenmek budur. Harikasınız. 🌱
Sevgili Dilara sen anlatmaya devam et lütfen, sadece anlatmıyorsun kendi kişiliğini ve varlık amacını da samimiyetle yansıtıyorsun, bir psikolog olarak felsefeye bu kadar geç kaldığım için üzülüyorum seni dinledikçe, inanılmaz bilgiler akıcı ve anlaşılır benim için , keşke bir felsefe kulübü konsepti oluştursan ve farklı alanlardan insanlarla bilgiler daha zenginleşse, bu sohbet bana bunu hissettirdi , çok keyfle dinledim, emeğinize sağlık.😊
O kadar lezzetli, keyifli bir sohbet ki izlemeye başladığım andan itibaren kaç kişiyle paylaşmak istediğimi anlatamam. Yazarlara değinirken bilgiler, kitaplardan örnekler vermeniz ve alegorilerine değinirken kendi yorumlarınızla pişirmenize bayıldım. Devamı gelsin edebiyat ve felsefe harmanları serisinin lütfen :)
Bu nasıl bir kombinasyondur. 10/10.
41:23 "Seyahat etmek benim için psikolojik bir yolculuk, kültürel değil mesela." Bugünlerde köklenmeye çalıştığım konfor alanımı spontane bir şekilde terk edip yepyeni şehirleri, ülkeleri yalnız başıma keşfetmeye çıkmalarımı anlamlandırmakta oldukça zorlanıyordum. Bunların artık daha çok psikolojik bir yolculuk olabileceği üzerine düşünmeye başlama fikri oldukça heyecan verici geldi! :)
Normalde youtubeden izlediğim şeyler hep arka fonda çalar ,işimi halledene kadar ses olsun diye açarım videoları ama sizin videolarınız da o kadar odaklanıyorum ki not falan almak istiyorum.zaten iyi hikaye anlatan insanlarla dinlemekten zevk alırdım oldum olası sizin de hikaye anlatıcılığınıza bayılıyorum....😊
Maalesef sevgili Aytuğ Akdoğan'a gerekitği kadar söz verilmemiş. Hem de konuk olan o olmasına rağmen. Bir ara dizinin üstünde parmaklarıyla tempo tutmak suretiyle evsahibine bu mesajı vermek istemiş ama -sanıyorum- anlaşılmamış. Kaldı ki madem konuk olan Aytuğ'du, onun daha fazla söz verilmesi beklenirdi. Kısacası Aytuğ Akdoğan kendisini gösterememiş. Evet, hiç şüphesiz onun derdi bu değildir ama; evsahipliğinin gereği buydu. Buna rağmen dinlenesi bir sohbet olmuş. Her ikisine de teşekkürler...
Aytuğ bey'in elinde hazır metinler olmadığı için konular arasında bağlantı kurup derinleştirmeden yeterli cevap vermemesi ve Pelin hanım'ın sorularına çok alakasız örnekler ve konuları saptırarak başka yerlere çekmesi beni çok şaşırttı. Pelin hanım konuşurken dinlememesi ve sadece bakması, parmaklarıyla davul çalması, her sıkıştığında bardağa sarılması çok dikkat dağıtıcıydı.
Felsefe ile edebiyat hakkında ki sohbette elbette felsefi analiz beklemiyordum ama edebiyat bilgisinin de sadece kitap isimlerinden ve birkaç sözden ibaret olduğunu görmek açıkçası benim için hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Bir edebiyatçı olarak kendi alanında konuşmazken, Pelin hanım edebiyatta iddialı olmadığını belitmesine rağmen yorumları çok isabetliydi. Burada aykut bey'den övgü ile bahsedenlerin videoyu gerçekten izlediğine şüpheliyim. Çünkü açık söylemem gerekirse, podcast, UA-cam ve diğer mecralarda Pelin hanım ve aykut bey'i yıllardır takip ediyorum.
33 yaşımda olmama rağmen birçok sorularıma Pelin hanım'ın felsefe ile terapi ve seyahat serisinde yön buldum. Aykut bey'in de flu tv, blog sayfası babala tv gibi mecralarda izliyordum. Bugün anladım ki, prompter ve hazır metinlerle bu kaybediş temalarına sahip olmuş. Edebi derinliğini n olmadığını üzülerek gördüm. Pelin Hanım'a ise gerçekten teşekkür ediyorum.
moderatör gibi programı alakasız yerlerden bile toparlayıp katlanacak hale getirdiği için ayrıca saygı duydum. Bilgi birikimi, duruşu, isabetli yorumları, sabrı ve bu programı sonuna kadar izlettirdiği için saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Bu sohbetin bir sonraki durağı umarım Yalın Alpay ile olur.
Düşüncelerimi yansıtacak yorum ararken çok iyi bir anlatımla görmem biraz şaşırttı .💯
👏👏👏
Ben sadece 15 dakika dinleyebildim, dilarada şaşkın bence 😊 hayırlısı bakalım
Yalın Alpay isabetli olur
Aynen katılıyorum söylediklerinize, gözlemlerime tercüman olduğunuz için de ayrıca teşekkürler 👍
Sevgili Dilara, psikologlar neler söyleyecek merak ediyorum demiştin :) Psikolog kimliğimden ziyade bir takipçin olarak yazıyorum bunları. Sıkı bir takipçin olduğumu da düşünüyorum. Sıkıdan kastım ise sadece ürettiğin tüm içerikleri takip etmek değil, aynı zamanda bunlar üzerine düşünmek ve arkadaşlarıma da aktarıp onlarla tartışmak şeklinde. Özellikle 20-25 yaş civarındaki kadınlar üzerinde belki de çok fark edemediğin bir etkin olduğunu düşünüyorum. Bir kere Türkiye'de güncel felsefi içerik üreticisi deyince karşımıza çıkan ilk insan sensin. Daha da önemlisi, bir noktada odanda video çekmenin ötesine geçtin ve dünyayı gezerek kendini aramaya başladın. Bu başlı başına büyük bir cesaret ve atılımı. İşte genç kadınlar üzerindeki etkini biraz böyle bir yerden anlıyorum ben. Bu videoda da bir noktada konuk artık sen oldun ve bundan da çok memnun oldum açıkçası :) Neden dersen, çünkü senin hakkında 'göstermeyi seçtiğin' bu felsefeci/içerik üreticisi yanının ötesinde bir şeyler de bilmeyi çok istiyorum. Bir podcastinde kardeşinle ilgini bir şeyden bahsetmiştin mesela. Burada da annelikten konuştun. Bu gibi 'özel' paylaşımları o kadar nadir yapıyorsun ki ben de onları gördüğümde sanki çok gizli bir hazine keşfetmiş gibi seviniyor, seni daha yakından tanıdığımı hissediyorum (: Seni yakından tanımak istiyorum çünkü artık oturup Aristoteles anlatan genç bir kadın olmanın ötesindesin, kendi görüşlerini de aktardığın bir evreye geçtin zaten, özellikle adını Dilozof'tan değiştirdiğinden beri. Bu yüzden sanırım seninle bir bağ kurdum ve senin özel olarak algılayıp paylaşmaktan geri durduğun yaşantıların, benim için büyük bir merak konusu olmaya başladı. Bunu ise magazinsel bir merak olarak algılamamanı istediğim için şöyle bir alıntı yapabilirim. Kağıt Ev kitabında şöyle denir "Biz okurlar, sadece eğlence amaçlı olsa bile, arkadaşlarımızın kütüphanesini gözleriz. Bazen sahip olmadığımız ama okumak istediğimiz bir kitabı bulmak için yaparız bunu, bazense karşımızdaki hayvanın ne ile beslendiğini öğrenmek için." Buradaki kitaplar örneğini bahsettiğim özel yaşantı meselesi bağlamında ele alabilirsin. 'Karşımızdaki hayvanın ne ile beslendiğini öğrenmek' benzetmesi benim çok hoşuma gidiyor. Mesela acaba Dilara günlük hayatında nasıldır? Arkadaşlarıyla nasıldır? Neden duygularından bu denli az bahsediyor? Aşk gibi evrensel ve temel bir şey hakkında yaptığı bir video dahi neden sadece kitabi bilgiler içeriyor? Hayatında en çok hangi duyguda zorlanıyor mesela? (Gerçi kıskançlık hakkında bir podcastin de vardı) Hayal kırıklıkları nelerdi yaşadığı? En çok kimi veya neyi özler mesela? İşte bu ve buna benzeyen, ortak insanlık hissiyatıyla ilgili olan ki bu yüzden de benim o kadar da özel, yani sosyal medyada açılmaması gerekecek kadar özel görmediğim temel soruların yanıtları hep bir merak konusu benim için. Sen kendini ufak ufak açtıkça da çok seviniyorum ve keşke diyorum daha fazla tanısak onu. Tüm bu felsefi görüşlerin ardında ne yatıyor, nasıl bir yaşantı, duygusal ve zihinsel bir varlık var, bunları öğreneyim ki onun düşüncelerini anlamak bu temeller üzerine yükseldiğinde daha anlaşılır olsun diye düşünüyorum :) Özetle Dilara, ben eminim ki benim gibi düşünen ve seni kucaklamaya hazır büyük bir kitlen var. Zaten sen de 'kendine has' bir iş yapma, herhangi bir yerde bulunamayacak sana özgü bir şeyler ortaya koyma merakındasın. Sözlerim kulağına çalınır umarım, çok sevgiler...
Какой у Вас длинный интересный комментарий! Надо потом попереводить, попрактиковаться! Сделала скрины, Вы ещё грамотно так написали! Будем изучать, познавать новое!
Bu kadar ozel, sahsi meselelerini internette cok da ozel olmayan diyerek milyonlara anlatmasini beklemeniz en kibar haliyle mesleki deformasyon olabilir ya da sosyal medya erozyonuna ugramissiniz.
@@aylahizarne demek istediğimi açıklamak için alıntıyla örnek bile verdim ancak anlamak istediğiniz yerden anlamışsınız :) her şeyi herkesle, hele sosyal medyada tüm dünyaya açık şekilde paylaşmak zaten beklenemez bir şey. ayrıca da yorumumu bir takipçisi olarak yazdığımın altını çizmeme rağmen bana mesleğimle alakalı gönderme yapmanız da şaşırtmadı çünkü saldıracak yer bulamayınca bu gibi noktalardan vurmayı tercih ediyor sizin gibi çoğu insan :)
@@aylahizaraynı şeyi düşündüm:) hatta ilerisi biraz sanki saplantı haline gelmiş gibi ürkütücü..
@@sinemyurdanur5134 Gerçekten şaka gibisiniz. Ben de Sultan Hanım gibi psikoloğum ve kendisinin isteğinde hiçbir absürtlük, aşırılık görmedim. İnsanız ve sosyal bir canlıyız. Bu açıdan hayatın temel ortak yaşantıları üzerinden fikirlerini, üretimlerini sevdiğimiz biriyle bağ kurmayı istemek kadar doğal bir şey yok. Ben de kendi yaşamından örnek vererek fikirlerini yapılandıran sanatçılarla ve sosyal bilimcilerle çok daha yakın bir bağ kurabiliyorum. Hatta böylesi bir bağın terapötik bir etkisinin olduğunu düşünüyorum. Maalesef toplumumuzda "Kol kırılır yen içinde kalır" mantığı var. Hayatın en temelinde yer alan ortak yaşantılar "özel" olarak adlandırılıyor ve bunlardan bahsedilmemesi gerektiği düşünülüyor. Ben yıllarca bu yüzden her şeyi içime attım. İçime attıklarımı tek ben yaşıyorum zannettim. Ancak paylaştıkça gördüm ki yalnız degilim ve yaşadıklarım, hissettiklerim, fikirlerim o kadar yaygın ki. Sadece insanlar paylaşmaktan, anlatmaktan korkuyorlar. Paylaştıkça insanlar da içini bana açmaya başladı ve böylece derin bağlar kurdum ve sürekli değişip geliştiğim bir sürece girdim. Paylaşmak ve başkalarının hayatı hakkında paylaşım yapmasını istemek kötü bir şey değil ki. Burada magazinsel bir istek yok. Bir kişiyi daha yakından tanımaya onunla bağ kurmaya yönelik bir istek var. Ben de Dilara hanımla böyle bir bağ kurmak isterim. Çünkü kesinlikle çok ilgi çekici bir insan. Sosyal medyada yansıttığı kaşif ve filozof Dilara dışında günlük meşgaleler karşısında nasıl bir insandır merak ediyorum. Ve bu saplantı falan değil. Psikoloji popüler olunca böyle terimleri oraya buraya serpiştirmek de kolaylaştı tabi.
Felsefe ve edebiyat etkileşimleri guzel bir frekans olmus .Güzel bir düsunce ve ona eşlik eden güzel bir eylem. Enerjiden anlaşıliyorki ayni frekansları paylaşan dostlar ve düsüncelerle çıkan yolculukar keyifli anlar yasatir . Görüsmek dilegi ile
dilara lütfen nihan kayayla bir program yap. uzaktan bağlantı olsa bile dilaranın sorularıyla nihan kaya nın sohbeti çok faydalı bir içerik olarak kalabilir burada.
Müthiş bir video olmuş özellikle "Einfuhlung" kavramını da ilk defa burada duymuş oldum, emeğinize sağlık🙏
Harika bir sohbet olmuş, dinlemekten kendimi alamadım. Edebiyat insandır. İnsan felsefedir, yalnız başına olsa bile. Felsefe de anlatısız yapamaz. Sac ayak gibi. Felsefeci "edebiyatsız da olur" dese de anlatıya, mesellere ihtiyacı olur. Çünkü bir başka zihne ulaşmanın en işlevsel yolu bu gibi geliyor. Bir diğeri de matematik ve mantıktır.
Gördüğüm en gerçek video olmuş olabilir. Bu videoda bahsettiğiniz zen ustaları gibi bize bilgece bir şeyler söylemek yerine gerçek kimliklerinizle kafa karışıklığınızı, korkularınızı göstererek aslında çok gerçek bir şey gösterdiniz. Büyük laflar, büyük hayaller, büyük başarılar yerine gerçek sohbetlere hasret kalmışım❤
Her bir bireyin farklı kültürlerden edindiği, bütünüyle kendine değen ve yaşadığı deneyimle birlikte etkileşimde bulunduğu alandan kendine yansıyanı ve derinliğini nasıl ifade ettiğiyle ilgileniyor insanlar. Ben böyle yapıyorum.:) Bu ince çizgi zaten merak uyandırıyor. O nedenle entelektüel ve felsefik olarak olay örgülerini Bu kadar iyi anlatan Dilara'yı tam odaklanarak dinlemek, varlığın kendi içindeki dünyasında bir yere temas edip üzerine düşünmesine alan açtığın için kıymetlisin. İyi ki varsın Dilara✨️ Konuğun Aytuğ Akdoğan biraz buradan girizgah yapma eyleminde bulunmuş. Sohbet çok güzeldi teşekkürler.
Aytuğ beyi ilk defa tanıdım ve şunu hissettim, ikimizde 16 li yaşlarda hayatın anlamını kavaramak için çok uğraşmışız. Ve sonrasında yine benzer sonuçlara idrak etmişiz gibi.
Tek fark ben biraz daha az sosyal oluyorum.
Kendisini merak ettim ve mutlaka biraz bakınacağım.
Aytuğ için geldim .😊İlk defa Ayruğ’u net konuşamadığı bir söyleyiş . Tarih konusunda hem fikirim . Hikaye tarzında olunca okurum ama şurda şu bu olmuş yazılınca okuyamıyorum . Aytuğ dön artık sahnelere beee özledik
Harikaydı 👏🏻🙏🏻
Bir noktada çocuk yapma isteğinizin temel amacı tabiki bana göre, ileride yalnız kalma korkusu ve birikecek
sevgiyi verebileceğiniz kimseyi bulamamaktan kaynaklı olma isteği olabilir. Benim düşüncem.
Güzel bir sohbet olmuş👌👏🌷
Bence aşırı tatlı bir seri çıkar buradan. Görünür olmanıza karşın takınılacak olası persona bile, gizli saklı utana sıkıla çekingen sularda yüzülmüş flörtöz bir sohbetin sahiciliğini maskeleyemezdi. Bayıldım size ! Birey olarak da ayrıca güzelsiniz zaten... Felsefe edebiyat işin bahanesi bea, sizin ikinizi dünya turu yapıp bunu bize çeşitli yerlerden anlatırken hayal ettim kendimi bir an. İzleyicisiz anlatıcının önemine dair bir şeyler anlatmak ister misiniz sonraki bölümlerde, teşekkürler.
Edebiyat ince düşünme, Felsefe Derin düşünme sanatıdır, aslında bütün ilerleme ve medeniyetin temelini bu iki Bilim dalı oluşturmuştur, Kelimelerin büyüsü öyle güçlü ve sizlere oyle pencereler acarki, ışte burdan güneş doğar, O pencereden beyninize ışıklar dolup taşar .
Bilim dalı? İroni yaptınız sanırım…
Kesinlikle çok doğru bir tespit olmuş ancak detaya takılmak gerekirse felsefe de edebiyat da bilim olarak tanımlanmıyor.
@@seymanurilhan5057
İroni ise sözüm yok.
Nihan Kaya'nınki "Fildişi Kuyu" idi sanki. 👏
Bu sözü söyleyen kim? Gerçekten çok güzelmiş.
Edebiyatta genelde kıssadan hisseler çıkarırsın Felsefede ise hisseden kıssalar çıkartırsın gibi bilmiyorum burada bir kelime oyunu yapmış olabilirim ama bu ikilinin samimi uyumu gibi edebiyatla felsefe iç içe olunca daha öğretici oluyor bence yıllar sonra bu ikiliyi tekrar başka tatlı bir muhabbette görmek isteriz umarım o zamana kadar Aytuğ bir iki tık daha neşeli olur ve Dilozof da yazarlığın da hakkını vermiş our 💯🤯🥳👏👏
53:51 ❤ uzun süredir sizi takip ediyorum takdir ediyorum. Ben hem avukat hem edebiyat beyazlıyım hem de tasavvufa çok tatlı bir insan olarak sizin felsefi düşüncelerinizin taşova kesici bir zamanın geleceğine de inanıyorum. Saygılar sunarım. 53:51
Bu keyifli sohbet için ikinize de teşekkür ediyorum. Edebiyat ile felsefe konuşmalarının tadı bir ayrı oluyor.
Sevgili Dilara size çok çok teşekkür ediyorum… muhteşemdiniz ya iyiki varsınız ve lütfen her pazarımızı güzelleştirmeye devam edin…🙏
Çok güzel bir sohbet olmuş ağzınıza sağlık 😊
Fikirlerine saygı duyduğum iki güzel insan, teşekkür ediyorum,
çok fazla kişisel olması enterasan şekilde tatlı olmuş ❤
Çok keyifli ve sürükleyici bir sohbet olmuş emeklerinize sağlık 🙏 Anne olmayi bir deneyim meselesi olarak hiç görmedim hatta bana korkutucu bile geliyor bu bakış. Ama tabi bir çocuğun hayatına dokunmak için illa anne olmamıza da gerek yok kadınlar olarak. Sevgiler
Güzel insanlarsınız mutlu hissettirdiniz.teşekkür ederim
Sen bahsedecegin filozofların yaşamından da bahsedersin ki bu çok önemli bir bölüm olur, filozofun düşünme tarzını, duygularını daha iyi anlayabilmemize yardımcı olur, senin de kendin için bunu yapmanı diliyoruz, merak ediyoruz seni, duygularını, hislerini, daha kişisel bir dilarayı. kendini çok iyi ifade ediyorsun bu yetenegine hayranım, hayranım, hayranım. Keşke senin kadar sakin olup o keskin duygu ve düşünceleri yumuşatıp tane tane, karşıdakinin anlayacagı gibi kendimi, olayları anlatabilme yetenegim olsa. Sayende felsefeyle tanıştım, ilçag felsefesine başladım aristodayım. şimdiden hayatım zenginleşti, ufkum açıldı, bize bu iyiligi yaptıgın için çok tesekkürler, cesur yeni dünyanın cesur kadını olarak seni böyle içsel bir güçle görmek çok gururlandırıyor beni bir kadın olarak, bu çok ilham verici. Konugun da sağolsun bizim merak ettiklerimizi sormuş iyi ki sormuş, günün birinde daha kişisel bir Dilara görmek dileğiyle, sevgiler.
UA-cam aleminde en sevdiğim iki kişi.. hemen izliym
Dilara yorumunu katmadan sadece bilgi verdiğin felsefe videolarını seviyorum. Kesinlikle faydalı içerikler. Kişiler bir kütüphane gibi istediği zaman istediği içeriğe erişir ve izler. Ancak en nihayetinde senin yolculuğunu, bakış açını, vardığın noktayı ve ne düşündüğünü merak ediyorum. O yüzden bu videoya bayıldım!
Müthiş sohbet teşekkürler ❤
Bir felsefi düşünür kendini iyi ifade edip kitlelere en ideal şekilde ulaşabilmesi ve aktarabilmesi için Edebiyata ihtiyacı var.
Bir Edebiyat üzerine düşünür ise doğru düşünme metodolojisi için Felsefeye ihtiyacı var
Sentez yapabilenler,
Din-Felsefe-Mistisizm-Bilim'i sentez yapıp
Edebiyat-Resim ve müzik ekollerini kullanarak aktarım yapanları bugün anlamaya çalışıyoruz.
Felsefe ve Edebiyat bilmeden!
Anlayanları izliyoruz, hiç bir çaba sarf etmeden.
İkinize de teşekkürler 🌹 🌹
Çok keyif aldım, Aytuğ’u ilkkez burada izledim. Benim için Edebiyat ve Felsefe ayrı ayrı zevkli alanlar. Felsefe dinlemeyi, Edebiyat okumayı sevdiğim için Dilara’yı tanımam ve Aytuğ’u tanımamam da gayet normal tabi:) Ben Felsefe dinlemeye Edebiyat okumaya devam edeceğim :) Teşekkürler bu güzel yayın için.
Samimi,içten sohbetinizle evimize konuk oldunuz çok teşekkür ederiz🙏🧿❤️
Teşekkürederim. Aydınlatıcı, bilgi verici ve farkındalık yaratıcı.
Of ama ya ben neden size karşı büyük bir hayranlık ve saygı duyuyorum şimdi çok daha iyi anladım..
Kendimi bulma , kendim olma yolculuğumda en sevdiğim yol göstericilerdensin Dilara abla!
İyi ki varsın. Bölüm tam ağızda dağılmalık olmuş. Teşekkür ederim! Minnettarım ağzından çıkan her söze!
🖤🖤🖤
Keyifli bir sohbetti, teşekkürler :)
Çox oxuyan yoxsa çox gəzən bilər deyə bir deyim var,hansı ki çox oxumağı teoremləri oxumaq bilgilənmək kimi adlandırmaq olar (fəlsəfi teoremlər) digər tərəfdən isə gəzmək yəni həyatı real situatsiyalarla yaşayaraq görərək və anlamaq adlandırmaq olar(ədəbiyyat)
Iyiki yapmissin bu icerigi. Uzun zamandir serdar ortac dinlemiyordum.
Dilara Hanım, anneliğe "deneyim" olarak bakıyor olmanıza o kadar katılıyorum ki..hatta Aytuğ Bey'in alelade gündelik bir soru gibi sorduğu "çoluk çocuğa karışma" ifadesi de aslında tam da toplumun ebeveynlige olan siradan ve yüzeysel bakışını temsil eden, o bakışın sesi olan bir soru biçimiydi. Aytuğ Bey'in kendi bakışına içkin bir soru olarak yorumlamadim açıkçası. Cocuk sahibi olmayi çoğalmak olarak gören yaklaşımın yansimasi bu. Ve Dilara Hanım'ın verdiği cevap da çok anlamlı oldu bence. Annelik, aslında tam da bir deneyim, öğrenme ve kendini, daha doğrusu insanin var oluşunu keşfetme süreci. Düşünsenize, kendi çocukluğunuzu çocuk bilinciniz ile yorumlama şansınız yok ama bir çocuğun buyumesini izlerken bunu deneyimleme imkanı oluşuyor. Ebeveynlik, kendi çocukluğumuza yaptigimiz yolculuklardir. Nihan Kaya'yi çokça okumuş ve dinlemiş bir anne olarak, annelige toplumun atfettiği o "kutsallık" gölgesinin bu kavramın özündeki birçok derinliği kapattığını düşünüyorum. Üreme ihtiyacımız, sadece çoğalmak ve nesillerin devamini saglamaktan kaynaklanmıyor, ayni zamanda insanligin var olusundan beri bilginin ve deneyimin aktarılmasını sağlıyor. Her anne ya da baba, yaşamsal deneyimlerini farkında olmadan çocuğuna aktarır. Bazen güzelliklerini bazen de zayifliklarini...Çünkü insan en çok kendi çocuğu karşısında benliğinin tüm yönlerini açığa vuruyor. Bunu fark etmem ve kendime itiraf etmem çok zamanımı aldı. Elbette içgüdüsel tarafları ağır basan bir deneyim ve kacamayacaginiz bir sorumluluk annelik ama inanılmaz bir felsefi yolculuk da ayni zamanda. Ana sohbetin dışında bir nokta biliyorum ama bence bir felsefecinin annelige bakışıni anlamamiz acisindan önemli bir detay oldu.
Müthış bir sohbet. Aydin insanlar.. Var Olun Tesekkurler.
Keyif aldım cümlesini tam olarak hissederek keyif aldım keyif aldım👏👏👏
Uzun zamandır düşündüğüm bir programdı. Bu derin sohbetlerinizi bizlerle paylaştığınız için teşekkürler. Vizyon genişletiyor... ❤
Çok keyif aldığım bir sohbet oldu. Sanki evimde arkadaşlarımla sohbet ediyormuşum gibi hissettim. Teşekkürler.
Bir edebiyatçı ve bir felsefeciden doğacak çocuğu ve onların beraber nasıl bir hayatı paylaşacağı gibi bir soru geldi aklıma, nedenini açıklaması zor sadece bir his. Bundan sonra her ne yaparsanız yapın bana da haber verin ufak bir hediye yollamak isterim ikinize. Felsefe ve Edebiyat tamam ama beden dili diye bir şey de var arkadaşlar. Çok özel bir program olmuş gerçekten. :)
Bunlar 3 gün bile beraber geciremezler. İpsiz sapsız Teomanla Alman murebbiyelerin elinde buyumuscesine disiplinli Dilara :D
İzlemeye başladım hemen yorum yapıyorum çok tatlısınız harika bi kombinasyon gerçekten 💖
Kendimden söylüyorum. edebiyatı, okuma dan anlamasan felsefeyi anlamak çok zor. Felsefeyi öğrenmeye başlayınca, edebiyat daha da zevkli hale gelip daha verimli hal alıyor. Yani aslında ikisi birbirini tamamlıyor
Edebî eserleri anlamak için yazıldığı dönemleri de çok iyi bilmek lazım. Sac ayağı gibi,
Tarih
Felsefe
Edebiyat, bu üçü birbirinin tamamlayıcısı gibi..
bilgi aktarım amacı taşımadan edilmiş bir sohbet. çok tatlısınız
Çok keyifli ve samimi bir söyleşiydi teşekkür ederim.☺☺☺☺
İki yaşıt insanın tatlı sohbeti , tadını çıkarın 👏🎈
Çok hoş bir sohbetti. İkinizi bir arada görmek güzeldi.
Dilara Hanım evet biliyorum belki bir nebze içerik anlayışınıza ters ama Türkiye'de bunun gibi bir yapım çok çıkmadığı için "Kuvvetli bir alkış" dizisini izleyip bir felsefeci olarak yorumlarınızı merak ediyorum. Çünkü bu dizinin bir olay anlatmaktan çok felsefi bir tarafa değindiğini düşünüyorum. Böyle bir içerik gelirse sizin düşüncelerinizi de bağlamlarla birlikte duymuş, izlemiş oluruz.
İzlerken inanılmaz keyif aldım. Pelin'nin kendini ifade etme tarzı çok hoşuma gitti. Aytuğ ile beraber konuşulan konuların alt kırılımlarından çıkan diğer konular... Teşekkürler 🙏🏻
**dağınık ,karışık bir zihin ile
**planlı, disiplinli bir zihin,🤨
**farklı olmanın önemine inanan, birbirini takdir eden aynı zamanda kırmamak için sınırlarına dikkat ederek sohbet eden iki değerli kişilik
Deyip, mahalledeki teyzeye bağlıyorum, "bence evlenmelisiniz, hem de bu sene"☺
Keyifli sohbet için teşekkürler 👍
Uzun zamandır bu tarz bir rahatlık ve samimiyetle video bekliyordum açıkcası.... Tebrik ederim, seviliyorsunuz... 🖤
Çok güzel bir bölümdü. Aytuğ ile Dilara serisi olsun lütfen.🌱
Sanki ben de arkadaşınızmışım da sizi dinliyormuş gibi izledim. Güzeldi 😊
dilara sen olmasan konu ve konuk tıs ..süpersin..
Seni dinlemek huzur veriyor huzur siyah kırmızı yakışıyor 🙏🧿⚘❤🌷🧿🙏🦅
Apollon’un defne yaprağı ve Athena’nın mızrağı birleşmiş❤ bize de damıtılan ilhamdan bir parmak çalmak kalır. Emeklere sağlık☀️
Apollon ve Defne Yaprağı mı? Apollon, Daphne’ye tecavüz etmeye kalkıştığı için toprak Tanrıçası Demeter’e sığınır. Demeter duayı kabul eder ve onu ağaca dönüştürür.
Ben yanlış mı hatırlıyorum?
Harika bir yayın 👏 Samimi ve dolu dolu bir arkadaş sohbeti izledik…
geçenlerde bir sohbet ortamında birisi şöyle dedi: "Ben felsefeyi hiç sevmem felsefe yapanları da hiç sevmem. sen de felsefe yapıyorsun." bi tarafım beni sevmediğini ne güzel ifade etti dedi :D Diğer tarafım felsefe yapan biri olmanın gururunu yaşadı. ÖNCEDEN OLSA O KİŞİNİN BENİ SEVMEDİĞİNE TAKILIRDIM. AMA BANA FELSEFE YAPAN BİRİ OLMANIN GURURUNU YAŞATAN 2. SESİN ÇIKMASININ SEBEBİ "FELSEFE" OLDU. Ve benim bu gururu yaşamamın en temel sebeplerinden biri dilara'dır. 1 yıldır takip ediyorum dilarayı. bazı videolarda gerçekten hiçbir şey anlamadığımı düşündüm. bazı videolarda çok yetersiz hissettim. Fakat günün sonunda şuan geldiğim noktada felsefenin şöyle bir etkisi olduğunu düşünüyorum. elmayı yersin, elmada bulunan vitaminler anında fayda sağlamaz. önce sindirilir sonra faydalı olur. FELSEFE BESLENMEK GİBİ :)
Evet felsefeci olmak varliga hem deneysel hem de mucizevi yaklasmak sanırım. Bundan daha samimi ne olabilir ! Tesekkurler Dilara, kendinden çıkıp dolanıp kendine gelişin örnek alınası bir hayat dersiydi. Zen ustasi gibi uyanıştan önce yaptigin felsefe calismalarına uyanıştan sonra da devam ediyorsun. Iste ustanin da dedigi gibi sen busun. Ve biz seni cok seviyoruz. Bir gun anne olduğunda bile anne olacaksın buna eminim. Tesekkurler ❤😊
ne güzel ve sıcakça bir konular silsilesi oldu. sevgiyle sağlıcakla kal Dilara
Aytuğ bey flutv den takip ediyordum. Bu sohbet şahane
Çok güzel bir şey yakaladınız. Geçenerde bunun üzerine düşünüyordum. 18:00 İncil'de olduğu gibi Kuran'dada vardır. Allah ol der ve olur. Tanrı'nın sözü yaratımı tetikler ve yaratılan her şey Tanrı'nın sözüdür. Yine bilme baktığımızda her şeyin titreştiğini bir sesi olduğunu bir frekansı olduğunu görürüz. Hatta bazı bilim adamları evrenin yaratılış sırının frekans ses teorisi ile çözülebileceğini söylüyor. Yine İsra süresi şöyle der "Kainatta hiçbir şey yoktur ki hamd ile Allah'ı tesbih etmesin, Onu anmasın, Ona dua etmesin. Fakat siz onların bu tesbihlerini, zikirlerini, dualarını fark etmiyorsunuz." .....
Dilara format harika, bence kendinize dair konuşmanız harika ve samimi olmuş! Keşke daha çok sizi görsek :) yani, kim olduğunuzu.
Super bir yayin olmus, Tesekkurler !!!
Daha iyi bir ikili kombinasyon olamaz!❤
Bence hayatlara dokunan bir sohbet...çok teşekkürler ❤
Öyle oldu, tadı damakta kaldı derler ya, öyle bir sohbet. Devamını bekleriz.
Yaşam da hiç bir şey birebir aynı olamaz. Hepsi bir manayı tamamlayan detaylar olarak algılanabilir. Fakat felsefe her bir türün detaylandırmak için düş-ün düşünceye dönüşürken içinde bulunan tümevarımdan ayrışan kısmını algılamaktır.
Bunu, bu içeriği sürekli hale getirip hem bireysel paylaşımın hem de iki farklı alanda(edebiyat ve felsefe) sohbetlerin devamını izlemeyi çok isteriz.🙏🏻👏🏻
Şahane bir ikili... Çalışırken hem fikir aldim hem keyiflendim. Konsept şahane. Ikisini de ayrı ayrı takip ederdim. Robert de Niro ve Al pacinoyu ayni filmde görmek gibi 🎉🎉🎉🎉🎉
when he said "çoluk çocuğa karışmayı düşünüyor musun?" ı really felt that.
What did u feel exactly?
Sayın Akdoğan'ın anonim hikayesindeki İhtiyar Taşçı'nın, başladığı yere döndüğü vakit, orasının kıymetini anlayabilmesi için onca eşsiz deneyimi yaşaması gerekiyordu; tıpkı, bilgenin Ferrari'sini satabilmek için önce onu alabilmesi gerektiği gibi. Keyifli sohbet için teşekkürler.❤
Yarısını izleyebildim şuanlık hiç sıkmadı harika bir birliktelik olmuş teşekkürler
Bayıldım bu ikiliye💞💞
keyifliydi! teşekkürler!
Cok samimi olan iki insan izledim...tsk
Şahane bi bölüm olmuş
Bir roman kahramanı olsanız Pelin Hanım, yazar sizin üzerinizden leitmotif tekniğini kullanırdı. 'Günün sonunda' ifadesi bende sizinle özdeşleşen bir ifade oldu :) sunumlarınız harika, devamını diliyorum.
Hayatın muğlaklığı ve çelişkili oluşu ve benim bunu kucaklıyo oluşum benim rahatlatdı. Aytuğun dediyi bu noktada hayat başlıyor sanırım. Benim için de hayatın anlamı tam olarak bu. Özetle belirsizliye sarılış da diye bileriz
çok severek izlediğim iki kişi hiç bir arada olacaklarını ya da arkadaş olduklarını düşünmemiştim inanılmaz bi uyum olmuş :))
Video flu tvde Arınma gecesi serisi ile devam etmeli süpersiniz ❤
Yaaa evet değil mi! Arınma gecesinde Dilara da olsa ne süper olurdu :)
İki güzel insan👏👏👏
Herkes iyi yaşamı, iyi yaşamayı ister ve insan oldukları için de hak ettiklerini düşünürüm.
Herkes kendi hayatına anlam katmak ister, çünkü onun için hayat kendi hayatıdır, üzgün olunca hayatı üzgün, mutlu olduğu için hayatı mutlu görebilir. Aynı nesneden ondan dolayı herkes farklı algılamalar yapıyor, müşterek yerde buluşabilen bireyler olsa da farklılığın olacağı mutlaktır. İnsanın kendi hayatı ve kendi deneyimi olarak akışında devam eder akar, gider nabız atana kadar.
Sizin beni duymadığınız üç kişilik bir sohbet oldu bu video benim için. Davetiniz ve nezaketiniz teşekkür ederim.
Bu harika iki insanın bir araya gelmesini çok istiyordum ve sonunda olmuş muazzam bir video olmuş
müthiş bir video olmuş, izlerken uzun zamandır hissedemediğim "evdeyim" duygusunu hissettim. devamının gelmesini çok isterim...