Müthiş bir seri. Kitap bekliyorken bir anda tişört gösteriyor, kalkıp kapıya bakıyor. Daha kitap almaz diyorsun 80 kitaplık kutu açma çekiyor. O kadar doğal o kadar eğlenceli ki 😻
Eskiden elimdeki kitapları okumadan yeni kitap alınca vicdan azabı hissederdim. Artık yeni video gelince Melikşah aldıysa ben de alabilirim bence diyerek bu azaptan kurtuldum. Sağ olunuz efenim💜🏝
#Bu Filmin Kötü Adamı Benim# 8/10 Murat Gülsoy'un ilk romanı isminin hakkını verecek cinsten. Kitaplarında psikolojik çözümlemelere doyamayan yazar, kötü sayılabilecek davranışları, karakterle okuyucuyu özdeşleşmesini sağlayarak, normalleştirme yoluna gidiyor. Aslında bir çoğumuzun içinden gelen hisler ile yaptığımız ufak yanlışların dışarıdan ne denli büyük sorunlar olduğunu görmemizi sağlıyor. Önder karakteri, karanlık gibi gözükse de umutları olan bir karakter. Geçmişe saplantılı gibi gösterilmesine rağmen aslında yaptığı yanlışların bahanesini geçmişe atacak kadar vurdumduymaz bir yapıya sahip. Onun dışında da senden, benden bir karakter. İstekleri, arzuları ve davranışları mükemmel değil. Olmadığının farkında olup hep bir şeyleri değiştirme içerisinde. Karşısındakini değiştirmeden önce kendisine bakması gerektiğini idrak edemiyor. Kitap sürpriz olaylara da gebe ayrıca. Bu yapısıyla klasik bir Murat Gülsoy kitabı olarak göze çarpıyor. Eğer Gülsoy kitaplarına başlamak istiyorsanız iyi tercihlerden biri olabilir bu kitap. Akıcı da sayılır. #Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet# 8/10 Gülsoy'un hikayelerdeki yaratıcı yazarlık denemelerinin bir pıhtısı gibi atmış bu kitap. Uzunca bir hikayeden apartılarak roman haline gelen kitap, bir üniversite hocasının sıkıldığı hayatına renk getirmesi için Janus isimli firmaya "zihin naklettirme" işlemi için başvurmasıyla başlıyor. Sonrasında ise ters köşe durumlarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Konu oldukça bilimkurgu gelse de teknik terimlerden sıkça kaçınmış yazar, olayın mental boyutuna göz atılmış. Böylece inanmak zorunda hissettirmiyor. Siz duygusal bir yakınlık kurarken, alt katmanda da zihnin başka bir bedende yaşama olasılığını size açık biçimde yutturuyor. Okuması çok keyifli, farklı bir konu içinde derdini anlatabildiğini düşünüyorum. Kitaba başlarken konusunu hiç okumamıştım, bu yüzden biraz şaşırdım. Etkisini daha da artırmış oldu. Yoksa konuyu önceden bilsem okumaya çekinebilirdim. #Sevgilinin Geciken Ölümü# 8/10 Sevgilisinin geçirdiği kazadan dolayı hayatı baştan aşağı değişen Cem adlı gazetecinin ("Bu kitabı çalın" kitabındaki bir öyküdeki karakter aynı zamanda), sevgilisini aslında kazadan çok önce düşüncelerinde öldürdüğünü mistik dokunuşlarla, geçmiş sorgulamalarıyla birlikte güzelce harmanlayarak bize sunuyor Gülsoy. Karakter sizi arkasına alıyor aynaya bakıyor ve bir anda aradan çekiliyor, siz kendinizi sorgularken yok oluyor. Kitabın kurgusunu çok sevdim. Finale doğru heyecanım arttı. Neşet'in hikayesine ayrı bir kitap yazılır, öyle güzeldi. Özellikle son kısımları bir filme rahatlıkla aktarılabilecek şekilde yazılmış, kişilerin hayal gücünü basitçe çalıştırabilecek şekilde düşünülmüş. Keyif vericiydi. #Öyle Güzel Bir Yer ki# 7/10 Geçmişin ve anın birbirine girdiği, flashbackler ile dolu 5 farklı mekan (Dükkanda, Parkta, Hastanede, Yıkımda, Motelde) tasvirinde Kerem'in mutsuz hayatını sorguladığımız bir kitap "Öyle Güzel Bir Yer ki". Kitabın isminin bir şarkıdan alındığını söylemek sürprizbozan olmaz sanırım. Hiç beklemiyordum, çok meşhur bir şarkı kulaklarınızda çınlarken kitabı okumak keyifli. #Alemlerin Sürekliliği# 7/10 Brecht'in tiyatroda objektifliği sağlaması için dolandırmadan sahnede yaptıklarını, Gülsoy, edebiyatta yazılarla yapıyor. Size bir hikaye anlatırken, aslında yazım sürecini de dahil ediyor. Hikayenin kurmaca olduğunu, gerçeklikten çıktığını ve kağıt üzerinde kaldığını anlatırken, bir kademe üstte de kendinden bir parça katıyor, ne yukarı çıkıyor ne aşağı inebiliyorsunuz. Bu tat değişik geliyor tabii ki. 8 tane hikaye var. Hepsi yazım süreçlerini ele alıyor. Gülsoy'un daha güzel kitapları mevcut bana göre ama fena bulmadım, yine 2 günde bitirtti kendisini kitap. #Binbir Gece Mektupları# 7/10 Murat Gülsoy'un ilk öykü kitabı olması nedeniyle, içeriğine rağmen şu anki kitaplarının seviyesinde olmadığını söyleyebilirim, ancak farklı konular yine mevcut. Akıcı dil ve kurgu işbaşında yer almış o dönemlerde de. Gülsoy'un gelişimini merak edenler için, hatta başlangıç yapmak isteyenler için ideal bir kitap. 10 adet öykü bulunuyor. En iyisi bana göre "Şato" idi. Tele-Dedektif ve Madam Anna'nın Yeniden Ortaya Çıkışı öyküleri de başarılı sayılır. Diğer hikayeler ise ortalama seyirde. #Oysa Herkes Kendisi ile Meşgul# 8/10 Murat Gülsoy'un yazma üzerine kafa yorduğu yılların en başına gidiyoruz bu kitap ile. Yazalım, ancak nasıl yazalım sorusunun baş gösterdiği, katmanlı yazım tekniklerine adım attığı yıllar. Bir öykü anlatırken, o öykünün üzerine başka bir kat eklenip yazının içerisinde başka bir boyut oluşuyormuş hissi yaratan hikayeleri seviyorum. Borges okurken edindiğim duyguları Gülsoy okurken de hissediyorum. Bunu en çok hissedeceğiniz öykü Gecenin ve Yazının Bilgeliğine dair öyküsü olacak. İlk kitabı olmasına rağmen okumaya değer olduğunu düşünüyorum. Murat Gülsoy ne yazsa okunur zaten. #Bu Kitabı Çalın# 9/10 Yazmak üzerine kafa yormak ile ilgili bir öykü kitabı bu. Çıkış noktası herhangi bir madde olabilir, herhangi bir düşünce olabilir. Hiç fark etmez. Tüm öykülerde bir deneme göze çarpıyor. Bu olsaydı ne olurdu gibi bir düşünceden yola çıkılmış. Günlük hayatta bir durum alıyorsunuz, oraya absürde yakın bir kanca takıyorsunuz, çekiştiriyorsunuz istediğiniz yere. Tüm hikayelerde bunu gördüm ben. Zaten ilk hikayede, gerçek olayları yazmanın mı yoksa hayalgücünü kullanmanın mı daha etkileyici olduğu konusunda bir kaç düşünce zerk ediyor Gülsoy sizlere. Öykülerden gitmek güzel olacaktır. Konuları gördükçe dikkatinize çekecektir mutlaka. Beklentilerinizi yükseltmekten korkmayın. Bu kitabı çalın! #Nisyan# 6/10 Nisyan; Unutma, Unutuş anlamına geliyor. Bir yazarın son günlerini anlatıyor, ama öyle bilindik cümleler ya da kurgu ile değil tabi ki. Murat Gülsoy farkı ile kelimelerin arasında depresif, hayata tutunmaya çalışan fakat hiçbir şey gerçekleştiremeyen geçmişe saplantılı bir yazarı okuyucu yorumuna bırakarak anlatıyor. Benim yorumum, torunu ile geçmişe dönmeye çalışan felçli bir yazarın son aylarını anlatmasıydı. Baba-oğul ilişkilerinin temelinde, karanlık atmosferi çok sağlam anlatmış. Eğer hayal gücünüz geniş ise kitabı okurken ürkebilirsiniz. Zira zaten elinden bir şey gelmeyen bir adamın sığındığı tek liman hayal gücü oluyor. #İstanbul'da Bir Merhamet Haftası# 8/10 Bir proje vardır, 7 kişiye Ernst'ün Merhamet albümünden tablolar gönderilir ve yorumlanması istenir. Bu 7 kişi birbirinden tamamen bağımsız kişilerdir. Bir narsist, kendini geliştirememiş boş bir memur, bir şair, kafası karışık bir arkadaş, akademisyen bir burjuva, karamsar bir kuzen ve torun sahibi bir adam. Bu 7 kişinin ayrı dünyalarından ayrı yorumlar gelir. Birbirini tanımayan bu grup tablolar ile birlikte kendi benliklerine bir yolculuğa çıkacaktır. Tarz olarak çokça Oğuz Atay, biraz Camus, biraz Sartre, üslup olarak bi miktar Borges katarak kaleme alınan bu kitaptan da bu yazarı tanıdığıma da çok memnunum. Şiddetle tavsiyedir.
Melikşahh videolarını izledikçe kitap okuma konusunda hızlanmam gerektiğini hatırlıyorum ve hırslanıyorum. Çok hoşuma gidiyor bu seri. Bana ne kadar çok okunacak kitap olduğunu hatırlatıyorsun. Teşekkürler 🤍🤍
dejavu gibi😅 sürekli kapı çalıyo paket geliyo😂 tam bitti diyosun bi bakmışsın hoop melikşah tekrar yok ve kargo gelmiş paket açılıyo şaka gibi😂 harika bir video olmuş🧿 keyifli okumalar🌸
Kitap tanıtım videolarına bayıldım. Art arda izlediğim kaçıncı video bilmiyorum. Bu akşam Kitap Yurdu’na Kitap Yurdu için küçük benim için büyük bir para girişi olacak.
Sevgili Melikşah, Kiev'deki Adam ile Tamirci aynı kitap 😊 Dün ve Büyük Defter, Kanıt Üçüncü Yalan kitapları çok çok iyi. Hele Üçleme beni nasıl sarstı anlatamam. Çok beğeneceğini düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim. Sevgiler💞💗🍀
Sevgili Melikşah, Murat Gülsoy’un Sevgilinin Geciken Ölümü kitabındaki kahramanı aynı zamanda Bu kitabı çalın’ daki öykülerden birinde yer alıyor.. Ben de alışveriş videomda bahsetmiştim bundan; çok hoşuma gitmişti böyle ilişkilenmeleri 💕 Önümüzdeki dönem okumaların için kolaylıklar diliyorum 😅
Meliksah ben evinizi öyle fena merak ediyorum ki 54 yaşinda bir kadinim ve sizi takip ede ede tekrar kitaplara sardim😊.ev turu yapsaniz nolur ki güzel olur bence
İzlerken tilki 8 i gösterdiğinde inanılmaz bir dejavu yaşadım sanki almıştın ya da okumuştun 😃 biri ballandıra ballandıra anlattı ve ben ondan kendi alacaklar listeme koydum belki de
Tilki 8 kitabini daha önce almisti diye hatirliyorum hediye de almisti arkadaslarina.. Bu videoda da kargo açılınminda hoop karsimda. Acaba biz de tekrar tekrar aliyor muyuz tavsiyeleri :))) excell tutayim bari
Şöyle rahatça kitap almayı çok özledim. Mekik kolileri açtıkça kendime almış gibi mutlu oluyorum. Eskiden toplu toplu sipariş verebilirken şimdi artan fiyatlardan dolayı indirim kovalayıp bir iki kitap alabiliyorum😢
Dün'ü 2 yıl önce okumuştum. Beni çok etkilemişti. Ara ara hala aklıma geliyor. Film uyarlaması da var, Brucio nel vento (2002) Yana yakıla arayıp bulamamıştım. Ayrıca kim ne hakla sana dur diyecek 😂 Kimse sana dur demesin. Vicdanımı bu videolarla rahatlatıp her hafta kitap alıyorum çünkü . Teşekkürler😍
Kiev’deki Adam ve Tamirci aslında aynı kitap eskiden o işimle basmışlar ben de sonradan öğrenmiştim ❤️🧿 Hepsi çok güzeller siz de öyle çok sevgiler ❤️🧿
Dorian Gray'in Portresi kitabında Dorian'ın okuduğu kitaptı Tersine.Merak etmiş bir türlü alma fırsatı bulamamıştım, aklıma yazdım en yakın zamanda alacağım🌸
Ben kucaklaşmanın kitabı’yla başlamıştım kendisine, iyi hissettiren bir tanışmaydı, kısa kısa anların peşinden hikayeleri duymaya çalışmıştım. Ne Okurum podcast’inin Nilay Örnek’in konuk olduğu bölümü Eduardo Galeono ile ilgili. Onu da öneririm 🌸
Murat Gülsoy fanı olarak okuduğum kitaplar hakkında yaptığım yorumları iliştireyim. Denemek isteyenlere belki yardımcı olur. Bilgi bilgidir ya sonuçta. :) Bir de utanmaz gibi verdiğim puanları da koyuyorum. Hadi bakalım ne olacaksa olsun. #Tanrı Beni Görüyor mu?# 5/10 Murat Gülsoy'un kurmaca dili üzerine inşa edilmiş 19 hikaye içeriyor kitap. Her birinde farklı tarzlar denenen, birkaç hikayenin iç içe geçtiği öyküler var. Öykü karakterinin gerçek hayatta var olması, okuyucunun öykü karakteri olduğu gibi çapraz ilişkilerde yer alan öyküleri seviyor yazar. Bir öyküde geçen hikaye başka hikayedeki karakterin okuduğu kitabın içerisinde yer alabiliyor mesela. Çok katmanlı yapılar her zaman ilgimi çekmiştir, Bize Kuşdili Öğretildi hikayesine kadar olan kurmacalar hoşuma gitti, ancak sonrasındaki kısımlar ise zorlama geldi. Bazen hikayelerin ortaya çıkması için zorlamanın şart olduğuna inandırdığı için de verdiği mesaj anlamında beni tatmin etti. "Karanlıkta" hikayesi en fazla beğendiğim öykü oldu. #Belirsiz Bir Anın Kıyısında# 7/10 Okurken bastığınız yere dikkat ederek gittiğiniz 7 öyküyü içeren bir kitap. Bu haliyle tekinsiz öyküler diyebileceğimiz sıfata ulaşıyor. Gerçek mi rüya mı olduğu belli olmayan, minik sürprizler finalde şaşırtmayı amaçlayan öykülerle bezenmiş. Benzerlerini "Bu Kitabı Çalın"da gördüğümüz kurmaca, bu kitapta da mevcut. Gerçeklikle gerçeküstü çizgisinin tam ortasında gezinebildiğimiz öyküleri görüyoruz. Önceki denemeleri daha başarılıydı bana göre sayın Gülsoy'un. Öykü finalleri biraz daha vurucu olabilirdi. Bir kaç roman denemesinden sonra yine bir öykü kitabının gelmesi ise beni sevindirdi. Özlemişim. #Ve Ateş Bizi Tüketiyor# 8/10 David Lynch filmi izler gibi bir kitap okudum. İlginç bir girişle başlayıp gittikçe sıkan, sıktıkça ilginçleşen ve güzelleşen, güzelleştikçe karanlığa sizi çeken ve finalinde dehlizi iliklerinizde yaşayacağınız bir hikaye olmuş "Ve Ateş Bizi Tüketiyor" Sonundaki güzel sürprizleri bozmayacağım fakat konusunu bir insanın geçmişle yüzleşmesi ve özlemi olarak özetleyebilirim. Gülsoy'un bir tekniğini programın birinde izlemiştim. Önce 5 cümle yazıp sonra her cümleden sonra birer cümle daha yazıyor. 10 cümlede, her 2 cümleden sonra birer cümle daha yazıyor. Bu böyle giderek 25 cümle olduğunda paragrafı tamamlıyor. Muhtemelen betimlerin etkileyiciliği bu teknikle sağlanıyor fakat sıkıcılık artıyor. Sıkıcılık öveceğim aklıma gelmezdi fakat kitabın en güzel yanı bu. #Baba Oğul ve Kutsal Roman# 7/10 Murat Gülsoy'un belki de tüm kitaplarının "sinema diliyle" sinopsisini oluşturan kitap bu. Her kitaptan bir cümle görüyorsunuz. Sadece kelimeler değil yazarlar da yer alıyor, Oğuz Atay, Kafka, Borges ve Tanpınar. Özellikle Tanpınar hikayesinden yola çıkılarak yazılmış hissini hiç yadsımamış, selamını eksik etmemiş Murat Gülsoy. Kitap Gülsoy'un ezik gözüken fakat rasyonel karakterlerinden birini barındırıyor. Karakterin ismi var mıydı diye düşündüm, hatırlamıyorum, muhtemelen geçmedi ya da ismi önemli değildi. Kadınlar arasında kalmış, hayatın arasında kalmış bir zaman sıkışması ürünü karakterimiz var. Rüya ve gerçeklik içiçe işlenen, farklı kurgularda yer alan bir kitap. Katmanlı olarak nitelendirilen yani.
Aman allah... Her ne okuyorsanız tam şu an bırakın. Agota Kristof'u okuyun. Allah korusun ölürsünüz, okuyamazsınız sonra. Mutlaka okuyun. Hemen şu saniye başlayın. Her şeyi herkesi boşverin.
Müthiş bir seri. Kitap bekliyorken bir anda tişört gösteriyor, kalkıp kapıya bakıyor. Daha kitap almaz diyorsun 80 kitaplık kutu açma çekiyor. O kadar doğal o kadar eğlenceli ki 😻
Eskiden elimdeki kitapları okumadan yeni kitap alınca vicdan azabı hissederdim. Artık yeni video gelince Melikşah aldıysa ben de alabilirim bence diyerek bu azaptan kurtuldum. Sağ olunuz efenim💜🏝
#Bu Filmin Kötü Adamı Benim# 8/10
Murat Gülsoy'un ilk romanı isminin hakkını verecek cinsten. Kitaplarında psikolojik çözümlemelere doyamayan yazar, kötü sayılabilecek davranışları, karakterle okuyucuyu özdeşleşmesini sağlayarak, normalleştirme yoluna gidiyor. Aslında bir çoğumuzun içinden gelen hisler ile yaptığımız ufak yanlışların dışarıdan ne denli büyük sorunlar olduğunu görmemizi sağlıyor. Önder karakteri, karanlık gibi gözükse de umutları olan bir karakter. Geçmişe saplantılı gibi gösterilmesine rağmen aslında yaptığı yanlışların bahanesini geçmişe atacak kadar vurdumduymaz bir yapıya sahip. Onun dışında da senden, benden bir karakter. İstekleri, arzuları ve davranışları mükemmel değil. Olmadığının farkında olup hep bir şeyleri değiştirme içerisinde. Karşısındakini değiştirmeden önce kendisine bakması gerektiğini idrak edemiyor.
Kitap sürpriz olaylara da gebe ayrıca. Bu yapısıyla klasik bir Murat Gülsoy kitabı olarak göze çarpıyor. Eğer Gülsoy kitaplarına başlamak istiyorsanız iyi tercihlerden biri olabilir bu kitap. Akıcı da sayılır.
#Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet# 8/10
Gülsoy'un hikayelerdeki yaratıcı yazarlık denemelerinin bir pıhtısı gibi atmış bu kitap. Uzunca bir hikayeden apartılarak roman haline gelen kitap, bir üniversite hocasının sıkıldığı hayatına renk getirmesi için Janus isimli firmaya "zihin naklettirme" işlemi için başvurmasıyla başlıyor. Sonrasında ise ters köşe durumlarla karşı karşıya kalıyorsunuz.
Konu oldukça bilimkurgu gelse de teknik terimlerden sıkça kaçınmış yazar, olayın mental boyutuna göz atılmış. Böylece inanmak zorunda hissettirmiyor. Siz duygusal bir yakınlık kurarken, alt katmanda da zihnin başka bir bedende yaşama olasılığını size açık biçimde yutturuyor.
Okuması çok keyifli, farklı bir konu içinde derdini anlatabildiğini düşünüyorum.
Kitaba başlarken konusunu hiç okumamıştım, bu yüzden biraz şaşırdım. Etkisini daha da artırmış oldu. Yoksa konuyu önceden bilsem okumaya çekinebilirdim.
#Sevgilinin Geciken Ölümü# 8/10
Sevgilisinin geçirdiği kazadan dolayı hayatı baştan aşağı değişen Cem adlı gazetecinin ("Bu kitabı çalın" kitabındaki bir öyküdeki karakter aynı zamanda), sevgilisini aslında kazadan çok önce düşüncelerinde öldürdüğünü mistik dokunuşlarla, geçmiş sorgulamalarıyla birlikte güzelce harmanlayarak bize sunuyor Gülsoy. Karakter sizi arkasına alıyor aynaya bakıyor ve bir anda aradan çekiliyor, siz kendinizi sorgularken yok oluyor.
Kitabın kurgusunu çok sevdim. Finale doğru heyecanım arttı. Neşet'in hikayesine ayrı bir kitap yazılır, öyle güzeldi. Özellikle son kısımları bir filme rahatlıkla aktarılabilecek şekilde yazılmış, kişilerin hayal gücünü basitçe çalıştırabilecek şekilde düşünülmüş. Keyif vericiydi.
#Öyle Güzel Bir Yer ki# 7/10
Geçmişin ve anın birbirine girdiği, flashbackler ile dolu 5 farklı mekan (Dükkanda, Parkta, Hastanede, Yıkımda, Motelde) tasvirinde Kerem'in mutsuz hayatını sorguladığımız bir kitap "Öyle Güzel Bir Yer ki". Kitabın isminin bir şarkıdan alındığını söylemek sürprizbozan olmaz sanırım. Hiç beklemiyordum, çok meşhur bir şarkı kulaklarınızda çınlarken kitabı okumak keyifli.
#Alemlerin Sürekliliği# 7/10
Brecht'in tiyatroda objektifliği sağlaması için dolandırmadan sahnede yaptıklarını, Gülsoy, edebiyatta yazılarla yapıyor. Size bir hikaye anlatırken, aslında yazım sürecini de dahil ediyor. Hikayenin kurmaca olduğunu, gerçeklikten çıktığını ve kağıt üzerinde kaldığını anlatırken, bir kademe üstte de kendinden bir parça katıyor, ne yukarı çıkıyor ne aşağı inebiliyorsunuz. Bu tat değişik geliyor tabii ki. 8 tane hikaye var. Hepsi yazım süreçlerini ele alıyor. Gülsoy'un daha güzel kitapları mevcut bana göre ama fena bulmadım, yine 2 günde bitirtti kendisini kitap.
#Binbir Gece Mektupları# 7/10
Murat Gülsoy'un ilk öykü kitabı olması nedeniyle, içeriğine rağmen şu anki kitaplarının seviyesinde olmadığını söyleyebilirim, ancak farklı konular yine mevcut. Akıcı dil ve kurgu işbaşında yer almış o dönemlerde de. Gülsoy'un gelişimini merak edenler için, hatta başlangıç yapmak isteyenler için ideal bir kitap. 10 adet öykü bulunuyor. En iyisi bana göre "Şato" idi. Tele-Dedektif ve Madam Anna'nın Yeniden Ortaya Çıkışı öyküleri de başarılı sayılır. Diğer hikayeler ise ortalama seyirde.
#Oysa Herkes Kendisi ile Meşgul# 8/10
Murat Gülsoy'un yazma üzerine kafa yorduğu yılların en başına gidiyoruz bu kitap ile. Yazalım, ancak nasıl yazalım sorusunun baş gösterdiği, katmanlı yazım tekniklerine adım attığı yıllar. Bir öykü anlatırken, o öykünün üzerine başka bir kat eklenip yazının içerisinde başka bir boyut oluşuyormuş hissi yaratan hikayeleri seviyorum. Borges okurken edindiğim duyguları Gülsoy okurken de hissediyorum. Bunu en çok hissedeceğiniz öykü Gecenin ve Yazının Bilgeliğine dair öyküsü olacak.
İlk kitabı olmasına rağmen okumaya değer olduğunu düşünüyorum. Murat Gülsoy ne yazsa okunur zaten.
#Bu Kitabı Çalın# 9/10
Yazmak üzerine kafa yormak ile ilgili bir öykü kitabı bu. Çıkış noktası herhangi bir madde olabilir, herhangi bir düşünce olabilir. Hiç fark etmez. Tüm öykülerde bir deneme göze çarpıyor. Bu olsaydı ne olurdu gibi bir düşünceden yola çıkılmış. Günlük hayatta bir durum alıyorsunuz, oraya absürde yakın bir kanca takıyorsunuz, çekiştiriyorsunuz istediğiniz yere.
Tüm hikayelerde bunu gördüm ben. Zaten ilk hikayede, gerçek olayları yazmanın mı yoksa hayalgücünü kullanmanın mı daha etkileyici olduğu konusunda bir kaç düşünce zerk ediyor Gülsoy sizlere.
Öykülerden gitmek güzel olacaktır. Konuları gördükçe dikkatinize çekecektir mutlaka. Beklentilerinizi yükseltmekten korkmayın. Bu kitabı çalın!
#Nisyan# 6/10
Nisyan; Unutma, Unutuş anlamına geliyor. Bir yazarın son günlerini anlatıyor, ama öyle bilindik cümleler ya da kurgu ile değil tabi ki. Murat Gülsoy farkı ile kelimelerin arasında depresif, hayata tutunmaya çalışan fakat hiçbir şey gerçekleştiremeyen geçmişe saplantılı bir yazarı okuyucu yorumuna bırakarak anlatıyor. Benim yorumum, torunu ile geçmişe dönmeye çalışan felçli bir yazarın son aylarını anlatmasıydı. Baba-oğul ilişkilerinin temelinde, karanlık atmosferi çok sağlam anlatmış. Eğer hayal gücünüz geniş ise kitabı okurken ürkebilirsiniz. Zira zaten elinden bir şey gelmeyen bir adamın sığındığı tek liman hayal gücü oluyor.
#İstanbul'da Bir Merhamet Haftası# 8/10
Bir proje vardır, 7 kişiye Ernst'ün Merhamet albümünden tablolar gönderilir ve yorumlanması istenir. Bu 7 kişi birbirinden tamamen bağımsız kişilerdir. Bir narsist, kendini geliştirememiş boş bir memur, bir şair, kafası karışık bir arkadaş, akademisyen bir burjuva, karamsar bir kuzen ve torun sahibi bir adam.
Bu 7 kişinin ayrı dünyalarından ayrı yorumlar gelir. Birbirini tanımayan bu grup tablolar ile birlikte kendi benliklerine bir yolculuğa çıkacaktır.
Tarz olarak çokça Oğuz Atay, biraz Camus, biraz Sartre, üslup olarak bi miktar Borges katarak kaleme alınan bu kitaptan da bu yazarı tanıdığıma da çok memnunum. Şiddetle tavsiyedir.
Meriç Aral’la yaz okuma listesinin gelmesi için yazın bitmesini beklediğinizden emin gibiyim 🥲
Moda'da evini boşaltmak istemeyen kiracı, evi kitaplarla doldurarak ev sahibine meydan okudu 😄
Melikşahh videolarını izledikçe kitap okuma konusunda hızlanmam gerektiğini hatırlıyorum ve hırslanıyorum. Çok hoşuma gidiyor bu seri. Bana ne kadar çok okunacak kitap olduğunu hatırlatıyorsun. Teşekkürler 🤍🤍
Okuduğun ve senin için ilk 10a giren kitaplarla ilgili bir video çeksen çok iyi olmaz mı? 🤍
Ahh o Serkan Keskin'in tavsiye ettiği kitap. Ahh muhteşem eser. Hayatımda okuduğum en iyilerden biri. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Hepsini biriktirip değil de her geldiğinde kamerayı açıp gösterdiğin zaman izlemesi daha keyifli oluyor bencee ama her türlü bağımlıyım videolarınaa🫶
Acaba 18:46 da bahsettiğin Hakan Bıçakçı kitabı neydi be Mekik? 🥲
19:01 'deki kamera açısı süpperr ✨
dejavu gibi😅 sürekli kapı çalıyo paket geliyo😂 tam bitti diyosun bi bakmışsın hoop melikşah tekrar yok ve kargo gelmiş paket açılıyo şaka gibi😂 harika bir video olmuş🧿 keyifli okumalar🌸
asla bitmeyecek sandım... ahahaa bitmese de keşke 💚 love u mekik
Sizi daha önceden niye keşfetmedim. İnanılmaz tatlı bir anlatım 🙂
Kitap tanıtım videolarına bayıldım. Art arda izlediğim kaçıncı video bilmiyorum. Bu akşam Kitap Yurdu’na Kitap Yurdu için küçük benim için büyük bir para girişi olacak.
Sevgili Melikşah, Kiev'deki Adam ile Tamirci aynı kitap 😊 Dün ve Büyük Defter, Kanıt Üçüncü Yalan kitapları çok çok iyi. Hele Üçleme beni nasıl sarstı anlatamam. Çok beğeneceğini düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim. Sevgiler💞💗🍀
Cok guzel, terapi gibi huzurlu bir video🌻🌺🌸💚
Tilki 8i aldın ya be adam dhjdjd neyse yine kitap okuma hevesi aşıladın. Gidim de Pavese'yi bitireyim
Programdan sonra ben de hemen alıp okudum Agota Kristof’u. Sonuç şahane. Yazarın muhteşem bir aklı var.
Sevgili Melikşah, Murat Gülsoy’un Sevgilinin Geciken Ölümü kitabındaki kahramanı aynı zamanda Bu kitabı çalın’ daki öykülerden birinde yer alıyor.. Ben de alışveriş videomda bahsetmiştim bundan; çok hoşuma gitmişti böyle ilişkilenmeleri 💕 Önümüzdeki dönem okumaların için kolaylıklar diliyorum 😅
okuyup kesinlikle okunmalı dedigin kitapları tek bir videoda bizlerle paylassan cok guzel olmaz mıı..🏹🐚
Meliksah ben evinizi öyle fena merak ediyorum ki 54 yaşinda bir kadinim ve sizi takip ede ede tekrar kitaplara sardim😊.ev turu yapsaniz nolur ki güzel olur bence
Ürkütücü derece de çok kitaplarını ve seni çok seviyorum
Muhteşem Gatsby'nin çevirenini de okusaydınız keşke. Şaşıranlar olabilirdi...
Kievdeki Adamla Tamirci aynı kitap Melikşah keyifli okumalar 🌼
Bunu yazmaya gelmiştim, beğenip geri gidiyorum
Haydaaa… Benim henüz okumadığım yazar hakkında bilgi edinme seviyeme bakın :/
İzlerken tilki 8 i gösterdiğinde inanılmaz bir dejavu yaşadım sanki almıştın ya da okumuştun 😃 biri ballandıra ballandıra anlattı ve ben ondan kendi alacaklar listeme koydum belki de
E ben de aynı şeyi yaşadım nasıl oluyor , bence almıştı daha önce ve unutup tekrar aldı
Almıştı hem de kaç kez aldı. Daha sonra hediye etmek için de aldı 😂
Yok videoları önden çekmiş şimdi yayınlıyor. Grçen hafta ben de öyle dedim cevap yazdı. Alaçatıda şu an, ay neden bi ayrıntılara sahibim bilmiyorum,
Haziran ayı okuduklarım videosunda da vardı, önceden çekilmiş bir video, tatildeyken boş kalmayalım diye sanırım :)
böyle muhteşem kitapları nerden buluyorsunn ey Melikşah bizi de borca harca sokuyorsun ah ah :D
Bu krize müdahale için hangi kurumun numarasını cevirmem gerekiyor.
eduardo galeanoya Latin Amerikanın kesik damarları ya da tepetaklak ve aynalae gibi kitaplarıyla başlasaydın keşke. Ateş anıları 3lemesi de mükemmel
Bu seriyi çok seviyorum. Sayende güzel kitaplardan haberdar oluyorum. ❤
Seviyorum kitap videolarını❤️
Melikşah ve videoları bana iyi gelen bir ksç iyi şeyden biri 😍👌🏻 tilki 8 i şipariş ettim ve iptal edildi nedense 🙃 iyi ki var Melikimiz 🥰
Tilki 8 kitabini daha önce almisti diye hatirliyorum hediye de almisti arkadaslarina.. Bu videoda da kargo açılınminda hoop karsimda. Acaba biz de tekrar tekrar aliyor muyuz tavsiyeleri :))) excell tutayim bari
Bu videoyu çektiğim sırada ilk kez gelmişti henüz kitap, okumamıştım daha.
H g arkadaşım sevgiler
Modiano’nun “karanlık dükkanlar sokağı” şahanedir.
Ahh Melikşah yaz okuma listeni bekliyoruz ama görüntüleyemiyoruz :'))))
Şöyle rahatça kitap almayı çok özledim. Mekik kolileri açtıkça kendime almış gibi mutlu oluyorum. Eskiden toplu toplu sipariş verebilirken şimdi artan fiyatlardan dolayı indirim kovalayıp bir iki kitap alabiliyorum😢
yav melikşah bu ne kargodur🤣ben olsam aldığımı unuturdum kesin, çok tebrik ediyorum seni💙
Çok tatlı bir insansın Melikşah🐣
Ah bee! Bazen sadece Melikşah'in en sevdiği arkadaşı olmak istersin...
Dün'ü 2 yıl önce okumuştum. Beni çok etkilemişti. Ara ara hala aklıma geliyor. Film uyarlaması da var, Brucio nel vento (2002) Yana yakıla arayıp bulamamıştım.
Ayrıca kim ne hakla sana dur diyecek 😂 Kimse sana dur demesin. Vicdanımı bu videolarla rahatlatıp her hafta kitap alıyorum çünkü . Teşekkürler😍
Tanca da bir şehir adı. Fas ta Cebelitarık in altında.. yazılışı ile okunuşu aynı. Bir gün gidin Fas a
Kiev’deki Adam ve Tamirci aslında aynı kitap eskiden o işimle basmışlar ben de sonradan öğrenmiştim ❤️🧿 Hepsi çok güzeller siz de öyle çok sevgiler ❤️🧿
Evet öyleymiş, ben de sonradan fark ettim :/ Teşekkür ederim ♥️♥️♥️
@@meliksah-altuntas ben de okuduktan sonra öğrenmiştim kitap o kadar güzel ki iki baskısının da olması daha da güzel olmuş❤️🧿
@@EbruAykackitaplari di mi :)) Ben de öyle avuttum kendimi sonra :))
Öyle güzel bir yer ki... Onunla devam etmeni öneririm Murat Gülsoy'a🥰
Dorian Gray'in Portresi kitabında Dorian'ın okuduğu kitaptı Tersine.Merak etmiş bir türlü alma fırsatı bulamamıştım, aklıma yazdım en yakın zamanda alacağım🌸
Merhaba, hangi kitap için yazdınız bunu acaba?
@@melisa7727 merhabalar🌸 Joris Karl Huysmans - Tersine
@@clarenceodbody çok teşekkürler🥰
Melikşah; Tabucchi okudun mu? Bayılacaksın, sevgiler. 🍀
Maurice Ravelin hayatı diye tahmin ediyorum. Ravel boleronun bestecisi hani. Okunuşu yazıldığı gibi
Ben kucaklaşmanın kitabı’yla başlamıştım kendisine, iyi hissettiren bir tanışmaydı, kısa kısa anların peşinden hikayeleri duymaya çalışmıştım. Ne Okurum podcast’inin Nilay Örnek’in konuk olduğu bölümü Eduardo Galeono ile ilgili. Onu da öneririm 🌸
*Ben Okurum - Deniz Yüce Başarır
Murat Gülsoy fanı olarak okuduğum kitaplar hakkında yaptığım yorumları iliştireyim. Denemek isteyenlere belki yardımcı olur. Bilgi bilgidir ya sonuçta. :) Bir de utanmaz gibi verdiğim puanları da koyuyorum. Hadi bakalım ne olacaksa olsun.
#Tanrı Beni Görüyor mu?# 5/10
Murat Gülsoy'un kurmaca dili üzerine inşa edilmiş 19 hikaye içeriyor kitap. Her birinde farklı tarzlar denenen, birkaç hikayenin iç içe geçtiği öyküler var. Öykü karakterinin gerçek hayatta var olması, okuyucunun öykü karakteri olduğu gibi çapraz ilişkilerde yer alan öyküleri seviyor yazar. Bir öyküde geçen hikaye başka hikayedeki karakterin okuduğu kitabın içerisinde yer alabiliyor mesela. Çok katmanlı yapılar her zaman ilgimi çekmiştir, Bize Kuşdili Öğretildi hikayesine kadar olan kurmacalar hoşuma gitti, ancak sonrasındaki kısımlar ise zorlama geldi. Bazen hikayelerin ortaya çıkması için zorlamanın şart olduğuna inandırdığı için de verdiği mesaj anlamında beni tatmin etti. "Karanlıkta" hikayesi en fazla beğendiğim öykü oldu.
#Belirsiz Bir Anın Kıyısında# 7/10
Okurken bastığınız yere dikkat ederek gittiğiniz 7 öyküyü içeren bir kitap. Bu haliyle tekinsiz öyküler diyebileceğimiz sıfata ulaşıyor. Gerçek mi rüya mı olduğu belli olmayan, minik sürprizler finalde şaşırtmayı amaçlayan öykülerle bezenmiş. Benzerlerini "Bu Kitabı Çalın"da gördüğümüz kurmaca, bu kitapta da mevcut. Gerçeklikle gerçeküstü çizgisinin tam ortasında gezinebildiğimiz öyküleri görüyoruz. Önceki denemeleri daha başarılıydı bana göre sayın Gülsoy'un. Öykü finalleri biraz daha vurucu olabilirdi. Bir kaç roman denemesinden sonra yine bir öykü kitabının gelmesi ise beni sevindirdi. Özlemişim.
#Ve Ateş Bizi Tüketiyor# 8/10
David Lynch filmi izler gibi bir kitap okudum. İlginç bir girişle başlayıp gittikçe sıkan, sıktıkça ilginçleşen ve güzelleşen, güzelleştikçe karanlığa sizi çeken ve finalinde dehlizi iliklerinizde yaşayacağınız bir hikaye olmuş "Ve Ateş Bizi Tüketiyor"
Sonundaki güzel sürprizleri bozmayacağım fakat konusunu bir insanın geçmişle yüzleşmesi ve özlemi olarak özetleyebilirim. Gülsoy'un bir tekniğini programın birinde izlemiştim. Önce 5 cümle yazıp sonra her cümleden sonra birer cümle daha yazıyor. 10 cümlede, her 2 cümleden sonra birer cümle daha yazıyor. Bu böyle giderek 25 cümle olduğunda paragrafı tamamlıyor. Muhtemelen betimlerin etkileyiciliği bu teknikle sağlanıyor fakat sıkıcılık artıyor. Sıkıcılık öveceğim aklıma gelmezdi fakat kitabın en güzel yanı bu.
#Baba Oğul ve Kutsal Roman# 7/10
Murat Gülsoy'un belki de tüm kitaplarının "sinema diliyle" sinopsisini oluşturan kitap bu. Her kitaptan bir cümle görüyorsunuz. Sadece kelimeler değil yazarlar da yer alıyor, Oğuz Atay, Kafka, Borges ve Tanpınar. Özellikle Tanpınar hikayesinden yola çıkılarak yazılmış hissini hiç yadsımamış, selamını eksik etmemiş Murat Gülsoy. Kitap Gülsoy'un ezik gözüken fakat rasyonel karakterlerinden birini barındırıyor. Karakterin ismi var mıydı diye düşündüm, hatırlamıyorum, muhtemelen geçmedi ya da ismi önemli değildi. Kadınlar arasında kalmış, hayatın arasında kalmış bir zaman sıkışması ürünü karakterimiz var. Rüya ve gerçeklik içiçe işlenen, farklı kurgularda yer alan bir kitap. Katmanlı olarak nitelendirilen yani.
ben artık kitap alamıycam bi süre madddi manevi tıkandım ama bu videolar kendime kitap gelmişcesine iyi hissettiriyor kusuruma bakmayın :/
Mektup arkadaşı güzelmiş. Yaz sen, biz okuruz 😃
Sevgilinin geciken ölümü kapağını görünce ilk aklıma Nick Cave & The Bad Seeds ft. Kylie Minogue - Where The Wild Roses Grow videosu geldi.
Ruhsal değişimlerini her haline yansitiyorsun su aralar ben de boyleyim
Mektup arkadaşlarim benim 😊💕
4.23'te o yüzün gülümsemesine bir bakın. Melikşah Bey'e not: az TT'yi özledim.💐
Teşekkürler.
alışveriş bağımlılığı
Yabana Doğru çok güzel. Filme göre çok detaylı haliyle.
tilki 8 vardı sende sanki hatta pr gönderisi olarak gönderilmişti
Melikşah bey benim param kalmadı, bi süre kutu açma videolarını izlemeyeceğim. Ciao👋🏻
Kız her yeni kutu açma videosu attığında umarım sepetimdeki kitaplardan değildir diyorum yoksa hemen tükeniyor sdhgsd
Kiev'deki adam ile Tamirci ayni kitaplar keyifli okumalar 📚 🍀
yok abi.isterse 4.5 milyon kitabımız olsun.yine de alınır
İzlemesi aşırı keyifli melikk
Ve ateş bizi tüketiyoru bir günde bitirdim bu kitabı calin da cok guzeldi
Tilki 8 vardı ama sen de diye videoyla konuşmam peki 😂
Evine gelip bi kosede kitap okuyup gidesim var :) ❤️
Off bitirdiğin kitaplara talibimm 😵💫
dur kitap adam dur tüm maaşımız gidiyorr
Allahım ben de bu Amazon dan 92 kitap aldım.😭😭Ne olacak bu halimiz bilmiyorum 🤦♀️🤦♀️İstifçi olduk iyice vallahi👀
Bu arada Black Mirror'un ilham aldığı eserlerden biri olduğu söylenir, İkna Ulusu hakkında. Bayılacaksınız.
O zaman ben de alacağım.
@@gizmosoylu4095 Alın, beğeneceğinize eminim. :)
Hoarder Melikşah'tan yeni alışveriş videosu bfnfkdnxjfnfnd
hepsini okuyamazsınız bence melikşah bey. arada çekiliş de yapabilirsiniz😜
Kitap içeriği iyi güzel de daha fazla tatil içeriği gelse iyi olmaz mı be! 😊
Mayıs 1982 doğumluyum, Muhteşem Gatsby’e talibim :))
3 yeni kitap siparişimi vermeye devam ediyorum meliksah sayesindeee
Biri bana dur desin diyorsun bizide kendine benzettin kim dur diyecek hcvsgvdvsf
Murat Gülsoy "sevgilinin geciken ölümü"🙏☺👍
Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde favori MÜE kitabım, keyifli okumalar dilerim! (Bu arada Benim Adım Feridun'un bir de filmi var) :)
Kiev'deki Adam ve Tamirci aynı kitaplarmış, bilerek aldıysanız mesele yok tabii.
Keşke mümkün olsa ama tüm kitapları okuyamayız melik🥴 dur😉
ah Melikşah bey... sizin kitap hoarder olma durumunuz benim youtube algoritmama tesir ediyor artık..
Tahmini kaç kitaba az TT çekersin Melikşah adamı
Yine havada kapmışım
Paralel evrende sen ben olabilirsin 🥰
ahahah bu adam delirmiş, ama ne güzel bi delirmek 😂
Ben Queer'i çok sevdim...))
Aman allah... Her ne okuyorsanız tam şu an bırakın. Agota Kristof'u okuyun. Allah korusun ölürsünüz, okuyamazsınız sonra. Mutlaka okuyun. Hemen şu saniye başlayın. Her şeyi herkesi boşverin.
Elimdeki son parayı Amazon'dan kitap almak için harcadım.
Saymak gibi bir hataya nasıl düşüldü acaba? 😃
ben de leyla erbil kitaplarına toplu girmiş bulunmaktayım, ne tesadüf😝
GOODREADSE GEEELLL
Bu kitabı çalın, Yalnızlar için çok özel bir hizmet önceliğe almanız gerekenler bence.
kendimi her seyi birakmis meliksahin bu kitaplari nasi bitirecegine stres olurken buldum. Gecemin alakasizlik seviyesi bu maalesef
Kutu açma, kitap sergileme, boy boy kitap dizmelerin olduğu videolarda sanki kitapların kokusu ekrandan taşıp burnuma kadar geliyor 👃🏻
Durma lütfen 😂
Yeter artık! Bu kadar parlayamazsınız!!!! Cilt bakım rutininizi merak ettim haddim olmayarak.
Butsever Melik
Murat Gülsoy lisede okulumuza gelmişti, gölgeler ve hayaller şehrindeyi okumustuk. Sonrasinda ve ates bizi tuketiyoru da okumustum
Cnm melikşah cnm