Bu ülkeye dair tek umudum sizin gibi eleştirel düşünceyi (bence) doğru birikimle ve yöntemlerle yapabilen ve bunu böyle orijinal biçimde üreterek paylaşan insanlar, kalbi arkadaşlarım. Genç nesile karşı, toptancı bir biçimde umut beslemiyorum. Hatta içinden geçtikleri eğitimden ötürü (bizimki çok da matah mıydı, yok, ama daha kötüsü olması dolayısıyla) daha da korkuyorum. Manipülasyonun hat safhada olduğu bir dönemde, Türkiye'de bir avuç insan kendilerini koruyabilecek aygıtlara sahip ki onların da gardını düşürme tehlikesi mevcut. Umudumu yeşerttiğiniz için teşekkür ederim.
@@KyneticHazealman milleti oluyor, Türk milleti mi olmuyor demokrasi olursa? Neyin kafası bu? Doğu ve g.doğu Cumhuriyetin sınırlarına dahil olmasa Türk milleti gayet demokrasi içinde yaşar, beyinsiz!
Açıkçası Türk toplumunun tam manasıyla demokrasi talebi vardır "çoğunluğun diktatörlüğü" söz konusudur. Milletin hukuk diye bı talebi yok cezayı da halk versin istiyorlar
son 10-15 yılda gerçekleşen ekonomik gelir adaletsizliğini, sınıfsal uçurumların arttığı günümüzde, küçük de olsa kalan sayılı seçkin devlet eğitim kurumu ve özel okullar/üniversitelerden çıkan, bugün çaresini. yurtdışında arayan gençlerin görebilecekleri belirli potansiyeller, avantajlar, kültürel aidiyet hissi. vs nedenler ile ülkeye dönmeleri ve yeni bir anlayış, vizyonun inşaası için çalışmaları bizi ileriye taşımakta faydalı olabilir diye düşünüyorum
😂 son 10 15 yıl mı. 😂😂😂😂😂 ondan önce dünya lideriydik halk refah içindeydi de bianda kötüleşti😂😂😂 az bu adamların diger videolarını da izle. Kusura bakmada belkide Osmanlının duraklama dönemine kadar dayanır. Oyle cumhuriyet döneminde halk zenginlikten cosuyordu da AKP geldi fakirlestik diye bisey yok 2000 lerce millet sefil içindeydi
00:00 Kemalizm tartışmasının başlangıcı 00:26 Post-Kemalizm ve Türkiye çalışmalarında yeni arayışlar 01:01 Mustafa Kemal Atatürk ve Kemalizmin demokrasi ve kalkınmaya etkisi 01:13 Post-Kemalizm kavramının açıklanması ve eleştirisi 01:32 Post-Kemalist paradigmanın özellikleri ve eleştirileri 01:35 1908-1950 dönemi İttihat ve Terakki ile Kemalizm arasındaki süreklilik 02:06 Post-Kemalist eleştiriler: Laiklik, azınlıklar ve otoriterlik 02:43 Post-Kemalizm ve Türkiye’deki ulus-devlet eleştirisi 03:01 1990'lar ve 2000'lerde Türkiye'deki liberal ve AB yönelimleri 05:02 2000'lerin başında post-Kemalist paradigmanın güçlenmesi 05:59 Türkiye'deki askeri vesayet ve Kemalist paradigma 06:48 Post-Kemalist eleştirilerin 2000'lerdeki ittifaklar ve etkileri 07:46 Türkiye'deki darbe ve vesayet dönemleri ile Kemalist eleştiriler 08:41 2010 referandumu ve post-Kemalist paradigmanın çöküşü 10:26 2010 sonrası Türkiye'deki demokratikleşme ve otoriterleşme 12:26 2010 referandum ve sol liberal aydınların sorumluluğu 13:02 Türkiye'deki sürekli kutuplaşma ve post-Kemalizmin etkisi 13:20 Post-Kemalizmin temel varsayımlarının sorgulanması 14:50 Kemalist rejimin eleştirileri: Muhafazakarlar ve Kürt meselesi 16:01 Atatürkçülük ve Kemalizmin farklılaşması 16:43 Kemalizmin toplumdaki meşruiyeti ve eleştirisi 17:39 Kemalist rejimin başarısızlıkları: Azınlıklar ve otoriterlik 18:48 Kemalizmin temel nosyonları: Milli bağımsızlık ve laiklik 20:45 Kemalizmin tarihsel bağlamı ve devrimci niteliği 22:00 Mustafa Kemal'in realist yaklaşımı ve Kemalizmin tanımlanması 24:10 Kemalist devrimlerin toplumsal ve siyasal etkileri 26:20 Post-Kemalist eleştirilerin günümüze etkisi 27:50 Türkiye'nin güncel sorunları ve Kemalizmin çözüm olup olamayacağı 29:20 Türkiye'deki sosyopolitik ve ekonomik sorunların analizi 31:00 Türkiye'de demografi ve Suriyeli nüfusun etkisi 33:00 Türkiye'nin jeopolitik konumu ve uluslararası ilişkiler 35:00 Yeni nesillerin demokrasi ve hoşgörüye etkisi 37:00 Türkiye'nin geleceği ve toplumun değişimi 39:00 İzleyicilere çağrı ve video sonu
24:35 “Hiç birimiz olmasaydık, Kurtuluş Savaşı'nı Atatürk gene başarırdı. Ama o olmasaydı hiç birimiz onun yaptığını yapamazdık.” Rauf Orbay Kaynak: Falih Rıfkı Atay, “Çankaya”, s. 76
“Rauf Orbay ki, Birinci Dünya Savaşından sonra İzzet Paşa kabinesinde Bahriye Nazırı olmuş, Mondros Mütarekesi heyetine başkanlık, daha sonra Ankara'da Mustafa Kemal'e Başbakanlık etmiştir. Saltanat rejimine bağlı ve gelenekçi olduğundan, Cumhuriyet devrinde Atatürk'ten ayrılmış ve onunla dargın olarak ölmüştür. Kültürü kıt, dünya görüşü dar, fakat namuslu bir adamdı. Nitekim Atatürk öldükten sonra, Kuvayı Milliye devrinin Kâzım Karabekir, Refet Bele ve Ali Fuat Cebesoy gibi büyük tanınmışları ile bir toplantıda, 'Hiç birimiz olmasaydık Kurtuluş Savaşı'nı Atatürk gene başarırdı. Ama o olmasaydı hiç birimiz onun yaptığını yapamazdık' demek dürüstlüğünü göstermiştir”
@@yalcnbey5834 doğuda kâzım karabekir olmasaydı Atatürk tek başına kazanırdı savaşı demek çok komik ve acımasız bir söylem, Fevzi çakmak ve karabekir Paşaya saygı duyun bari.
Yorumlara bakınca herkesin ne kadar kendi ideolojisine saplandığını çok net görebiliyoruz . En büyük sorun da bu zaten . Kimse aslında ortak bir yaşam talep etmiyor . Herkes benim inandığım doğru , benim dediğim olacak , benim ideolojim hepsinden büyük kafasında . Ömer ve Yaşar örneğinde olduğu gibi tartışamıyoruz kutuplaştığımız için . Güzel bir bölüm olmuş bu arada bence . Tebrik ederim .
tam anlamıyla bi ateş ölçer bölümü olmuş ömer'in ateşinin yükseldiğini hissettim ekrandan janfkjasjflkajşf türkiyenin sorunu konusunda (yaşar'a katılmayan yoktur zaten burada) ömer'in dediğine çok güldüm haklılığı yüzüme çarptı :D ursula le guin'in çok meşhur quotelarından birini aklıma getirdi "Devrim'i satın alamazsınız. Devrimi yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir." elinize sağlık ikinizi birlikte izlemeyi seviyorum baya kafam açılıyo
Çok güzel bir konuşma olmuş. Türkiye'nin geleceğine dair umutlu olduğumuz şeye bir örnek, konuşabilen, tartışabilen, farklı düşünen ama bunu kendi mimiklerinden de ödün vermeden ifade etme cesareti ve ötekinin düşüncesini boğazına dayanmış bir bıçak olarak görmeden kavrayıp fikri ile mücadele etme direnci kazanmış arkadaşlıklardır. Nitelikli ve samimi konuşma üretiminiz hiç bitmesin, güven hissi ile dinliyorum💚. (Not: 2010 lise mezunuyum, zamansal olarak çok şey tartışılsada baskın olan ideolojinin tavrını korudu bir okuldu, herhangi bazı dersten sözlü puanımız Gençliğe Hitabeyi ezbere söylemekti, herhangi bir başarımızda da Nutuk ile ödüllendirilirdik, bana 4.Nutuk'u verecekleri zaman "hocam bende yeterince Nutuk var" demiştim, "Bütün kitapların Nutuk olsa yine yetmez" cevabını almıştım.
Ben birkaç yıl önce siyaset dersinde bir çalışma yapmıştım. Çalışmamın konusu Türk Ulus Devleti ve Türk Ulusu'ydu. "Ulus" kavramı bildiğimiz üzere modern bir kavram. Araştırmam bunun inşa süreci ve kırılganlıkları üzerineydi. O dönem yerli yabancı pek çok kaynağı literatür taramasında kullandım. Çalışmamla ilgili iki noktaya yer vermek istiyorum. Birincisi Osmanlı'da modernleşme ilk harbiye ve sıhhiye alanlarında gerçekleşmişti. Yani askerlerin ulus devleti sahiplenmesi çok köklü bir aidiyet. İkinci nokta ise şu: Türk ulusu, uluslaşmayı ve hâlâ dünyada en güçlü siyasi örgütlenme biçimi olan ulus devlet organizasyonunu doğal süreçlerle yaşamadı. Suni bir şekilde çoğunlukla devlet politikalarıyla hayata geçirildi. Çalışmamda bunun devlet politikası kısmında farklı devlet başkanlarının ve yönetimlerin birbirinden kopukluğuna değinmiştim. Birbiri ardına sahiplenilmeyen, siyasi miras olarak aktarılmayan bu politikalar kırılgan bir Türk kimliğine sebep oldular. "Türk"lüğün kırılgan bir kimlik olduğuna dair bugün bile sayısız emare var. Sonuç olarak bu tutarsızlıklar karşısında Türk halkı kendi suni ulus devletini sahiplenmekte öteden beri sorun yaşamışa benziyor. Yalnızca adalet, kısas, teknik altyapı gibi hayati konularda devleti görmek istemişlerdi. Bu bugün de hâlâ aynı şekilde devam ediyor. Atatürk son yüzyılda bürokrasinin ve devletin merkezi olduğu için daha geniş çaptaki bu tartışmalar Atatürk özelinde birleşmiştir. Özellikle ulus devlet örgütlenmesinden en çok mustarip olan yerel dini otoriteler tarafından. Bu alıntıları herhangi bir iddia veya tartışma için paylaşmadım, teşekkürler.
@@KhanKapganUlus Yahudi Kamalizm Yahudi Ecnebi CHP 'nin Uydurduğu bir Kavram ! Fötr , Smokin , Papyon , Frek , Yahudi Ecnebi Sigara Alkol , Kumar Uyuşturucu LGBT Üzerine Batıl Bir Yaşamı Ulusçuluk, Türkçülük Diye Yedirmeye Çalışıyorlar! İçinde Türklük Olmayan Türkçülük CHP Kürtlük Olmayan Kürtçülük HDP Dem ...
Türkiye'deki sorunun sosyolojik olduğuna katılıyorum. Dahası millet olma vasfını yitirdiğimizi düşünüyorum. Ben pek ümitli değilim açıkçası. Ancak Ömer'i çok sevmeme rağmen o kadar da karamsar değilim. Çünkü ideolojiler söylediği kadar işlevsiz değil bence. Çünkü ideoloji kendinin de dediği gibi toplumsal koşullar nedeniyle doğar ve şekillenirler. Yani ideolojik dönüşümler aynı zamanda toplumsal dönüşümlerdir ve paradigma değişimini de tetikleme potansiyelleri vardır. Bugün Kemalist ideoloji yeniden canlanıyor. Adına sosyal demokrat, seküler milliyetçi vs. diyenler aslında dümdüz Kemalist. Bu toplumsal bir dönüşüm ve Türk devriminin aksine tavandan değil tabandan yükseliyor. Bugün Kemalizmi eleştirelim diyoruz ve aslında anakronizm yapmadan eleştiremiyoruz bile. Tabi bu dediğim 1938'e hatta 1950'ye kadar olan dönem için geçerli. Ancak baskıcı denilen vesayetçi denilen askeri yapıdaki Kemalistler bile bugün geriye bakılınca 1961'de ülke tarihinin en özgürlükçü anayasasını yapmışlar. Özetle umut sosyolojik dönüşüm olduğu ve bunun Kemalist bir yönde olduğu için var. Ancak millet olma vasfını yitirdiğimiz için sırf Suriyelilerle değil Kürtçülerle ve İslamcılarla da gençlikten doğan yeni Kemalist toplum ve ideoloji çatışacak. Bu da konjonktüre göre siyasi olabilir veya kötü senaryoda iç savaş riskini ortaya çıkarabilir gelecekte. Çünkü Kemalizm, İslamcılık (ümmetçilik) ve etnik ayrılıkçılık üç ana çatışma kutup noktası ve bunlar uzlaşabilecek kutuplar değiller. O yüzden çatışma kaçınılmaz.
Pragmatist siyasette asla uzlaşılmaz diye bir şey yok. Kemalistler, islamcılar, ve etnikçiler yerine göre anlaşır. Örnek akp nin pkk açılımı. Örnek 15 temmuzda kemalist generallerin erdoğan ı göndermek için sokağa ordu çıkartmaması. Onun dışındaki söylemlerine katılıyorum. Kemalizm tek çaredir.
Dönemin hakim anlayışı işletilmiş o dönemde, şimdi dönem değiştiği için eleştirilecek çok durum ortaya çıkıyor gibi ancak şu yanlıştır vs. demek çok mantıklı gelmiyor. Dönemin gerekliliği yöneten kadronun bakış açısıyla yapılmıştır bu kadar. Sizin bakış açınız yanlış bizimkisi doğru gibi bir şey mümkün değil bence. Ömer'e kesinlikle katılıyorum. Biz sorunu bir yerlere yıkıp kaçıyoruz. Sorun için herkesin aynaya bakması gerekiyor.
gereklilikten kastın o zamanki güç sahiplerinin fikirleri doğrultusunda alınmış kararlar. O dönemde çoğu olayda onların aldığı kararları eleştirmek ve bu yapılan uygulama yerine bu yapılabilirdi demenin nesi mantıksız
@emirfarukongun535 gereklilikten kastım dönemin ruhu, örnek olarak milliyetçilik akımının yükseldiği bir dönemde ve içinde bulunduğunuz imparatorluk parcalanirken herkes kendi tarafini sectiyse siz de varolma mücadelesi verirsiniz. Aldığınız kararlar bunun bir parcasıdır. Şu an ki dünyada globalleşme hakimken verdiginiz kararlar bunun üzerine olur. Daha serbest ticaret istersiniz çünkü kârlı olan budur. Ek olarak zaman geriye akmadığı için elestiriler bir karsilik bulmuyor. Boşa kürek çekmek oluyor. Mesela o dönem alfabe değişmiş bu yanlış bulunabilir, yapanların bir amacı varmış ama amaç saçma gelebilir, bu söylenebilir ancak bu yanlıştı o zaman tekrar eskiye dönelim denemez çünkü aşağı yukarı yüz yıldır bu alfabeyi kullanıyoruz. Demek istediğim eleştirimiz bir yere varmayacaksa buna takılıp vaktimizi böyle çürütmenin anlamı yok. Buradan eleştirmeyelim hiç bir şeyi o zaman gibi bir anlam çıkarmamak lazım sadece yüzyıl önceki kuruluşu eleştirmenin bir anlamı yok hatalarından ders almanın anlamı var. Ez cümle günümüzü eleştirmek ve geçmişten ders çıkarmak gelecek için yapacağımız en güzel şeydir.
@@nursmd hocam bence kaçırdığınız nokta, bizde tarih bir ideoloji yaratma amacıyla kullanılıyor. okullarda resmi tarih okutarak, belli kavramları eleştirilmez yaparak hatta göklere çıkararak belirli bir ideolojiye insanlar yönlendiriliyor. yaptığınız en ufak eleştiri bile hala dava konusu olabiliyor. Türkiye standart tarih okuması yapılabilecek bi ülke değil. Çünkü 100 yıllık tarih adı altında insanlara halen daha ideolojiler pompalanıyor. Bu noktada çıkıp eleştirmek ve bu tazyiki kırmak için bu yola başvurmak kanaatimce çok mantıklı ve insanların m. kemalin de eleştirilebilir bi insan olduğu, devrimlerin de bir insan ürünü olduğu gibi şeyleri göstermek için yapılması normal geliyor.
@@nursmd yüz yıl evvelki kararlar hala hayatımızı etkiliyor hala daha insanlar Mustafa Kemal üzerinden algılar yapıyor ve onu kullanıyor. Tarihi şahsiyetlerin nasıl tanındığı insanların ideolojisini etkiliyor. Yanlış bilinen şeyler varsa bunların doğrusuyla değiştirilmesi gerekir belki de kahraman sandıklarımız kahraman değildir. Hakkı yenenlere iade-i itibar yapmak bizlerin görevidir. Sizin dediğinizi bırakalım tarihciler yapsın duygu yüklü bir tutum ve eleştiri bize kalsın.
Serv bir antlaşma değil projedir nutuk da bile geçiyor Mustafa Kemal in kendi sözü arastir öğren. Su petrol ofisi bayraginda artik kullanmayin Göktürkler’in böyle bir bayragi yok
Toplumda bir miili mücadele talebi var ama bölgeseldir.Herkes kendi mahallesini kurtarmaya çalışıyor.Gazi Mustafa Kemal hepsini birleştiriyor,örgütlüyor.
@@tnrz5696Atatürk'e (aklınca) laf sokmak için saçmalamışsın. Atatürk öylesine sokaktan geçerken, kolundan tutup ülkenin başına getirdiler zaten. Örgüt konusuna hiç girmiyorum.
@@tnrz5696 Lan nasıl örgütlemiyor ya! Onca anadolu ziyaretlerindeki kongreler ne için. Adamın köy köy dolaşıp asker toplamasını mı bekliyorsun. Dağılmış orduları bir araya getirmesi bi örgütlemedir.
@@tnrz5696 hacım adam insanların büyük bir kısmını milli mücadeleye ikna edene kadar götü çıkıyor. padişah yok hükmünde deyip insanları ikna etmeye çalışmak örgütlemek değilde ne
@heroodott yerel kalmis diye bir sey yok. Mahmut Gologlu'nun kitaplarini okursan zaten halk nasil bu yerel direnisin toplu bir direnise dönüsmesi gerektigini düsündügünü ve bunun icin adimlar attigini görebilirsin. Erzurum Kongresi bunlardan birisi. Erzurum Kongresi'nin toplanmasinda Atatürk'ün hicbir payi yok. Hatta son ana kadar katilamiyordu, Kazim Karabekir sayesinde katilabildi. Okulda ögrendigin resmi tarihi unutabilirsin, yalan yanlis bilgiler ile dolu.
Bu elemanları kulaklıktan dinliyorum. Doğal olarak otomatik bir sonraki videoya geçiyor ve keyifle dinlemeye devam ediyorum. Burada şöyle bir sorun oluşuyor. Videoyu beğenmek istiyorum ama bir sonraki videoya geçtiğinden(o sıra elimde bir iş oluyor) beğenemiyorum. Bu durum beni üzüyor 😌
Ülkede otoriter olmayan toplam dört kişiyiz, dernek kurup otoriterleşmeye çalışalım dedik, üşenip vazgeçtik. Senelik macfit üyeliği veya yüksek katlı olmayan apartman yöneticiliği karşılığında diğer üçünün ismini gerekli makamlara okurum. Uzun zamandır birbirimizden sıkıldık otoritemiz olmadığı için küsemiyoruz.
Sorun tamamen ahlaki. Karşısındaki insanın temel haklarını çiğneme ve saygı duymamak üzerine kurulu bir toplumumuz var. Bunun düzeltilmesi için ne olması gerekiyor asıl üzerinde düşünülmesi gereken sorunun bu olduğunu düşünüyorum.
@@kursadturkmenoglu9593 tank varsa savaş demektir. savaş iki taraf arasında yapılır kavramı da çok görecelidir. o örnek ingiltere- zulu kabilesi savaşlarına bak örnek uç oldu ama savaş.
Muhafazakar bir insan olarak videoda söylenen çoğu konuda hemfikirim. Kutuplar yakınlaşıyor gibi duruyor. Diğer yandan siyasilere bakıldığında bambaşka bir hikaye. Bu durumda halkı kutuplaştırmaktan beslenen demokrasi yönetimini tartışmak gerekmez mi. Gerçekten en iyi seçenek bu mu? Velhasıl güzel sohbetti. Ağzınıza sağlık
genellikle yorumların okunacağına inancım azdır ama iyi gördüğüm bir şeyi yazayım: 2000ler refahı insanlarda bireysel zevkler ve ilgi alanları yarattığını gözlemliyorum. Sayısı fazla olmasa bile belli başlı alanlarda çok manyak adamlar çıkabiliyor. söz gelimi milli okçulukta bir anda dünya birincisi olduk. takımın kendi özverisini görüyorum tabi ki ama yine bazı futbolcularımızın da lig çıkması gözlemimi güçlendirir. Türkiye'de konu sıkıştı mı herkes "işte devlet şuna el atmalı" der ama hiçbir şekilde ifade gücünü temsil etmeye de yanaşmaz. fakat bunun gibi bireysel çıkışlar, farklılıklar 80, 90lara göre daha çok. bu farklılıkların ne kadar özgün olduğu tartışılır ama akademi ve basit kültür alanında da bu sayıları görüyorum. lisedeyken araştırdığım bir konu hakkında hiçbir şey bulamazken sadece 7 sene içinde o içerik ile ilgili bir çok bilgi çıktı ve erişim kolaylaştı. internete genel bir tarih konusu yazınca üniversite hazırlık videoları değil de bazı bireysel işleri de görebiliyoruz. lisedeyken bile ingilizce kaynak tarama ihtiyacı hissederken (hadi ben ingilizce bilen şanslılardandım) herhangi meraklı bir çocuğun daha erken yaşta türkçe içerik bulması daha kolay olacak. okçuluk videolarını yabancılardan değil de mete gazoz'dan izleyecekler. fakat son 20 senede dünyada artan içerik hızını düşünürsek halen daha gerideyiz, ivmemiz az. bireysel çıkışlı, halk tarafından fonlanan projelerin artması hiç yoktan iyidir. ivmesini arttırmak için yaratıcı olmasa bile özgün içerikler daha çok insanı devletten beklenti düşürmeye iter ve "halk meclisi" kurmaya doğru bir fikir filizler gibime geliyor.
Yasar abi diger izlediğim videolarda daha dahil bana biraz muhafazakar bir aileden gelip aydın olmuş bir adam izlenimi verdi bu videoda bence yaşar haksızdi ve ütopya hayal ediyordu vs Ömer abiyi tebrik ederim tamamıyla konuya hakim helal olsun
bu kanalı yeni keşfettim ve çoğu videoyu zevkle izliyorum. bu da keyifli bir sohbet olmuş fakat maalesef sağdaki arkadaş çoğunlukla herhangi bir üniversiteli genç gibi konuştuğu için kalite biraz düşmüş. karşısındaki kadar dolu olsaydı gerçekten harika bir 'masaya yatırış' olabilirmiş. tebrikler ve teşekkürler böyle ufuk açıcı içerikleriniz için.
Yaşamımın bütün dönemlerinde bir dakika geçmemiştir ki, her türlü huzur ve istirahatimi, her çeşit kişisel duygularımı milettin kurtuluşu ve mutluluğu adına feda etmekten zevk duymayayım. - Atatürk
@@hakansertkaleAtatürk Atatürk'le Gelen Yahudileri , Ermenileri , Rumları Hala Türk Mü Zannediyorsun ! Yahudi Kamalizm Olmasa Sen Bu Kadar Cahil Olmazdın !
Ufak tefek eleştirilerim var. Genel olarak güzel bir video olduğunu düşünüyorum. İlk başlardaki Ateş Ölçerleri andıran ve o keyfi veren bölümlerden bir tanesi olmuş. 22:38 Abi halkta siyasi bilincin gelişmesi(!) halkın cahil olmadığı anlamına gelmiyor. Devrimlerin sonraki aşamasının en önemli kısmı reformlardır. Siyasi bilinç gelişse bile bu kitle reform yapıp, inkılap getiremeyebilir. Zaten getirilen inkılapların çoğunu halkın benimseyememesinden inkıkapçı olamayacakları belli. Ayrıca Yaşar'ın söylediği siyasi hayat çoğunlukla milli mücadele döneminde elimizden çoktan çıkmış topraklarda var: Selanik, Makedonya gibi. Bu şehirlerden çıkan veya burada eğitim almış kitle zaten milli mücadelenin elitleri. Yani Anadolu'da herhangi bir siyasi hayat veya örgütlenme olduğunu hiç zannetmiyorum. İstanbul'da ''Sosyalist partilerin bile olması'' neyi simgeliyor onu anlayamadım. İstanbul'da örgütlenme olduğunu zaten kimse inkar etmiyor. Buradaki sorun Anadolu'daki örgütlenme. Zaten İstanbul'da yaşayan halk çoğunlukla elit sınıfı veya en azından okuma yazma bilen sınıf. Zaten çoğu ileride kurulan cumhuriyetin ilk yıllarındaki bürokrasi kadrolarında ya yer aldılar ya İttihat ve Terakki'nin eski kadroları ya da milli mücadeleye zıt düştükleri için tasfiye oldular. Yani milli mücadeleyi başlatan kitleyle aynı kitle. 23:31 Abi Anadolu'da kurulan cemiyetlerin çoğu ciddiyetten uzak, sadece kendilerine zarar geldiğinde harekete geçen cemiyetlerdir. Öyle geniş kapsamlı bir cemiyetlenme tahayyül etmek imkansız. Mahallesine zarar geleceğini anlayınca ya ellerine silah alırlar ya da İstanbul'a telgraf çekerler. Çünkü sistematik ve iyi örgütlenme oldukça eksiktir. Anadolu ve Rumeli M.H.C'ne kadar bu iş böyle sürmüştür. Yaşar öyle bir anlatıyor ki sanki inanılmaz bilinç ve örgütlenme varmış gibi anlaşılıyor. 23:42 İzmir'deki örgütlenme ve cemiyetleşme İstanbul'daki okumuş kesimin oraya gidip konuşmalar yapmasıyla, gazetede yazılar yazmasıyla canlanmıştır. Yunanların işgali ve ezeli rekabet de bunda çok etkili olmuştur. Ayrıca halk açısından İtalyan'ın işgaliyle Yunan'ın işgali arasında inanılmaz fark vardır. Antep'te de Fransızlar halka zulm etmeye başlayana kadar şiddetli bir ayaklanma yoktur. Ayrıca Ömer'in dediği gibi özellikle İzmir'de İttihat ve Terakki örgütünün halkın bilinçlenmesinde katkısı yadsınamaz. 24:15 Abi Sened-i İttifak'ı imzalanmasının sebebi çok net şekilde Osmanlı'nın ulaşamadığı, merkezden uzak ayanların zıvanadan çıkmasıdır. Yani milli mücadelenin merkezi olan Anadolu'da ayanlar o kadar da güçlü değildir. Anadolu'da ayanların güçlenmesi yoluyla bir şehirleşme olduğunu hiç sanmıyorum. Mısır'da belki bu yolla vardır ama. 24:25 Yaşar'a bu videoda ilk kez katılıyorum. 26:00 Ömer'e kesinlikle katılıyorum. Atatürk'ün askerlik yıllarından itibaren acayip hırslı olduğunu ve gücü sevdiğini en iyi ileride de yönetimden uzaklaştırılacak olan yakın arkadaş grubu biliyordu.(Kazım Paşa, Ali Fuat Paşa vs.) Gücün tamamına erişmesini istemedikleri için ve bazı inkılaplara veya reformlara karşı oldukları için karşı çıktılar. Demokrasi taleplerinin olduğunu hiç düşünmüyorum. Ayrıca yine Ömer'in söylediği gibi savaştan sonra Atatürk'ün muhtemelen bazı paşalarla giderek yollarını ayırması da mecburi şekilde o paşaları muhalefet konumuna düşürmüştür. Çok büyük ihtimalle zaten Atatürk'ün kafasında daha milli mücadelenin başlarından itibaren kuracağı yönetimde bazı paşaların tasfiyesi vardı. (Falih Rıfkı- Çankaya) 29:45 Abi Osmanlı'da 1800'lerden itibaren azınlıkların tasfiyesi, asimilasyonları veya entegrasyonları elitler arasında tartışılmıştır. Örneğin ermeni tehciri dönemin paşalarının bir anda alıp uyguladığı karar değildir. Çok uzun süredir zaten konuşuluyordu. Uzunca süren bir devlet politikası ve çözülmeyi bekleyen bir sorundu. Kürt meselesinin çözülememesinin ve kemikleşmesinin 1908-1950 yılları arasına sıkıştırılması haksızlıktan başka bir şey değildir. İllaki o dönemde hatalar olmuştur, belki çözüm adına inisiyatif de alınmamıştır, eleştirilecek yerler de vardır ancak ölçülü olmak gerekir.
Yazdıklarında birçok yanlış var. 1-Anadoluda siyasal hayat vardı. Köyden kente göç olmadığı için şehirli insanlar daha az fakat daha elitti Trabzon Erzurum bursa birçok ilde ittihat terakki örgütlü halde mevcuttu. 2- ittihatçılar milli mücadeleye karşı çıkmadı aksine mmyi başlatanlar bu adamlar. 3- anadoludaki cemiyetler ciddiyetsiz değil karsta hükümet dahi kurdular, egede silahlı çeteleri 15 Mayıs'ta kurmaya başladılar bu işin arkasında g.kurmaydaki milliyetçi paşalar var bkz üçler misakı, karakol cemiyeti vs. Fakat bunlar bölgeseldi bunları birleştiren kongrelerdir bilhassa kazımin terhis edilmemiş silahlı gücüdür. 4- tehcir fikri Balkan sonrası ortaya çıktı diye düşünüyorum. Bu noktada Atatürkun dahli yok yalnızca topal osman ile olan bağı üzerinden belki rum tehcirindeki aşırılıklar Atatürk'e yazılabilir ve dersime yapılan 3. Harakatın sivilleri hedef aldığı iddiası da bir eleştiri sebebidir benim kişisel elestirilerim bunlar değil ama çok daha farklı konular.
@@furkancimen3145 Yazdıklarımda herhangi bir yanlış olduğunu düşünmüyorum. Yazdığım birçok şeyi çarpıttığını düşünüyorum. Tek tek yazdıklarına cevap vermeye çalışacağım. 1-Anadolu’da siyasi hayat olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Yaşar’ın ve Ömer’in videodaki veya benim yazımdaki siyasi hayat kastının birkaç toprak ağasının veya elitin bir partiye üye olması olduğunu düşünmüyorum. Osmanlı’da gerçek bir siyasi hayattan söz edeceksek örneğin Selanik’e bakabiliriz. Kurulan düşünce örgütleri, çıkarılan dergiler, basılan gazeteler… Bunlar olmadan siyasi hayattan bahsedilemez. Anadolu’nun herhangi bir kentinde böyle bir hayat yoktu. Ancak ve ancak belki şehrin birkaç ayrıcalıklı grubu siyaseti yakından takip ediyordu. 2- İttihat ve Terakki’nin Anadolu’da örgütlenmediğiyle alakalı herhangi bir şey yazdığımı zannetmiyorum. Ömer’in videoda Anadolu’daki halkın örgütlenmesinde İttihat ve Terakki’nin Anadolu’da kurduğu örgütlerin birçok faydası vardı söylemi üzerine o dakikayı alıp şunu yazmışım, tekrar bakarsan görürsün: ‘’Ayrıca Ömer'in dediği gibi özellikle İzmir'de İttihat ve Terakki örgütünün halkın bilinçlenmesinde katkısı yadsınamaz.’’ 3-İttihatçıların milli mücadeleye karşı çıktıklarıyla alakalı herhangi bir ibare yazımda yok. Bunu gerçekten nereden çıkardığını anlayamadım. Örneğin İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimlerinden Cavit Bey milli mücadelenin finansörlerinden biriydi. 4- Yazımda Anadolu’daki örgütlenmenin çoğu demişim zaten, tamamını kastetmediğim açık. Kars’ta hükümet kurulması bölgesel örgütlenme açısından oldukça önemlidir fakat inanılmaz ciddiye alınacak bir şey değildir, zaten ömrü yalnızca 3 ay olmuştur. Ege’de silahlı çeteler sistematikten oldukça uzaktır. Söylediğinin tersine kuruluş aşamasında yani 15 Mayıs’tan itibaren başlayan tarihte paşalar önemsenmeyecek kadar sayıca çok azlardır. Öyle söylediğin Genelkurmay’dan gelen paşalar başlangıçta yoktur. İlerleyen yıllarda özellikle Balıkesir ve Alaşehir kongreleri sonucunda söylediğin paşalar bu örgütlenmenin başına getirilir. 5- 1800’lerin trendi azınlık sorunudur. Ülkenin bürokrasi kadrosu ve elitleri Sırp İsyanından itibaren bu sorunun çözümü için farklı fikirler sürmüşlerdir. Ermeni tehciri de özellikle Ermeni sorununun 1878’de Berlin Konferansında uluslararası statü kazanmasıyla gündeme oturmuştur. O yıllardan itibaren yönetici sınıf tehciri konuşmuş ve tartışmıştır. Yani tehcir bir anda Enver Paşaların vs. aklına gelip uyguladıkları bir fikir olmaktan ziyade sistematikçe düşünülmüş bir olaydır. 6- Atatürk’ün zaten Ermeni meselesine dahil olduğuyla ilgili herhangi bir ifadem yok. Bunu niye belirttiğini anlayamadım.
@@furkancimen3145 1- Ne eliti arkadaş? Çok abartıyorsunuz ülkede elit addedilebilecek toplam insan sayısı 20-30 kadardı zaten. 2- İttihatçılar zaten milli mücadeleden yanaydı 3- O çarpışma ve hamleler direniş hareketiydi, doğal refleksti. Türklerin anladığı tek örgütlenme biçimi askeri örgütlenme olduğundan zaten doğal olarka halk dedesinin toplusunu alıp düşmana kurşun atmaya meyyaldi 4- Dersim'e 3. harekat da gayet gerekliydi. Karşıda bürokrat vuran, hiçbir şekilde müzakere edilmemesi gereken bir kitle var. Osmanlı'nın tarihi boyunca, Anadolu'da bu tip isyanlar genelde devletin bunlarla uğraşmak istemeyip anlaşmasıyla çözüldüğünden, bu gerici arkadaşlar fazla rahat davranmışlar. Ki Şeyh Sait devletin bu kadar hızlı tepki vereceğini hiç düşünmediğini kendi söylüyor. Üstelik o dönem onlara bölge halkından da direniş var Diyarbakır'a giremiyorlar herifler. Ne yapacak devlet? Gidersin, kafasına kafasına bomba atarsın olay çözülür Orada ölen insanlara acıyacak bir ortam yok
Türk milleti bende olmayan ölsün kafasında yeni nesilde böyle malesef. Özellikle yeni sosyal medya takip ettikleri kişilerin onları daha militan hale getirdiğini düşünüyorum. Yeni nesil kendi aklı ve vicdanından çok sosyal medyada yükselen seslerin arkasından gidiyor.
Şu kanalın en salim kafası Ömer olabilir. Yaşar bana çok sevimli geliyor. Bi şeyleri savunuyor ama kendi bile aslında o kadar ikna olmuş değil. Asrın'ı hatırlatiyor bazı çıkışları
@@HkSerdarrealiteyi konuşmak yakıyo dimi bir yerlerinizi sizin gibi komik karikatürize tipler olmalı önüne gelen faşo falan demeli. Siz kendiniz ırkçısınız da neyse.
@@meminslawmalinowski3956 En özgüven ile sallayan oldugu icin okumamis ve konu hakkinda bilgi sahibi olmayan kisilere öyle geliyor olabilir ama Yasar görüldügü kadariyla kendisinden bu konuda kat be kat daha fazla okumus. Ömer sagdan soldan duydugu veya okudugu 3-5 makaleyi genelleyerek o makalelerdeki fikirleri aktariyor.
Çok güzel video gerçekten. Soldaki bey biraz daha yavaş konuşabilir mi lütfen. Çünkü podcast gibi izliyorum. ve aşırı hızlı maalesef :S bu video içeriğinde sağdaki beye daha fazla katılıyorum.
Valla son 7 senedir Turkiye’de yasamiyorum ama benim umutlarim devam ediyor. O da her seye ragmen millet. Onca ahlaksizliga ragmen onlarin caliskanligi, pratik zekasi, hala ucundan kalan insanligi, iyi egitim almis kesimi. Zaten baska bir sey de yok, bu milletin beklenmedik zamanlarda ve durumlarda sasirtma gibi bir huyu var. aslinda 1000 yildir da devletin garantisi olmus.
Ne umudu abi herkes takmış umut umut, bu ülkede umudum var, yok gençleri görünce umudum artıyor. Başka bir kelime mi bulsak artık bunu için. Umut derken neye göre umut?
Vay be ! Şaşkınım 😕 gerçekten bu yaşta bu kadar bilgelik ve de iki kişi olarak sunum ! Çok zor birşey yapıyorsunuz. Tek kişi olsa anlatır ve sunar gider. İki kişi olarak ve birbirini tamamlayarak ve de gülerek, oynayarak sohbet eder gibi en kritik ve de zor bir konuyu dolu dolu akıcı anlatma becerisine sahip olmak bu genç yaşta. Saygınız,sevginiz,bilginiz, görgünüz karşısında ŞAPKA çıkardım. Çok tebrik ediyorum. Yolunuza taş koyanlar olmasın diliyorum. Kıymetli GENÇLERSİNİZ. İftihar ediyoruz Sizinle YAŞAR, ÖMER ve bir de Vahit var tâbi ki unutmayalım. Evimizin 🏡 çocukları yakınlığına geldiniz Bizim için. Selâm ve sevgiler 🧿🤗💞🤝👏🙏
Yaşarın belli stereotypeları ve düşünceleri var bu oluşturduğu alan dışından gelen fikirleri iplemiyor. Ama çok güzel bir video olmuş. Böyle devam edersiniz umarım.
İlk defa 1908 i baslangic olarak ele alındığını dile getirmeniz takdir edilmesi olağan üstü sadece bu bile yeterli bence Niye neden nasıl 1908 gençler buna kafa yorar umarim
Sizi çok seviyorum Türkiye'nin genç bilim insanlarını Türkiye'nin düşün hayatı hakkında kafa yormaları harika bir şey. Biz de oturduğumuz yerden felsefe yapıyoruz işte ve kendimce bir Kemalizm tanımım var. Kemalizm, Atatürk İlke ve Devrimlerini ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini temel alarak; karşılaşılan sorunlara bilimin yöntemini kullanarak, günün koşullarına uygun akılcı çözümler üretmektir.
Ekssik kalan hususlar var arkadaşlar. Kemalist devrim tamamlandı mı? Hedef neydi bu oldu mu? Köy Enstitüleri ‘nin kapatılması meselesi bunları dahil etmeliydiniz. Bazı noktalar var ve sebep sonuç bişilere dönüştürdü.
@@ahsenselva atatürk ün ölmesi de sebeplerden biri adam öldüğü andan itibaren karşı devrim başlıyor, ismet inönü dahil maalesef. Gidip dp iktidarı ile karşılaştırmam ama seçimlere doğru laiklikten vazgeçmeye başlamıştı kaybetmemek için.
@@ahsenselvaseçime çabuk gidilmeside bunda etken ama büyük oranda tamamlanmıştır. Türk milleti Cumhuryeti de laikliği de milliyetçiliği de benimsemiştir. Daha da benimsemeye doğru gidiyor. Sekülerist milliyetçi Türkiye. Temel amaç zaten budur.
bence güçler ayrılığı, hukuk, ifade özgürlüğü gibi kavramları hazmedebilirsek demokrasi yolculuğundaki adımlarımız sıklaşır gibi. zira "ingiliz kraliçesi gibi olmak istiyorum" diyen adama magna carta'yı anlatamıyoruz.
dış dinamik ihmal edilmiş. Türkiye ücra bir ada ülkesinde değil küresel mücadelelerinin kilitgenleştiği bir yerde ikamet ediyor. Kuruluş hikayemiz ve sonrası uluslarararsı ilişkiler sistematiğinden münezzehleştirilerek anlatıldığında eksik kalıyor.
Yaşar hocaya şunu sormak istiyorum. Kendisi o dönem yapılanlar ile alakalı olarak kemalistler/kemalizm despot bi şekilde devrim yaptı dolayısıyla bugün de kendi diktatörlüğünü dayatmak isteyen o döneme referans vererek onlar yaptı ben de yaparım diyen kesimler çıktı dedi eğer yanlış yorumlamadıysam ya da anlamadıysam. Burda benim sorum o dönemki şartlarla bugünki şartlar aynı mı?Yani farklı şartlar altında bunları aynıymış gibi karşılaştırmak ne kadar doğru. Sonda kemalistlerlerle iyi empati kurdun kısmı çok iyiydi 😅
29:20 meclis ilk açıldığında muhafazakarlar da o mecliste vardı, ve o meclistekiler halktan temsilciler olarak seçilmişti. Atatürk otokrasiyle değil, o meclisteki kişilerin oylarıyla kararlar aldırmıştır. 1946'da, o muhafazakar kişiler CHP'den ayrılıp Adnan Menderes altında ayrı bir partiye geçmişlerdi. Demokrat Parti bir anda gökten varolmadı. Zaten Atatürk'ün meclis arasında kararlarda söz hakkı tanıdığı ve oylattığı kişilerden oluşuyorlardı.
E ayrışması normal değil mi? Orta - alt sınıftan gelse de en elit askeri okullarda eğitim almış, kafası zehir gibi çalışan, savaş galibi, ülke kurucusu, 100 sene önce yaşamış biriyle sen ben aynı değiliz. Biz Atatürkçülüğü kendi hayat standartlarımızı korumak için savunuyoruz. Orada da savunduğumuz şey devletçilik, halkçılık hatta cumhuriyetçilik falan da değil bizzat laiklik. Milliyetçilikten de ne anladığına göre değişir. Yani cumhuriyetçilik değil derken şunu kastediyorum. Atatürk, saltanatı kaldırmak yerine saltanata kendi otursaydı ve meşrutiyet sisteminde yine aynı devrimleri yapsaydı aramızda kaç kişi ''hayır abi illa da cumhuriyet istiyorum.'' diyecekti. Belki siz diyebilirsiniz ama ben de dahil olmak üzere %90 küsur kişi sesini çıkartmayacaktı. Hatta umurunda bile olmayacaktı. E elit değiliz, elit bir zekaya da sahip değiliz. Atatürkçülük devletin kodlarını içeren sistemdir. Bizim devletle de bir alakamız yok. Amacımız Atatürk realizmi ya da pragmatizmi üzerinden reel politik siyaset yapmak da değil. Amacımız bugünümüzü kurtarmak. O yüzden Atatürk ile Atatürkçülüğün ayrışması aşırı derecede normal.
@@altemurrgünü kurtarmak, sağcı kafanın işidir. Her yola gelirim yeter ki günü kurtarayım, diyen insan tipik liboş ve kırmızı çizgisi olmayan sefildir. Atatürkçülüğün bununla ilgisi olamaz, sen de "ilgilidir" dememişsin ama yine de Atatürk'ü övüp, bunu yazman fena
Atatürkçülük zaten içi boşaltılmış sadece sembollerle yürüyen fikri olmayan bir kemalizmdir Kenan Evren tarafından bilinçli bir şekilde böyle yapılmıştır
@@altemurrKemalizm Laiklik TC Yahudidir! Türk İsmi ve Kimlik Maskedir ! Mustafa Kemal Mustafa Kemal ile Gelenler Selanik Yahudileri , Ermeniler , Rumlar ! Mustafa Kemal ve İsmet İnönü İngiliz Yahudi , Ermeni, Rum , Hristiyan Ne İstediyse Onu Yapmıştır! O Yüzden Devletin Başına Getirilmiştir! Kanunlar , Yaşam Tarzı, Kılık Kıyafet 'e Mezarlıklara Bakarsan Daha net Anlaşılır!
Benim kişisel kanaatim Toplumca tüm siyasi ideoliojilerden (kısıtlamalardan) sıyrılıp Realpolitizm inancına geçişi ve ardınan bu düşünce yapısını siyasi alana uyarlasi yönünde.
Batıcılıktan kasıt, modernlik midir yoksa çağdaşlık mıdır? Bu da sorunsal. Batı artık modern değil, post-modern. Yani kendi modernliğini eleştiren bir noktada. Atatürk bugün yaşasa hangisi olurdu soru işareti. Atatürk'ten bir sol liberal çıkmaz bence.
Batıcılıktan kasıt aslında hep zenginlik olmuştur, batı istediği kadar modern ve çağdaş olsun (ne demekse) fakir olsaydı kimse batılılaşma peşinde koşmazdı. Bu yüzden batılılaşma her zaman bir masaldır, kapitalizmde fakirken zengin olamazsın, ancak batı sermayesinin dümen suyuna girmen karşılığında geçici sürekli kredi zenginliği yaşarsın
Atatürk bugün yaşasa siyasi izolasyonist ve muhtemelen denge politikacısı falan olur, Yunanistan ile Ege'yi ortak göl haline getirmeye çalışmak gibi işlerin adamı olurdu
2010 referandumu konusunda “aydınların” tutumu konusundaki görüşünüz, öngöremezlerdi abi kafanız, kurucu kadroları bugünün tanımıyla “demokrat” olmamakla itham etmeniz, halk o kadar da eğitimsiz değildi cemiyetler vardı osmanlı’da partiler vardı söyleminiz (ki kimse yoktu demiyor) vs ben çoğu noktaya katılmadım. Özellikle soldaki kişinin alttan alta eleştirdiği o “vesayet” ve “anti demokratiklik” bağlamında bugünler hakkındaki görüşlerini öğrenmek isterim. Altından sanki 2002-2008 arası çok iyiydi diyecek bi kafa çıkacakmış hissediyorum 😅
40:33 değişen düzenler her zaman kaotik ve negatif gelir ancak unutmamak lazım ki, sabit düzenlerin yıkılması ya da güç kaybetmesi yeni düzenlere sahneyi bırakır. Doğru şu an savaşlar var çevremizde, küçülen bir Avrupa kuvveti var. Bunlar bizi negatif etkileyecek. Eğer ki bu süreçlerde siyasi ve ekonomik yönetimlerimiz gerçekçi analizlerle doğru hamleler yapabilirse bunu avantaja çevirebilirler. Bütün bu bakış açısı dışında, ben bunu yapabilecek bir tane bile yönetici göremiyorum ülkede şu an maalesef
Çok cahil sorusu soracağım. Gerçekten de demokrasi şart mıdır? Kitlelerin medya aracılığıyla manipule edilmesi demokrasiyi bir maşa haline getirmiyor mu? 2019 yılına kadar AKP için "ya adamlar müslümanım diyor, müslüman adam çalar mı lan." derdim. Ama sonra bakanlıkta ufak bir işim olmuştu ve gördüklerim karşısında şok olmuştum. O günden beri demokrasi gerçekten doğru mu diye düşünürüm. Bu yüzden Türkiye de hiç bir kuruma ve partiye güvenim kalmadı. Son olarak siyaset cahili olduğumu kabul ediyorum.
Mevcut dünya düzeninde model bu. Yönetim biçimini bir şeye dayandırman lazım, halka dayandırıyor isen de halka sorman lazım Roma'dan beri bu işin modeli belli yani
Yoo hiç de cahilce bir soru değil. Keşke daha çok insan demokrasinin gökten inmediğinin farkında olsaydı.. belki bu sayede daha fonksiyonel ve medeni bir alternatifini düşünüyor konuşuyor olurduk.
38:10 bu dal baştan patladı. Gen Z bu şekilde tanımlanıyordu ama 1946-1964 arasındaki Baby Boomer'ların muhafazakar otoriter kafa yapısına geri dönmüş durumdalar.
Yaşar taban tabana benimle zıt düşünen, zıt hissseden biri. Ülke öyle bir halde ki aşağı yukarı benzer şeyleri hissetmeye başlamışız. Türkiye kabul etsek de etmesek de çok büyük bir ülke, Türk milleti de öyle. Sığınmacı meselesi hallolduktan sonra büyük bir savaşa girmemeyi becerebilirsek iyiye giden günleri canlı görme ihtimalimiz olduğuna inanıyorum. Kürt meselesinde bence zannedilenin aksine sonuç odaklı hareket edersek dezavantajlı hatta asimileye uğrayan taraf Türkler. Maddi varlıklar hatta bölgedeki çoğu Türk'ün kednini Kürt zannetmesi buna en büyük örnek. Ayrıca Karabekir Paşa cumhuriyet fikrini ilk dile getiren hatta yetimhanelerde piyesler yazıp, meclis açılmadan önce yetim Türk çocuklarına oynatan biri, ne kadar islamcı adledilse de bu maalesef bir iftira. Kızının Fatih Altaylı ve Bardakçı ile yaptığı programları tavsiye ederim kendisi muhteşem izah ediyor.
2:20 Çoğunluk ve birleşik Türk grubu toplumun hepsini savunurken bu sayılan grupların Türkleri dışlamasından ve bu sebeple çıkan olaylardan ders alınarak bu hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.
celal şengör kemalizm için "rasyonelizm, alıkcılık" diyor. bu tanımı kabul ederiz etmeyiz ama ben içerik olarak bu rasyonelizm ve akılcılıktan yanayım, siz isterseniz buna celal gibi kemalizm deyin. buna göre zaten şartlara bağlı olarak kemalizm de değişiyordur ayrıca...
Bana sorarsınız esas problem dariustan beri iskender-batı roma-doğu roma-selçuk-Osmanlı dönemlerinden beri güçlü teokrasi ile beraber güçlü monarşinin bu topraklarda hüküm sürmesi bu sosyolojik gerçek kolaylıkla aşılabilecek bir durum değil .yani din ve millet hakimiyeti değişsede değişmeyen tek şey lidere dayalı din ile güdülen toplum.(batı romanın bazı dönemleri hariç)
Bu kadar kaçak göçmenden sonra genç kuşağın sağcı ve muhafazakar kesme kayması gayet normal. Mesela benim aile 7kusak CHP'li ama ben zafer partisini destekliyorum. Çok sevdiğimden değil, Gerekli bulduğumdan. bir nevi tepki olarak
@@KimliksizDevlet. Muhafazakarlıkla dindarlık iç içe geçtiği için bizim ülkede, sanırım yanlış anladın. Demek istediğim mültecilerle gelen korunma ve güvenlik isteği. Mesela benim kültürümü koruma isteğim beni bir açıdan mufazakar yapar.
@@Cem-1438zafer partisi milliyetçilerin partisi değil milliyetçilerin gazını alma partisi. Yaptığı her hareket ofsayt. Sinan oğlanı aday gösteren bir oluşum beni temsil eden parti olmaz
Bu sefer Yaşar daha makul bir konumda. Ömer'in "her şey zaten böyle olacaktı, o yüzden böyle olması doğru" argümanı adını bilmediğim bir safsataya benziyor. Olayların böyle gelişmesi neye yol açmıştır, hangi konuda yapılan tercih Türkiyenin sonraki kaderini olumsuz şekilde tayin etmiştir, bunları düşünmek gerekir.
Nasıl suriye iç savaşı Türkiyeyi kötü etkilediyse 100 milyonluk Türkiyenin başına gelen kötü bir durum da Avrupanin başını yakar. O yüzden aşırı kötü bir senaryo zor.
Ömer'in Kürt sorunu ile ilgili fikri oldukça talihsiz. Bir fikri veya yöntemi diğerleri daha kötü olacaktı belki de diyerek temize çıkarmak birçok yanlışı meşrulaştırma yöntemi olabilir. Yüzlerceköy yakıldı, iki tarafltan da insanlar öldü ve ölmeye de devam ediyor. Bunu da eleştirmeyeceksek veya bence çözümü yok diyip geçiştireceksek nasıl çözüm bulacağız? Eleştirilen AKP'nin çözüm süreci bile daha iyi şeyler olabileceğini gösterdi. Ömer aslında başta da belirttiği MEB'in kemalist öğrenci yetiştirme ideolijisinin tipik bir ürünü olmuş bu yorumuyla. Yaşar'a cesurca eleştirileri için teşekkürler.
Akp nin çözüm süreci ile bariş olacağini zanneden herkes,biyandan elini zeytin dalina uzatirken diğer eliyle hendeklere bombalar ve silahlar yiğinaklayan terörün bebek katleden aşağilik yüzüyle tanişti.Uyaniş geç ve güç oldu.
Akp nin uzattiği çözüm süreci denen zeytindalina tek eliyle karşilik verip diğer eliyle hendeklere bomba yiğinaklayan pkk terörünün bebek katleden aşağilik yüzüyle karşilaşan herkes büyük bir uyaniş yaşiyor.Ömer de bu uyananlardan.Terörseverler için talihsiz fakat ülkemiz açisindan talihli bi uyaniş.
Bence şey yapalım: Kürtler bir süre ulus-devletçilik antrenmanları yapsınlar. Biz batıdakilerin vergileriyle yapsınlar. Kürt Tarih Kurumu falan kursunlar. Sonra federasyon kursunlar. Bütçe açığı falan olursa biz kapatalım. Sonra ülke kursunlar. Güney doğu, Doğu onların olsun ama benim İzmir'deki Kürt kardeşlerim mafyacılık oynamaya devam etsin. Belki para biriktirip kendi ülkesine gönderir falan. En mantıklısı böyle. Hem tipik bir ürün olmamış oluruz.
Her idolojinin bir spektrumu var, Kemalizm ise en sağından soluna doğru spektrumu oldukça dar bir ideoloji olduğundan dolayı tutarlı. Sağ ve sol kemalizmin ikisi de anti-emperyalist, modernist, laisist, modern bir cumhuriyeti, karşıdevrimci bir demokrasiye yeğleyen millici çizgideler. Farkları ise sağ Kemalistler daha ulusalcı, avrasyacı, daha şahin iç güvenlik politikaları benimseyen sert statükocular iken sol kemalistler Marksizmin kapitalizme daha uyum sağlamış sosyal demokrat çizgisinde. Fakat ikisinin de projeksiyonu tam bağımsız, laik, üniter Cumhuriyet. Yani ikisi de altı okçu ama hangi oklar daha uzun hangisi daha kısa olacak ayrışması var sadece. Ayrıca diğer ideolojilerin Türkiyede tutarsız olma sebebi, gizli ajandalarını saklayıp konjonktüre göre karşı propaganda yaparken sürekli varyete yapmak zorunda kalmaları çünkü gizli ajandalarını açıklarlarsa gayrimilli oldukları anlaşılacak. 1950 senesinden beri kitlesel sağ partiler, Milli Görüş çizgisi hariç, resmen İngilizcidir, Anglosaksoncudur. Liberal iktisadı savunan muhafazakarlık dahi resmen bir İngiliz icadıdır. Wasptır. Kemalizmin çok savrulmayan, betondan bir çekirdek gibi duran yapısına karşı, onu aşındırmak için "liberal" propaganda ile saldırırlar fakat gücü ele geçirince muhafazakar tarafları ortaya çıkar ve savrulma başlar. Çünkü Türk tipi muhafazakarlık, karşı devrimci bir unsurdur. İngilterede statüko şehirli burjuvazi ve finansal kapitalizm. Haliyle çeperden gelenler marksist varyasyonlara sarılıyor. Kemalizmin oluşturduğu statüko ise devlet bürokrasisi ve devletin yol verdiği sanayi burjuvazisi idi. Çeperden gelenler ise kırsalcı, gerici unsurlar oldu. Yani Türkiyenin yaşadığını İngiltere örneği ile değil 18-19.YY Fransası ile analiz etmek lazım. E kemalizm modernist bir ideoloji olunca, karşı devrimcisi de anti-modernist oluyor, kurdun giydiği post-modernist kuzu postu sıyrılıyor üstünden. Bu benzetme hoş oldu.
Bu ülkeye dair tek umudum sizin gibi eleştirel düşünceyi (bence) doğru birikimle ve yöntemlerle yapabilen ve bunu böyle orijinal biçimde üreterek paylaşan insanlar, kalbi arkadaşlarım. Genç nesile karşı, toptancı bir biçimde umut beslemiyorum. Hatta içinden geçtikleri eğitimden ötürü (bizimki çok da matah mıydı, yok, ama daha kötüsü olması dolayısıyla) daha da korkuyorum. Manipülasyonun hat safhada olduğu bir dönemde, Türkiye'de bir avuç insan kendilerini koruyabilecek aygıtlara sahip ki onların da gardını düşürme tehlikesi mevcut.
Umudumu yeşerttiğiniz için teşekkür ederim.
not: Türk milletinin demokrasi diye bir talebi yoktur.Bu dediğimin kanıtı da alttaki yorumlardır.
Demokrasi olursa Türk milleti diye bir kavram ortadan kalkar.
@@KyneticHazealman milleti oluyor, Türk milleti mi olmuyor demokrasi olursa? Neyin kafası bu? Doğu ve g.doğu Cumhuriyetin sınırlarına dahil olmasa Türk milleti gayet demokrasi içinde yaşar, beyinsiz!
Safsata nasıl yapılır 101…
Türkler demokrasi istemiyor olsaydı en otoriter iktidarı daha üç ay önce cezalandırmazdı.
Açıkçası Türk toplumunun tam manasıyla demokrasi talebi vardır "çoğunluğun diktatörlüğü" söz konusudur. Milletin hukuk diye bı talebi yok cezayı da halk versin istiyorlar
Bu kanalı çok seviyorum. Bu birkaç aydın gencin veri ışığında tartışmaları o kadar kıymetli ki bir Türk genci olarak minnettarım size!
Ulan ne guzel kanalmis be, iyi ki denk gelmisim valla. Su an kanalin dibine dogru ilerliyorum. Seri video pliz 😅
son 10-15 yılda gerçekleşen ekonomik gelir adaletsizliğini, sınıfsal uçurumların arttığı günümüzde, küçük de olsa kalan sayılı seçkin devlet eğitim kurumu ve özel okullar/üniversitelerden çıkan, bugün çaresini. yurtdışında arayan gençlerin görebilecekleri belirli potansiyeller, avantajlar, kültürel aidiyet hissi. vs nedenler ile ülkeye dönmeleri ve yeni bir anlayış, vizyonun inşaası için çalışmaları bizi ileriye taşımakta faydalı olabilir diye düşünüyorum
Çöp yorum
10 defa okudum ne dediğini anlayamadım (yalçın küçük sesiyle)
son 15 yılda mı ulan koskoca 100 yıl süründürdü mustafa kemal rejimi bu milleti ne cahilsiniz ne zırcahil
Geri gelirler mi acaba? Bu dediğinizi Atatürk de yaptı zamanında. Yurtdışına eğitim almaya gençleri yolladı. Çoğu geri gelp ülkeye yararlı oldular.
😂 son 10 15 yıl mı. 😂😂😂😂😂 ondan önce dünya lideriydik halk refah içindeydi de bianda kötüleşti😂😂😂 az bu adamların diger videolarını da izle. Kusura bakmada belkide Osmanlının duraklama dönemine kadar dayanır. Oyle cumhuriyet döneminde halk zenginlikten cosuyordu da AKP geldi fakirlestik diye bisey yok 2000 lerce millet sefil içindeydi
00:00 Kemalizm tartışmasının başlangıcı
00:26 Post-Kemalizm ve Türkiye çalışmalarında yeni arayışlar
01:01 Mustafa Kemal Atatürk ve Kemalizmin demokrasi ve kalkınmaya etkisi
01:13 Post-Kemalizm kavramının açıklanması ve eleştirisi
01:32 Post-Kemalist paradigmanın özellikleri ve eleştirileri
01:35 1908-1950 dönemi İttihat ve Terakki ile Kemalizm arasındaki süreklilik
02:06 Post-Kemalist eleştiriler: Laiklik, azınlıklar ve otoriterlik
02:43 Post-Kemalizm ve Türkiye’deki ulus-devlet eleştirisi
03:01 1990'lar ve 2000'lerde Türkiye'deki liberal ve AB yönelimleri
05:02 2000'lerin başında post-Kemalist paradigmanın güçlenmesi
05:59 Türkiye'deki askeri vesayet ve Kemalist paradigma
06:48 Post-Kemalist eleştirilerin 2000'lerdeki ittifaklar ve etkileri
07:46 Türkiye'deki darbe ve vesayet dönemleri ile Kemalist eleştiriler
08:41 2010 referandumu ve post-Kemalist paradigmanın çöküşü
10:26 2010 sonrası Türkiye'deki demokratikleşme ve otoriterleşme
12:26 2010 referandum ve sol liberal aydınların sorumluluğu
13:02 Türkiye'deki sürekli kutuplaşma ve post-Kemalizmin etkisi
13:20 Post-Kemalizmin temel varsayımlarının sorgulanması
14:50 Kemalist rejimin eleştirileri: Muhafazakarlar ve Kürt meselesi
16:01 Atatürkçülük ve Kemalizmin farklılaşması
16:43 Kemalizmin toplumdaki meşruiyeti ve eleştirisi
17:39 Kemalist rejimin başarısızlıkları: Azınlıklar ve otoriterlik
18:48 Kemalizmin temel nosyonları: Milli bağımsızlık ve laiklik
20:45 Kemalizmin tarihsel bağlamı ve devrimci niteliği
22:00 Mustafa Kemal'in realist yaklaşımı ve Kemalizmin tanımlanması
24:10 Kemalist devrimlerin toplumsal ve siyasal etkileri
26:20 Post-Kemalist eleştirilerin günümüze etkisi
27:50 Türkiye'nin güncel sorunları ve Kemalizmin çözüm olup olamayacağı
29:20 Türkiye'deki sosyopolitik ve ekonomik sorunların analizi
31:00 Türkiye'de demografi ve Suriyeli nüfusun etkisi
33:00 Türkiye'nin jeopolitik konumu ve uluslararası ilişkiler
35:00 Yeni nesillerin demokrasi ve hoşgörüye etkisi
37:00 Türkiye'nin geleceği ve toplumun değişimi
39:00 İzleyicilere çağrı ve video sonu
Hımm nasıl ifade bilirim bilemedim ama bilgi ve tartışma seviyeniz çok çok iyi. Kıskandım galiba💯, aklınıza sağlık 👌
meiji restorasyonu gelsin artık!
Hatta bir kaç bölümlük gelse ya tek bir bölüme sığdırılmasa
24:35 “Hiç birimiz olmasaydık, Kurtuluş Savaşı'nı Atatürk gene başarırdı. Ama o olmasaydı hiç birimiz onun yaptığını yapamazdık.” Rauf Orbay Kaynak: Falih Rıfkı Atay, “Çankaya”, s. 76
“Rauf Orbay ki, Birinci Dünya Savaşından sonra İzzet Paşa kabinesinde Bahriye Nazırı olmuş, Mondros Mütarekesi heyetine başkanlık, daha sonra Ankara'da Mustafa Kemal'e Başbakanlık etmiştir. Saltanat rejimine bağlı ve gelenekçi olduğundan, Cumhuriyet devrinde Atatürk'ten ayrılmış ve onunla dargın olarak ölmüştür. Kültürü kıt, dünya görüşü dar, fakat namuslu bir adamdı. Nitekim Atatürk öldükten sonra, Kuvayı Milliye devrinin Kâzım Karabekir, Refet Bele ve Ali Fuat Cebesoy gibi büyük tanınmışları ile bir toplantıda, 'Hiç birimiz olmasaydık Kurtuluş Savaşı'nı Atatürk gene başarırdı. Ama o olmasaydı hiç birimiz onun yaptığını yapamazdık' demek dürüstlüğünü göstermiştir”
😊
Aşırı abartılı bir retorik
@@tıbhendese , doğru söyledin. Bütün o süreçleri yaşamış insanlar bilmiyor, sen biliyorsun.
@@yalcnbey5834 doğuda kâzım karabekir olmasaydı Atatürk tek başına kazanırdı savaşı demek çok komik ve acımasız bir söylem, Fevzi çakmak ve karabekir Paşaya saygı duyun bari.
Yorumlara bakınca herkesin ne kadar kendi ideolojisine saplandığını çok net görebiliyoruz . En büyük sorun da bu zaten . Kimse aslında ortak bir yaşam talep etmiyor . Herkes benim inandığım doğru , benim dediğim olacak , benim ideolojim hepsinden büyük kafasında . Ömer ve Yaşar örneğinde olduğu gibi tartışamıyoruz kutuplaştığımız için . Güzel bir bölüm olmuş bu arada bence . Tebrik ederim .
Ne yapacağız birader. Çanakkale savaşında gökten bulut indi anzak askerlerini aldı götürdü diyen ve buna inananların sözüne mi itimat edeceğiz.
Thanks!
yeni video yükleniğinizde çok mutlu oluyorum!!!
Emeklerinize sağlık 🤝🏽👏
tam anlamıyla bi ateş ölçer bölümü olmuş ömer'in ateşinin yükseldiğini hissettim ekrandan janfkjasjflkajşf türkiyenin sorunu konusunda (yaşar'a katılmayan yoktur zaten burada) ömer'in dediğine çok güldüm haklılığı yüzüme çarptı :D ursula le guin'in çok meşhur quotelarından birini aklıma getirdi "Devrim'i satın alamazsınız. Devrimi yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir."
elinize sağlık ikinizi birlikte izlemeyi seviyorum baya kafam açılıyo
Abla adam geçen hafta yüzük taktı sakin ol
@@_rd_kocaman kim ömer mi
Beğendik. Tebrikler dostlar
Çok iyi video sizden çok şey öğreniyorum teşekkürler. Ömer ile yaşar beraber daha fazla video çekse keşke
Çok güzel bir konuşma olmuş. Türkiye'nin geleceğine dair umutlu olduğumuz şeye bir örnek, konuşabilen, tartışabilen, farklı düşünen ama bunu kendi mimiklerinden de ödün vermeden ifade etme cesareti ve ötekinin düşüncesini boğazına dayanmış bir bıçak olarak görmeden kavrayıp fikri ile mücadele etme direnci kazanmış arkadaşlıklardır. Nitelikli ve samimi konuşma üretiminiz hiç bitmesin, güven hissi ile dinliyorum💚. (Not: 2010 lise mezunuyum, zamansal olarak çok şey tartışılsada baskın olan ideolojinin tavrını korudu bir okuldu, herhangi bazı dersten sözlü puanımız Gençliğe Hitabeyi ezbere söylemekti, herhangi bir başarımızda da Nutuk ile ödüllendirilirdik, bana 4.Nutuk'u verecekleri zaman "hocam bende yeterince Nutuk var" demiştim, "Bütün kitapların Nutuk olsa yine yetmez" cevabını almıştım.
Ben birkaç yıl önce siyaset dersinde bir çalışma yapmıştım. Çalışmamın konusu Türk Ulus Devleti ve Türk Ulusu'ydu. "Ulus" kavramı bildiğimiz üzere modern bir kavram. Araştırmam bunun inşa süreci ve kırılganlıkları üzerineydi. O dönem yerli yabancı pek çok kaynağı literatür taramasında kullandım. Çalışmamla ilgili iki noktaya yer vermek istiyorum. Birincisi Osmanlı'da modernleşme ilk harbiye ve sıhhiye alanlarında gerçekleşmişti. Yani askerlerin ulus devleti sahiplenmesi çok köklü bir aidiyet. İkinci nokta ise şu: Türk ulusu, uluslaşmayı ve hâlâ dünyada en güçlü siyasi örgütlenme biçimi olan ulus devlet organizasyonunu doğal süreçlerle yaşamadı. Suni bir şekilde çoğunlukla devlet politikalarıyla hayata geçirildi. Çalışmamda bunun devlet politikası kısmında farklı devlet başkanlarının ve yönetimlerin birbirinden kopukluğuna değinmiştim. Birbiri ardına sahiplenilmeyen, siyasi miras olarak aktarılmayan bu politikalar kırılgan bir Türk kimliğine sebep oldular. "Türk"lüğün kırılgan bir kimlik olduğuna dair bugün bile sayısız emare var. Sonuç olarak bu tutarsızlıklar karşısında Türk halkı kendi suni ulus devletini sahiplenmekte öteden beri sorun yaşamışa benziyor. Yalnızca adalet, kısas, teknik altyapı gibi hayati konularda devleti görmek istemişlerdi. Bu bugün de hâlâ aynı şekilde devam ediyor. Atatürk son yüzyılda bürokrasinin ve devletin merkezi olduğu için daha geniş çaptaki bu tartışmalar Atatürk özelinde birleşmiştir. Özellikle ulus devlet örgütlenmesinden en çok mustarip olan yerel dini otoriteler tarafından. Bu alıntıları herhangi bir iddia veya tartışma için paylaşmadım, teşekkürler.
bunun hakkında makale var mı ya da çalışmanın pdfsi varsa okumak isterim
Cok güzel yazmışsın dostum, zihnine sağlık 👌🏻
çalışmanıza ulaşabilir miyiz?
Yerel dini otoriteleri sevsinler.
@@KhanKapganUlus Yahudi Kamalizm Yahudi Ecnebi CHP 'nin Uydurduğu bir Kavram ! Fötr , Smokin , Papyon , Frek , Yahudi Ecnebi Sigara Alkol , Kumar Uyuşturucu LGBT Üzerine Batıl Bir Yaşamı Ulusçuluk, Türkçülük Diye Yedirmeye Çalışıyorlar! İçinde Türklük Olmayan Türkçülük CHP Kürtlük Olmayan Kürtçülük HDP Dem ...
Her şeyi sorgulamanız ve deşmeniz şahane bir olay.
Türkiye'deki sorunun sosyolojik olduğuna katılıyorum. Dahası millet olma vasfını yitirdiğimizi düşünüyorum. Ben pek ümitli değilim açıkçası. Ancak Ömer'i çok sevmeme rağmen o kadar da karamsar değilim. Çünkü ideolojiler söylediği kadar işlevsiz değil bence. Çünkü ideoloji kendinin de dediği gibi toplumsal koşullar nedeniyle doğar ve şekillenirler. Yani ideolojik dönüşümler aynı zamanda toplumsal dönüşümlerdir ve paradigma değişimini de tetikleme potansiyelleri vardır. Bugün Kemalist ideoloji yeniden canlanıyor. Adına sosyal demokrat, seküler milliyetçi vs. diyenler aslında dümdüz Kemalist. Bu toplumsal bir dönüşüm ve Türk devriminin aksine tavandan değil tabandan yükseliyor. Bugün Kemalizmi eleştirelim diyoruz ve aslında anakronizm yapmadan eleştiremiyoruz bile. Tabi bu dediğim 1938'e hatta 1950'ye kadar olan dönem için geçerli. Ancak baskıcı denilen vesayetçi denilen askeri yapıdaki Kemalistler bile bugün geriye bakılınca 1961'de ülke tarihinin en özgürlükçü anayasasını yapmışlar. Özetle umut sosyolojik dönüşüm olduğu ve bunun Kemalist bir yönde olduğu için var. Ancak millet olma vasfını yitirdiğimiz için sırf Suriyelilerle değil Kürtçülerle ve İslamcılarla da gençlikten doğan yeni Kemalist toplum ve ideoloji çatışacak. Bu da konjonktüre göre siyasi olabilir veya kötü senaryoda iç savaş riskini ortaya çıkarabilir gelecekte. Çünkü Kemalizm, İslamcılık (ümmetçilik) ve etnik ayrılıkçılık üç ana çatışma kutup noktası ve bunlar uzlaşabilecek kutuplar değiller. O yüzden çatışma kaçınılmaz.
Tamamen katılıyorum
Pragmatist siyasette asla uzlaşılmaz diye bir şey yok. Kemalistler, islamcılar, ve etnikçiler yerine göre anlaşır. Örnek akp nin pkk açılımı. Örnek 15 temmuzda kemalist generallerin erdoğan ı göndermek için sokağa ordu çıkartmaması. Onun dışındaki söylemlerine katılıyorum. Kemalizm tek çaredir.
Dönemin hakim anlayışı işletilmiş o dönemde, şimdi dönem değiştiği için eleştirilecek çok durum ortaya çıkıyor gibi ancak şu yanlıştır vs. demek çok mantıklı gelmiyor. Dönemin gerekliliği yöneten kadronun bakış açısıyla yapılmıştır bu kadar. Sizin bakış açınız yanlış bizimkisi doğru gibi bir şey mümkün değil bence. Ömer'e kesinlikle katılıyorum. Biz sorunu bir yerlere yıkıp kaçıyoruz. Sorun için herkesin aynaya bakması gerekiyor.
gereklilikten kastın o zamanki güç sahiplerinin fikirleri doğrultusunda alınmış kararlar. O dönemde çoğu olayda onların aldığı kararları eleştirmek ve bu yapılan uygulama yerine bu yapılabilirdi demenin nesi mantıksız
@emirfarukongun535 gereklilikten kastım dönemin ruhu, örnek olarak milliyetçilik akımının yükseldiği bir dönemde ve içinde bulunduğunuz imparatorluk parcalanirken herkes kendi tarafini sectiyse siz de varolma mücadelesi verirsiniz. Aldığınız kararlar bunun bir parcasıdır. Şu an ki dünyada globalleşme hakimken verdiginiz kararlar bunun üzerine olur. Daha serbest ticaret istersiniz çünkü kârlı olan budur. Ek olarak zaman geriye akmadığı için elestiriler bir karsilik bulmuyor. Boşa kürek çekmek oluyor. Mesela o dönem alfabe değişmiş bu yanlış bulunabilir, yapanların bir amacı varmış ama amaç saçma gelebilir, bu söylenebilir ancak bu yanlıştı o zaman tekrar eskiye dönelim denemez çünkü aşağı yukarı yüz yıldır bu alfabeyi kullanıyoruz. Demek istediğim eleştirimiz bir yere varmayacaksa buna takılıp vaktimizi böyle çürütmenin anlamı yok. Buradan eleştirmeyelim hiç bir şeyi o zaman gibi bir anlam çıkarmamak lazım sadece yüzyıl önceki kuruluşu eleştirmenin bir anlamı yok hatalarından ders almanın anlamı var. Ez cümle günümüzü eleştirmek ve geçmişten ders çıkarmak gelecek için yapacağımız en güzel şeydir.
@@nursmd hocam bence kaçırdığınız nokta, bizde tarih bir ideoloji yaratma amacıyla kullanılıyor. okullarda resmi tarih okutarak, belli kavramları eleştirilmez yaparak hatta göklere çıkararak belirli bir ideolojiye insanlar yönlendiriliyor. yaptığınız en ufak eleştiri bile hala dava konusu olabiliyor. Türkiye standart tarih okuması yapılabilecek bi ülke değil. Çünkü 100 yıllık tarih adı altında insanlara halen daha ideolojiler pompalanıyor. Bu noktada çıkıp eleştirmek ve bu tazyiki kırmak için bu yola başvurmak kanaatimce çok mantıklı ve insanların m. kemalin de eleştirilebilir bi insan olduğu, devrimlerin de bir insan ürünü olduğu gibi şeyleri göstermek için yapılması normal geliyor.
@@nursmd yüz yıl evvelki kararlar hala hayatımızı etkiliyor hala daha insanlar Mustafa Kemal üzerinden algılar yapıyor ve onu kullanıyor. Tarihi şahsiyetlerin nasıl tanındığı insanların ideolojisini etkiliyor. Yanlış bilinen şeyler varsa bunların doğrusuyla değiştirilmesi gerekir belki de kahraman sandıklarımız kahraman değildir. Hakkı yenenlere iade-i itibar yapmak bizlerin görevidir. Sizin dediğinizi bırakalım tarihciler yapsın duygu yüklü bir tutum ve eleştiri bize kalsın.
Sevr uygulanamazdı demek çok büyük bir saçmalık
doğu ve batı anadolu gayet etnik temizlikle ermeni ve rumlaştırılırdı.
Serv bir antlaşma değil projedir nutuk da bile geçiyor Mustafa Kemal in kendi sözü arastir öğren. Su petrol ofisi bayraginda artik kullanmayin Göktürkler’in böyle bir bayragi yok
❤❤❤❤
Devamı gelsin lütfen.
Ne biliyorsanız anlatın bize.
Teşekkürler.
Toplumda bir miili mücadele talebi var ama bölgeseldir.Herkes kendi mahallesini kurtarmaya çalışıyor.Gazi Mustafa Kemal hepsini birleştiriyor,örgütlüyor.
Örgütlemiyor sadece başına geçiyor. Buna karşı da çıkmıyorlar zaten
@@tnrz5696Atatürk'e (aklınca) laf sokmak için saçmalamışsın.
Atatürk öylesine sokaktan geçerken, kolundan tutup ülkenin başına getirdiler zaten. Örgüt konusuna hiç girmiyorum.
@@tnrz5696 Lan nasıl örgütlemiyor ya! Onca anadolu ziyaretlerindeki kongreler ne için. Adamın köy köy dolaşıp asker toplamasını mı bekliyorsun. Dağılmış orduları bir araya getirmesi bi örgütlemedir.
@@tnrz5696 hacım adam insanların büyük bir kısmını milli mücadeleye ikna edene kadar götü çıkıyor. padişah yok hükmünde deyip insanları ikna etmeye çalışmak örgütlemek değilde ne
@heroodott yerel kalmis diye bir sey yok. Mahmut Gologlu'nun kitaplarini okursan zaten halk nasil bu yerel direnisin toplu bir direnise dönüsmesi gerektigini düsündügünü ve bunun icin adimlar attigini görebilirsin. Erzurum Kongresi bunlardan birisi. Erzurum Kongresi'nin toplanmasinda Atatürk'ün hicbir payi yok. Hatta son ana kadar katilamiyordu, Kazim Karabekir sayesinde katilabildi. Okulda ögrendigin resmi tarihi unutabilirsin, yalan yanlis bilgiler ile dolu.
Teşekkürler.
Bu elemanları kulaklıktan dinliyorum. Doğal olarak otomatik bir sonraki videoya geçiyor ve keyifle dinlemeye devam ediyorum. Burada şöyle bir sorun oluşuyor. Videoyu beğenmek istiyorum ama bir sonraki videoya geçtiğinden(o sıra elimde bir iş oluyor) beğenemiyorum. Bu durum beni üzüyor 😌
Ülkede otoriter olmayan toplam dört kişiyiz, dernek kurup otoriterleşmeye çalışalım dedik, üşenip vazgeçtik. Senelik macfit üyeliği veya yüksek katlı olmayan apartman yöneticiliği karşılığında diğer üçünün ismini gerekli makamlara okurum. Uzun zamandır birbirimizden sıkıldık otoritemiz olmadığı için küsemiyoruz.
Sorun tamamen ahlaki. Karşısındaki insanın temel haklarını çiğneme ve saygı duymamak üzerine kurulu bir toplumumuz var. Bunun düzeltilmesi için ne olması gerekiyor asıl üzerinde düşünülmesi gereken sorunun bu olduğunu düşünüyorum.
ne alakasi var be adam ne anlatiyor sen ne anliyorsun, kurtculuk boluculuk karsi devrimcilerin hakki yoktur
aranızda olup bu konuşmaya katılmak isterdim.
Hendek savaşı ifadesine katılmıyorum. Hendek operasyonları doğru ifade.
tsk nın sivilleri katletmesi. cami bombalaması. içinde çocukların bebeklerin olduğ u evleri bombalaması. evet.
@@qazimuhammed1Yok pkk nin ve yalamalarinin bariş çözüm süreci deyip hendeklere bombalar yiğmasi ve bebekleri ve annelerini yolda katletmesi.
Savaş 2 taraf arasında, 2 ordu arasında yapılır çünkü.
@@kursadturkmenoglu9593 tank varsa savaş demektir. savaş iki taraf arasında yapılır kavramı da çok görecelidir. o örnek ingiltere- zulu kabilesi savaşlarına bak örnek uç oldu ama savaş.
@@isiscamelottank ne alaka
Katıldığım ve katilmadigim noktalar vardı. Güzel bir içerik
Muhafazakar bir insan olarak videoda söylenen çoğu konuda hemfikirim. Kutuplar yakınlaşıyor gibi duruyor. Diğer yandan siyasilere bakıldığında bambaşka bir hikaye. Bu durumda halkı kutuplaştırmaktan beslenen demokrasi yönetimini tartışmak gerekmez mi. Gerçekten en iyi seçenek bu mu?
Velhasıl güzel sohbetti. Ağzınıza sağlık
Yok biz intikam almadan kutuplar yakınlaşamaz. Ödeşmeden barışmak yok
Bu video için çok teşekkür ederim
genellikle yorumların okunacağına inancım azdır ama iyi gördüğüm bir şeyi yazayım:
2000ler refahı insanlarda bireysel zevkler ve ilgi alanları yarattığını gözlemliyorum. Sayısı fazla olmasa bile belli başlı alanlarda çok manyak adamlar çıkabiliyor. söz gelimi milli okçulukta bir anda dünya birincisi olduk. takımın kendi özverisini görüyorum tabi ki ama yine bazı futbolcularımızın da lig çıkması gözlemimi güçlendirir. Türkiye'de konu sıkıştı mı herkes "işte devlet şuna el atmalı" der ama hiçbir şekilde ifade gücünü temsil etmeye de yanaşmaz. fakat bunun gibi bireysel çıkışlar, farklılıklar 80, 90lara göre daha çok. bu farklılıkların ne kadar özgün olduğu tartışılır ama akademi ve basit kültür alanında da bu sayıları görüyorum. lisedeyken araştırdığım bir konu hakkında hiçbir şey bulamazken sadece 7 sene içinde o içerik ile ilgili bir çok bilgi çıktı ve erişim kolaylaştı. internete genel bir tarih konusu yazınca üniversite hazırlık videoları değil de bazı bireysel işleri de görebiliyoruz. lisedeyken bile ingilizce kaynak tarama ihtiyacı hissederken (hadi ben ingilizce bilen şanslılardandım) herhangi meraklı bir çocuğun daha erken yaşta türkçe içerik bulması daha kolay olacak. okçuluk videolarını yabancılardan değil de mete gazoz'dan izleyecekler. fakat son 20 senede dünyada artan içerik hızını düşünürsek halen daha gerideyiz, ivmemiz az. bireysel çıkışlı, halk tarafından fonlanan projelerin artması hiç yoktan iyidir. ivmesini arttırmak için yaratıcı olmasa bile özgün içerikler daha çok insanı devletten beklenti düşürmeye iter ve "halk meclisi" kurmaya doğru bir fikir filizler gibime geliyor.
bu yorumdan sonra alanima dair video cekme istegi geldi şakasiz. kollari siviyorum.
Yasar abi diger izlediğim videolarda daha dahil bana biraz muhafazakar bir aileden gelip aydın olmuş bir adam izlenimi verdi bu videoda bence yaşar haksızdi ve ütopya hayal ediyordu vs Ömer abiyi tebrik ederim tamamıyla konuya hakim helal olsun
Bayiliyorum size ne guzel konusuyorsunuz farkli da dusunseniz. Toplum feyz alir umarim. ❤❤❤
10:00 ben ve benim gibiler o sırada "çocuk" değildi, ve bunların olacağını yaşanacağını söylüyorduk. Ne yazık ki asla umursanmadık.
Çok güzel ele almışsınız konuyu elinize ağzınıza sağlık
bu kanalı yeni keşfettim ve çoğu videoyu zevkle izliyorum. bu da keyifli bir sohbet olmuş fakat maalesef sağdaki arkadaş çoğunlukla herhangi bir üniversiteli genç gibi konuştuğu için kalite biraz düşmüş. karşısındaki kadar dolu olsaydı gerçekten harika bir 'masaya yatırış' olabilirmiş.
tebrikler ve teşekkürler böyle ufuk açıcı içerikleriniz için.
Yaşamımın bütün dönemlerinde bir dakika geçmemiştir ki, her türlü huzur ve istirahatimi, her çeşit kişisel duygularımı milettin kurtuluşu ve mutluluğu adına feda etmekten zevk duymayayım. - Atatürk
DEDI DIKTATÖR
@Nova_bruh bizim ülkemizin radikal solunda ve liberal maskeli şeriatcılarında inanılmaz bir mustafa kemal nefreti vardır zaten.
@@saitylmaz5414ELHAMDÜLİLLAH
Siz varsınız çocuklar. Babama yolladım videoyu sagolun❤
1920’leri konuşurken 21. yy kavramlarıyla tartışmanız sıkıntılı
Kemalizm 1920-1930 lardan çıktığı ve bugünde yaşadığı için olabilir mi acaba? (Kemalistim)
Güzel bir yayındı. Teşekkür ederim.
24:00 Atatürk olmasaydı Mısır gibi olurduk.
Kavalalı mısırı gibi olurduk 1950 öncesi yani. 1950 sonrası mısır Türkiye'nin basit bir kopyası. Baas öncesi gelişmiş bir ülkeydi mısır
@@furkancimen3145 kesin 50 sonrasi gibi olurduk çünkü onlarda modernleşme çabası vardi
@cernsmallbang bu tartışmalı bence Fevzi Nureddin kazım gibi paşalar olmasaydi devlet olmazdı da diyebiliriz
@@hakansertkaleAtatürk Atatürk'le Gelen Yahudileri , Ermenileri , Rumları Hala Türk Mü Zannediyorsun ! Yahudi Kamalizm Olmasa Sen Bu Kadar Cahil Olmazdın !
Mükemmel bi tartışma olmuş. Tebrikler 👏
Ufak tefek eleştirilerim var. Genel olarak güzel bir video olduğunu düşünüyorum. İlk başlardaki Ateş Ölçerleri andıran ve o keyfi veren bölümlerden bir tanesi olmuş.
22:38 Abi halkta siyasi bilincin gelişmesi(!) halkın cahil olmadığı anlamına gelmiyor. Devrimlerin sonraki aşamasının en önemli kısmı reformlardır. Siyasi bilinç gelişse bile bu kitle reform yapıp, inkılap getiremeyebilir. Zaten getirilen inkılapların çoğunu halkın benimseyememesinden inkıkapçı olamayacakları belli.
Ayrıca Yaşar'ın söylediği siyasi hayat çoğunlukla milli mücadele döneminde elimizden çoktan çıkmış topraklarda var: Selanik, Makedonya gibi. Bu şehirlerden çıkan veya burada eğitim almış kitle zaten milli mücadelenin elitleri. Yani Anadolu'da herhangi bir siyasi hayat veya örgütlenme olduğunu hiç zannetmiyorum.
İstanbul'da ''Sosyalist partilerin bile olması'' neyi simgeliyor onu anlayamadım. İstanbul'da örgütlenme olduğunu zaten kimse inkar etmiyor. Buradaki sorun Anadolu'daki örgütlenme. Zaten İstanbul'da yaşayan halk çoğunlukla elit sınıfı veya en azından okuma yazma bilen sınıf. Zaten çoğu ileride kurulan cumhuriyetin ilk yıllarındaki bürokrasi kadrolarında ya yer aldılar ya İttihat ve Terakki'nin eski kadroları ya da milli mücadeleye zıt düştükleri için tasfiye oldular. Yani milli mücadeleyi başlatan kitleyle aynı kitle.
23:31 Abi Anadolu'da kurulan cemiyetlerin çoğu ciddiyetten uzak, sadece kendilerine zarar geldiğinde harekete geçen cemiyetlerdir. Öyle geniş kapsamlı bir cemiyetlenme tahayyül etmek imkansız. Mahallesine zarar geleceğini anlayınca ya ellerine silah alırlar ya da İstanbul'a telgraf çekerler. Çünkü sistematik ve iyi örgütlenme oldukça eksiktir. Anadolu ve Rumeli M.H.C'ne kadar bu iş böyle sürmüştür. Yaşar öyle bir anlatıyor ki sanki inanılmaz bilinç ve örgütlenme varmış gibi anlaşılıyor.
23:42 İzmir'deki örgütlenme ve cemiyetleşme İstanbul'daki okumuş kesimin oraya gidip konuşmalar yapmasıyla, gazetede yazılar yazmasıyla canlanmıştır. Yunanların işgali ve ezeli rekabet de bunda çok etkili olmuştur. Ayrıca halk açısından İtalyan'ın işgaliyle Yunan'ın işgali arasında inanılmaz fark vardır. Antep'te de Fransızlar halka zulm etmeye başlayana kadar şiddetli bir ayaklanma yoktur. Ayrıca Ömer'in dediği gibi özellikle İzmir'de İttihat ve Terakki örgütünün halkın bilinçlenmesinde katkısı yadsınamaz.
24:15 Abi Sened-i İttifak'ı imzalanmasının sebebi çok net şekilde Osmanlı'nın ulaşamadığı, merkezden uzak ayanların zıvanadan çıkmasıdır. Yani milli mücadelenin merkezi olan Anadolu'da ayanlar o kadar da güçlü değildir. Anadolu'da ayanların güçlenmesi yoluyla bir şehirleşme olduğunu hiç sanmıyorum. Mısır'da belki bu yolla vardır ama.
24:25 Yaşar'a bu videoda ilk kez katılıyorum.
26:00 Ömer'e kesinlikle katılıyorum. Atatürk'ün askerlik yıllarından itibaren acayip hırslı olduğunu ve gücü sevdiğini en iyi ileride de yönetimden uzaklaştırılacak olan yakın arkadaş grubu biliyordu.(Kazım Paşa, Ali Fuat Paşa vs.) Gücün tamamına erişmesini istemedikleri için ve bazı inkılaplara veya reformlara karşı oldukları için karşı çıktılar. Demokrasi taleplerinin olduğunu hiç düşünmüyorum. Ayrıca yine Ömer'in söylediği gibi savaştan sonra Atatürk'ün muhtemelen bazı paşalarla giderek yollarını ayırması da mecburi şekilde o paşaları muhalefet konumuna düşürmüştür. Çok büyük ihtimalle zaten Atatürk'ün kafasında daha milli mücadelenin başlarından itibaren kuracağı yönetimde bazı paşaların tasfiyesi vardı. (Falih Rıfkı- Çankaya)
29:45 Abi Osmanlı'da 1800'lerden itibaren azınlıkların tasfiyesi, asimilasyonları veya entegrasyonları elitler arasında tartışılmıştır. Örneğin ermeni tehciri dönemin paşalarının bir anda alıp uyguladığı karar değildir. Çok uzun süredir zaten konuşuluyordu. Uzunca süren bir devlet politikası ve çözülmeyi bekleyen bir sorundu. Kürt meselesinin çözülememesinin ve kemikleşmesinin 1908-1950 yılları arasına sıkıştırılması haksızlıktan başka bir şey değildir. İllaki o dönemde hatalar olmuştur, belki çözüm adına inisiyatif de alınmamıştır, eleştirilecek yerler de vardır ancak ölçülü olmak gerekir.
Yazdıklarında birçok yanlış var.
1-Anadoluda siyasal hayat vardı. Köyden kente göç olmadığı için şehirli insanlar daha az fakat daha elitti Trabzon Erzurum bursa birçok ilde ittihat terakki örgütlü halde mevcuttu.
2- ittihatçılar milli mücadeleye karşı çıkmadı aksine mmyi başlatanlar bu adamlar.
3- anadoludaki cemiyetler ciddiyetsiz değil karsta hükümet dahi kurdular, egede silahlı çeteleri 15 Mayıs'ta kurmaya başladılar bu işin arkasında g.kurmaydaki milliyetçi paşalar var bkz üçler misakı, karakol cemiyeti vs. Fakat bunlar bölgeseldi bunları birleştiren kongrelerdir bilhassa kazımin terhis edilmemiş silahlı gücüdür.
4- tehcir fikri Balkan sonrası ortaya çıktı diye düşünüyorum. Bu noktada Atatürkun dahli yok yalnızca topal osman ile olan bağı üzerinden belki rum tehcirindeki aşırılıklar Atatürk'e yazılabilir ve dersime yapılan 3. Harakatın sivilleri hedef aldığı iddiası da bir eleştiri sebebidir benim kişisel elestirilerim bunlar değil ama çok daha farklı konular.
Yazını okudum. Önemli noktalara çok güzel bir şekilde değinmişsin.
@@Erdoğan-r6t benim cevabı da oku knk
@@furkancimen3145
Yazdıklarımda herhangi bir yanlış olduğunu düşünmüyorum. Yazdığım birçok şeyi çarpıttığını düşünüyorum. Tek tek yazdıklarına cevap vermeye çalışacağım.
1-Anadolu’da siyasi hayat olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Yaşar’ın ve Ömer’in videodaki veya benim yazımdaki siyasi hayat kastının birkaç toprak ağasının veya elitin bir partiye üye olması olduğunu düşünmüyorum. Osmanlı’da gerçek bir siyasi hayattan söz edeceksek örneğin Selanik’e bakabiliriz. Kurulan düşünce örgütleri, çıkarılan dergiler, basılan gazeteler… Bunlar olmadan siyasi hayattan bahsedilemez. Anadolu’nun herhangi bir kentinde böyle bir hayat yoktu. Ancak ve ancak belki şehrin birkaç ayrıcalıklı grubu siyaseti yakından takip ediyordu.
2- İttihat ve Terakki’nin Anadolu’da örgütlenmediğiyle alakalı herhangi bir şey yazdığımı zannetmiyorum. Ömer’in videoda Anadolu’daki halkın örgütlenmesinde İttihat ve Terakki’nin Anadolu’da kurduğu örgütlerin birçok faydası vardı söylemi üzerine o dakikayı alıp şunu yazmışım, tekrar bakarsan görürsün: ‘’Ayrıca Ömer'in dediği gibi özellikle İzmir'de İttihat ve Terakki örgütünün halkın bilinçlenmesinde katkısı yadsınamaz.’’
3-İttihatçıların milli mücadeleye karşı çıktıklarıyla alakalı herhangi bir ibare yazımda yok. Bunu gerçekten nereden çıkardığını anlayamadım. Örneğin İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimlerinden Cavit Bey milli mücadelenin finansörlerinden biriydi.
4- Yazımda Anadolu’daki örgütlenmenin çoğu demişim zaten, tamamını kastetmediğim açık. Kars’ta hükümet kurulması bölgesel örgütlenme açısından oldukça önemlidir fakat inanılmaz ciddiye alınacak bir şey değildir, zaten ömrü yalnızca 3 ay olmuştur. Ege’de silahlı çeteler sistematikten oldukça uzaktır. Söylediğinin tersine kuruluş aşamasında yani 15 Mayıs’tan itibaren başlayan tarihte paşalar önemsenmeyecek kadar sayıca çok azlardır. Öyle söylediğin Genelkurmay’dan gelen paşalar başlangıçta yoktur. İlerleyen yıllarda özellikle Balıkesir ve Alaşehir kongreleri sonucunda söylediğin paşalar bu örgütlenmenin başına getirilir.
5- 1800’lerin trendi azınlık sorunudur. Ülkenin bürokrasi kadrosu ve elitleri Sırp İsyanından itibaren bu sorunun çözümü için farklı fikirler sürmüşlerdir. Ermeni tehciri de özellikle Ermeni sorununun 1878’de Berlin Konferansında uluslararası statü kazanmasıyla gündeme oturmuştur. O yıllardan itibaren yönetici sınıf tehciri konuşmuş ve tartışmıştır. Yani tehcir bir anda Enver Paşaların vs. aklına gelip uyguladıkları bir fikir olmaktan ziyade sistematikçe düşünülmüş bir olaydır.
6- Atatürk’ün zaten Ermeni meselesine dahil olduğuyla ilgili herhangi bir ifadem yok. Bunu niye belirttiğini anlayamadım.
@@furkancimen3145 1- Ne eliti arkadaş? Çok abartıyorsunuz ülkede elit addedilebilecek toplam insan sayısı 20-30 kadardı zaten.
2- İttihatçılar zaten milli mücadeleden yanaydı
3- O çarpışma ve hamleler direniş hareketiydi, doğal refleksti. Türklerin anladığı tek örgütlenme biçimi askeri örgütlenme olduğundan zaten doğal olarka halk dedesinin toplusunu alıp düşmana kurşun atmaya meyyaldi
4- Dersim'e 3. harekat da gayet gerekliydi. Karşıda bürokrat vuran, hiçbir şekilde müzakere edilmemesi gereken bir kitle var. Osmanlı'nın tarihi boyunca, Anadolu'da bu tip isyanlar genelde devletin bunlarla uğraşmak istemeyip anlaşmasıyla çözüldüğünden, bu gerici arkadaşlar fazla rahat davranmışlar. Ki Şeyh Sait devletin bu kadar hızlı tepki vereceğini hiç düşünmediğini kendi söylüyor. Üstelik o dönem onlara bölge halkından da direniş var Diyarbakır'a giremiyorlar herifler. Ne yapacak devlet? Gidersin, kafasına kafasına bomba atarsın olay çözülür
Orada ölen insanlara acıyacak bir ortam yok
Teşekkürler.
Türk ırkı son 300 yıldır tarihin toyota corolla sıdır nasıl gittiğini anlamazsınız ama bir şekilde gider kafayı çok takmayın geçer bu dönemlerde
AHAHAHHDHAHAHAHAHAHAHS benzetmeyi çok beğendim müsaadenizle kullanıyorum
Kimseyi üzmeden bu kadar uzun süre nasıl konuşabiliyorsunuz valla helal olsun
Kimse üzülmüyorsa anla ki bazı yerlerde kolpa sıkılıyordur
Türk milleti bende olmayan ölsün kafasında yeni nesilde böyle malesef. Özellikle yeni sosyal medya takip ettikleri kişilerin onları daha militan hale getirdiğini düşünüyorum. Yeni nesil kendi aklı ve vicdanından çok sosyal medyada yükselen seslerin arkasından gidiyor.
20:21'te fena güldüm, harbiden de bir kemalistle konuşursan böyle tepki veriyor: "doğal olarak, doğal olarak" 😅😅😅😅😅
Ömer'in dediklerine imza mühür kaşe
Şu kanalın en salim kafası Ömer olabilir. Yaşar bana çok sevimli geliyor. Bi şeyleri savunuyor ama kendi bile aslında o kadar ikna olmuş değil. Asrın'ı hatırlatiyor bazı çıkışları
Kanalın en salim kafası değil en kafatasçısı😂 siz seversiniz ;))
@@HkSerdar seviyoruz valla. Sırf yumuşak karınlara dokunmamak için lafı eğip büküp gevelemekten daha iyi
@@HkSerdarrealiteyi konuşmak yakıyo dimi bir yerlerinizi sizin gibi komik karikatürize tipler olmalı önüne gelen faşo falan demeli. Siz kendiniz ırkçısınız da neyse.
@@meminslawmalinowski3956 En özgüven ile sallayan oldugu icin okumamis ve konu hakkinda bilgi sahibi olmayan kisilere öyle geliyor olabilir ama Yasar görüldügü kadariyla kendisinden bu konuda kat be kat daha fazla okumus. Ömer sagdan soldan duydugu veya okudugu 3-5 makaleyi genelleyerek o makalelerdeki fikirleri aktariyor.
Çok güzel video gerçekten.
Soldaki bey biraz daha yavaş konuşabilir mi lütfen. Çünkü podcast gibi izliyorum. ve aşırı hızlı maalesef :S
bu video içeriğinde sağdaki beye daha fazla katılıyorum.
Ayarlardan yavaşlatabilirsin videoyu.
Valla son 7 senedir Turkiye’de yasamiyorum ama benim umutlarim devam ediyor. O da her seye ragmen millet. Onca ahlaksizliga ragmen onlarin caliskanligi, pratik zekasi, hala ucundan kalan insanligi, iyi egitim almis kesimi.
Zaten baska bir sey de yok, bu milletin beklenmedik zamanlarda ve durumlarda sasirtma gibi bir huyu var. aslinda 1000 yildir da devletin garantisi olmus.
Ne umudu abi herkes takmış umut umut, bu ülkede umudum var, yok gençleri görünce umudum artıyor. Başka bir kelime mi bulsak artık bunu için. Umut derken neye göre umut?
Vay be ! Şaşkınım 😕 gerçekten bu yaşta bu kadar bilgelik ve de iki kişi olarak sunum !
Çok zor birşey yapıyorsunuz.
Tek kişi olsa anlatır ve sunar gider.
İki kişi olarak ve birbirini tamamlayarak ve de gülerek, oynayarak sohbet eder gibi en kritik ve de zor bir konuyu dolu dolu akıcı anlatma becerisine sahip olmak bu genç yaşta.
Saygınız,sevginiz,bilginiz, görgünüz karşısında ŞAPKA çıkardım.
Çok tebrik ediyorum.
Yolunuza taş koyanlar olmasın diliyorum.
Kıymetli GENÇLERSİNİZ.
İftihar ediyoruz Sizinle YAŞAR, ÖMER ve bir de Vahit var tâbi ki unutmayalım.
Evimizin 🏡 çocukları yakınlığına geldiniz Bizim için.
Selâm ve sevgiler 🧿🤗💞🤝👏🙏
Yaşarın belli stereotypeları ve düşünceleri var bu oluşturduğu alan dışından gelen fikirleri iplemiyor. Ama çok güzel bir video olmuş. Böyle devam edersiniz umarım.
Yaşar belli düşüncelerin aksine farklı konuşan,sorgulayan biri.Ezbere ve duygusal konuşmadığı için size garip geliyor.
Serideki sen iyi videolarından biriydi kesinlikle
@@Kll5406_ katılıyorum şopar
Katılıyorum şopar
@@FinansPandası teşekkür ederim
İYİ ŞEYLER AKLINIZA HİÇ GELMEDİ SANIRIM
Teşekkürler. Ben de kelim ama ilacımı Yaşara veriyorum. 😂 sağolun arkadaşlar
İlk defa 1908 i baslangic olarak ele alındığını dile getirmeniz takdir edilmesi olağan üstü sadece bu bile yeterli bence
Niye neden nasıl 1908 gençler buna kafa yorar umarim
Sizi çok seviyorum Türkiye'nin genç bilim insanlarını Türkiye'nin düşün hayatı hakkında kafa yormaları harika bir şey. Biz de oturduğumuz yerden felsefe yapıyoruz işte ve kendimce bir Kemalizm tanımım var. Kemalizm, Atatürk İlke ve Devrimlerini ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini temel alarak; karşılaşılan sorunlara bilimin yöntemini kullanarak, günün koşullarına uygun akılcı çözümler üretmektir.
Ekssik kalan hususlar var arkadaşlar. Kemalist devrim tamamlandı mı? Hedef neydi bu oldu mu? Köy Enstitüleri ‘nin kapatılması meselesi bunları dahil etmeliydiniz. Bazı noktalar var ve sebep sonuç bişilere dönüştürdü.
tamamlanmamasının nedeni, evdeki hesabın çarşıya uymaması olabilir mi? teori ve pratik uyumsuzluğu falan
@@ahsenselva yada aniden demokratikleşme olabilir mi_
@@ahsenselva atatürk ün ölmesi de sebeplerden biri adam öldüğü andan itibaren karşı devrim başlıyor, ismet inönü dahil maalesef. Gidip dp iktidarı ile karşılaştırmam ama seçimlere doğru laiklikten vazgeçmeye başlamıştı kaybetmemek için.
@@ostriend6011bence ikisi arada hem ani demokratikleşme hemde atatürk ün zamansız ölmesi, toprak reformunun yapılamaması etc...
@@ahsenselvaseçime çabuk gidilmeside bunda etken ama büyük oranda tamamlanmıştır. Türk milleti Cumhuryeti de laikliği de milliyetçiliği de benimsemiştir. Daha da benimsemeye doğru gidiyor. Sekülerist milliyetçi Türkiye. Temel amaç zaten budur.
Ömer harikasınız. Tebrikler.
10:38 Hendek 'Savaşı'nda patladım 😂😂😂
Harika bir program olmuş sizlerle tanışıp bunları bir arada konuşmak dileğiyle
ömerin mebin kitabı gibi konuştuğu analitik muhakemenin yaşardan geldiği videoydu yaşarın düşüncelerinin hepsine katılıyorum (söyleyemediklerine de)
bence güçler ayrılığı, hukuk, ifade özgürlüğü gibi kavramları hazmedebilirsek demokrasi yolculuğundaki adımlarımız sıklaşır gibi.
zira "ingiliz kraliçesi gibi olmak istiyorum" diyen adama magna carta'yı anlatamıyoruz.
dış dinamik ihmal edilmiş. Türkiye ücra bir ada ülkesinde değil küresel mücadelelerinin kilitgenleştiği bir yerde ikamet ediyor. Kuruluş hikayemiz ve sonrası uluslarararsı ilişkiler sistematiğinden münezzehleştirilerek anlatıldığında eksik kalıyor.
Güzel bir sohbet olmuş
Yaşar hocaya şunu sormak istiyorum. Kendisi o dönem yapılanlar ile alakalı olarak kemalistler/kemalizm despot bi şekilde devrim yaptı dolayısıyla bugün de kendi diktatörlüğünü dayatmak isteyen o döneme referans vererek onlar yaptı ben de yaparım diyen kesimler çıktı dedi eğer yanlış yorumlamadıysam ya da anlamadıysam. Burda benim sorum o dönemki şartlarla bugünki şartlar aynı mı?Yani farklı şartlar altında bunları aynıymış gibi karşılaştırmak ne kadar doğru. Sonda kemalistlerlerle iyi empati kurdun kısmı çok iyiydi 😅
Ömer hocam bilgileriniz dışında çok tatlı olduğunuz için videonuzu ayrı zevkle izliyorum. 🤭
gay msn
Ömer’in yorumlarına katılıyorum 👍🏻
29:20 meclis ilk açıldığında muhafazakarlar da o mecliste vardı, ve o meclistekiler halktan temsilciler olarak seçilmişti. Atatürk otokrasiyle değil, o meclisteki kişilerin oylarıyla kararlar aldırmıştır. 1946'da, o muhafazakar kişiler CHP'den ayrılıp Adnan Menderes altında ayrı bir partiye geçmişlerdi. Demokrat Parti bir anda gökten varolmadı. Zaten Atatürk'ün meclis arasında kararlarda söz hakkı tanıdığı ve oylattığı kişilerden oluşuyorlardı.
"Gerçekte yaşamış olan Atatürk ile Atatürkçülük çok ayrıştı."
E ayrışması normal değil mi? Orta - alt sınıftan gelse de en elit askeri okullarda eğitim almış, kafası zehir gibi çalışan, savaş galibi, ülke kurucusu, 100 sene önce yaşamış biriyle sen ben aynı değiliz. Biz Atatürkçülüğü kendi hayat standartlarımızı korumak için savunuyoruz. Orada da savunduğumuz şey devletçilik, halkçılık hatta cumhuriyetçilik falan da değil bizzat laiklik. Milliyetçilikten de ne anladığına göre değişir. Yani cumhuriyetçilik değil derken şunu kastediyorum. Atatürk, saltanatı kaldırmak yerine saltanata kendi otursaydı ve meşrutiyet sisteminde yine aynı devrimleri yapsaydı aramızda kaç kişi ''hayır abi illa da cumhuriyet istiyorum.'' diyecekti. Belki siz diyebilirsiniz ama ben de dahil olmak üzere %90 küsur kişi sesini çıkartmayacaktı. Hatta umurunda bile olmayacaktı.
E elit değiliz, elit bir zekaya da sahip değiliz. Atatürkçülük devletin kodlarını içeren sistemdir. Bizim devletle de bir alakamız yok. Amacımız Atatürk realizmi ya da pragmatizmi üzerinden reel politik siyaset yapmak da değil. Amacımız bugünümüzü kurtarmak. O yüzden Atatürk ile Atatürkçülüğün ayrışması aşırı derecede normal.
@@altemurrgünü kurtarmak, sağcı kafanın işidir. Her yola gelirim yeter ki günü kurtarayım, diyen insan tipik liboş ve kırmızı çizgisi olmayan sefildir.
Atatürkçülüğün bununla ilgisi olamaz, sen de "ilgilidir" dememişsin ama yine de Atatürk'ü övüp, bunu yazman fena
Atatürkçülük zaten içi boşaltılmış sadece sembollerle yürüyen fikri olmayan bir kemalizmdir Kenan Evren tarafından bilinçli bir şekilde böyle yapılmıştır
@@altemurrKemalizm Laiklik TC Yahudidir! Türk İsmi ve Kimlik Maskedir ! Mustafa Kemal Mustafa Kemal ile Gelenler Selanik Yahudileri , Ermeniler , Rumlar ! Mustafa Kemal ve İsmet İnönü İngiliz Yahudi , Ermeni, Rum , Hristiyan Ne İstediyse Onu Yapmıştır! O Yüzden Devletin Başına Getirilmiştir! Kanunlar , Yaşam Tarzı, Kılık Kıyafet 'e Mezarlıklara Bakarsan Daha net Anlaşılır!
Ne alaksi var be, size kalsa ataturk liberal
Yaşar'ın cümle aralarında kullandığı kasıtlı tahrip içerir kalıplar artık baymaya başladı. Hendek savaşları ne olm? Öff...
Ağzınıza sağlık
Soldaki abi pek sağlam ayak değil gibi ama hayırlısı
Benim kişisel kanaatim Toplumca tüm siyasi ideoliojilerden (kısıtlamalardan) sıyrılıp Realpolitizm inancına geçişi ve ardınan bu düşünce yapısını siyasi alana uyarlasi yönünde.
Batıcılıktan kasıt, modernlik midir yoksa çağdaşlık mıdır? Bu da sorunsal. Batı artık modern değil, post-modern. Yani kendi modernliğini eleştiren bir noktada. Atatürk bugün yaşasa hangisi olurdu soru işareti. Atatürk'ten bir sol liberal çıkmaz bence.
Batıcılıktan kasıt aslında hep zenginlik olmuştur, batı istediği kadar modern ve çağdaş olsun (ne demekse) fakir olsaydı kimse batılılaşma peşinde koşmazdı. Bu yüzden batılılaşma her zaman bir masaldır, kapitalizmde fakirken zengin olamazsın, ancak batı sermayesinin dümen suyuna girmen karşılığında geçici sürekli kredi zenginliği yaşarsın
Atatürk'ten, solu bilmem ama, sol liberal kesinlikle çıkmaz. Adam ciddi ve prensip sahibiydi, yavvvşaaak değildi.
"En hakiki mürşit (yol gösterici) ilimdir, fendir." diyen adamdan post-modernist çıkarılamaz. Atatürk modernist ve aydınlanmacıydı.
Atatürk bugün yaşasa siyasi izolasyonist ve muhtemelen denge politikacısı falan olur, Yunanistan ile Ege'yi ortak göl haline getirmeye çalışmak gibi işlerin adamı olurdu
Libos kıvraklarla işi olmaz devletçi politikalara yallah
Yaşar bey i bayramda sözcü tv de izledim tutuktu ama oralarda çıkması güzel.
2010 referandumu konusunda “aydınların” tutumu konusundaki görüşünüz, öngöremezlerdi abi kafanız, kurucu kadroları bugünün tanımıyla “demokrat” olmamakla itham etmeniz, halk o kadar da eğitimsiz değildi cemiyetler vardı osmanlı’da partiler vardı söyleminiz (ki kimse yoktu demiyor) vs ben çoğu noktaya katılmadım. Özellikle soldaki kişinin alttan alta eleştirdiği o “vesayet” ve “anti demokratiklik” bağlamında bugünler hakkındaki görüşlerini öğrenmek isterim. Altından sanki 2002-2008 arası çok iyiydi diyecek bi kafa çıkacakmış hissediyorum 😅
40:33 değişen düzenler her zaman kaotik ve negatif gelir ancak unutmamak lazım ki, sabit düzenlerin yıkılması ya da güç kaybetmesi yeni düzenlere sahneyi bırakır. Doğru şu an savaşlar var çevremizde, küçülen bir Avrupa kuvveti var. Bunlar bizi negatif etkileyecek. Eğer ki bu süreçlerde siyasi ve ekonomik yönetimlerimiz gerçekçi analizlerle doğru hamleler yapabilirse bunu avantaja çevirebilirler. Bütün bu bakış açısı dışında, ben bunu yapabilecek bir tane bile yönetici göremiyorum ülkede şu an maalesef
Ömer’i video sonuna kadar destekledim fakat ben gelecek kuşağa pek güvenemiyorum.Zeki ama çalışmıyor klişesi güncelliğini yitirmeyecek bana göre.
Teşekkürler. Emeğinize sağlık
Spotify podcastine de atar mısınız oradan dinlemek isterim
Çok cahil sorusu soracağım. Gerçekten de demokrasi şart mıdır? Kitlelerin medya aracılığıyla manipule edilmesi demokrasiyi bir maşa haline getirmiyor mu? 2019 yılına kadar AKP için "ya adamlar müslümanım diyor, müslüman adam çalar mı lan." derdim. Ama sonra bakanlıkta ufak bir işim olmuştu ve gördüklerim karşısında şok olmuştum. O günden beri demokrasi gerçekten doğru mu diye düşünürüm. Bu yüzden Türkiye de hiç bir kuruma ve partiye güvenim kalmadı.
Son olarak siyaset cahili olduğumu kabul ediyorum.
Mevcut dünya düzeninde model bu. Yönetim biçimini bir şeye dayandırman lazım, halka dayandırıyor isen de halka sorman lazım Roma'dan beri bu işin modeli belli yani
Bizim gibi toplumlarda evet
Yoo hiç de cahilce bir soru değil. Keşke daha çok insan demokrasinin gökten inmediğinin farkında olsaydı.. belki bu sayede daha fonksiyonel ve medeni bir alternatifini düşünüyor konuşuyor olurduk.
Para ve siyasetin olduğu bütün toplumlarda bunu görebilirsin. Ne bir partiye ne de bir ülkeye özel bir durum
38:10 bu dal baştan patladı. Gen Z bu şekilde tanımlanıyordu ama 1946-1964 arasındaki Baby Boomer'ların muhafazakar otoriter kafa yapısına geri dönmüş durumdalar.
Yaşar taban tabana benimle zıt düşünen, zıt hissseden biri. Ülke öyle bir halde ki aşağı yukarı benzer şeyleri hissetmeye başlamışız. Türkiye kabul etsek de etmesek de çok büyük bir ülke, Türk milleti de öyle. Sığınmacı meselesi hallolduktan sonra büyük bir savaşa girmemeyi becerebilirsek iyiye giden günleri canlı görme ihtimalimiz olduğuna inanıyorum.
Kürt meselesinde bence zannedilenin aksine sonuç odaklı hareket edersek dezavantajlı hatta asimileye uğrayan taraf Türkler. Maddi varlıklar hatta bölgedeki çoğu Türk'ün kednini Kürt zannetmesi buna en büyük örnek.
Ayrıca Karabekir Paşa cumhuriyet fikrini ilk dile getiren hatta yetimhanelerde piyesler yazıp, meclis açılmadan önce yetim Türk çocuklarına oynatan biri, ne kadar islamcı adledilse de bu maalesef bir iftira. Kızının Fatih Altaylı ve Bardakçı ile yaptığı programları tavsiye ederim kendisi muhteşem izah ediyor.
2:20 Çoğunluk ve birleşik Türk grubu toplumun hepsini savunurken bu sayılan grupların Türkleri dışlamasından ve bu sebeple çıkan olaylardan ders alınarak bu hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.
celal şengör kemalizm için "rasyonelizm, alıkcılık" diyor. bu tanımı kabul ederiz etmeyiz ama ben içerik olarak bu rasyonelizm ve akılcılıktan yanayım, siz isterseniz buna celal gibi kemalizm deyin. buna göre zaten şartlara bağlı olarak kemalizm de değişiyordur ayrıca...
Celal Şengör emperyalizmi de savunuyor neredeyse. Doğru yerlerden bakış açısı toplayın derim.
Yani bu Kemalizm in kendisi aslında. Tabi ülke kurdukları için + birkaç şey de vardı
Bana sorarsınız esas problem dariustan beri iskender-batı roma-doğu roma-selçuk-Osmanlı dönemlerinden beri güçlü teokrasi ile beraber güçlü monarşinin bu topraklarda hüküm sürmesi bu sosyolojik gerçek kolaylıkla aşılabilecek bir durum değil .yani din ve millet hakimiyeti değişsede değişmeyen tek şey lidere dayalı din ile güdülen toplum.(batı romanın bazı dönemleri hariç)
Demokrat olması beklenen gençler özdağ, akşener, soğan peşinde bozkurt işaretiyle heder oldu 😂
Bu kadar kaçak göçmenden sonra genç kuşağın sağcı ve muhafazakar kesme kayması gayet normal. Mesela benim aile 7kusak CHP'li ama ben zafer partisini destekliyorum. Çok sevdiğimden değil, Gerekli bulduğumdan. bir nevi tepki olarak
@@Cem-1438Gençlerin neresi muhafazakar ne saçmalıyorsun?
@@KimliksizDevlet. Muhafazakarlıkla dindarlık iç içe geçtiği için bizim ülkede, sanırım yanlış anladın. Demek istediğim mültecilerle gelen korunma ve güvenlik isteği. Mesela benim kültürümü koruma isteğim beni bir açıdan mufazakar yapar.
@@Cem-1438zafer partisi milliyetçilerin partisi değil milliyetçilerin gazını alma partisi. Yaptığı her hareket ofsayt. Sinan oğlanı aday gösteren bir oluşum beni temsil eden parti olmaz
@@KimliksizDevlet.cumhuriyet i muhafazakarlığı dinin değil
Bu sefer Yaşar daha makul bir konumda. Ömer'in "her şey zaten böyle olacaktı, o yüzden böyle olması doğru" argümanı adını bilmediğim bir safsataya benziyor. Olayların böyle gelişmesi neye yol açmıştır, hangi konuda yapılan tercih Türkiyenin sonraki kaderini olumsuz şekilde tayin etmiştir, bunları düşünmek gerekir.
pakistanlıya benzeyen arkadaş zamanında dedelerine devlet hediye edilmediği için çok mutsuz :(
KSBSKDBÖSBSÖSNSMSNX
Çok dolu ve toplayıcı olmuş ağızlarınız dert görmesin
Kemalizmin etrafinda dolandiniz dolandiniz ama bir turlu kemalizmi tartismaya cesaret edemediniz😂
Nasıl suriye iç savaşı Türkiyeyi kötü etkilediyse 100 milyonluk Türkiyenin başına gelen kötü bir durum da Avrupanin başını yakar. O yüzden aşırı kötü bir senaryo zor.
Ömer'in Kürt sorunu ile ilgili fikri oldukça talihsiz. Bir fikri veya yöntemi diğerleri daha kötü olacaktı belki de diyerek temize çıkarmak birçok yanlışı meşrulaştırma yöntemi olabilir. Yüzlerceköy yakıldı, iki tarafltan da insanlar öldü ve ölmeye de devam ediyor. Bunu da eleştirmeyeceksek veya bence çözümü yok diyip geçiştireceksek nasıl çözüm bulacağız? Eleştirilen AKP'nin çözüm süreci bile daha iyi şeyler olabileceğini gösterdi. Ömer aslında başta da belirttiği MEB'in kemalist öğrenci yetiştirme ideolijisinin tipik bir ürünü olmuş bu yorumuyla. Yaşar'a cesurca eleştirileri için teşekkürler.
Akp nin çözüm süreci ile bariş olacağini zanneden herkes,biyandan elini zeytin dalina uzatirken diğer eliyle hendeklere bombalar ve silahlar yiğinaklayan terörün bebek katleden aşağilik yüzüyle tanişti.Uyaniş geç ve güç oldu.
➕➕
Akp nin uzattiği çözüm süreci denen zeytindalina tek eliyle karşilik verip diğer eliyle hendeklere bomba yiğinaklayan pkk terörünün bebek katleden aşağilik yüzüyle karşilaşan herkes büyük bir uyaniş yaşiyor.Ömer de bu uyananlardan.Terörseverler için talihsiz fakat ülkemiz açisindan talihli bi uyaniş.
Çözüm sürecini övmene patladım
Bence şey yapalım: Kürtler bir süre ulus-devletçilik antrenmanları yapsınlar. Biz batıdakilerin vergileriyle yapsınlar. Kürt Tarih Kurumu falan kursunlar. Sonra federasyon kursunlar. Bütçe açığı falan olursa biz kapatalım. Sonra ülke kursunlar. Güney doğu, Doğu onların olsun ama benim İzmir'deki Kürt kardeşlerim mafyacılık oynamaya devam etsin. Belki para biriktirip kendi ülkesine gönderir falan. En mantıklısı böyle. Hem tipik bir ürün olmamış oluruz.
Kemalizm konusunda Doğu Perinçek’le program yapmanızı çok isterdim
programı izledikten sonra kemalizmin diğer siyasi gürüplardan daha tutarlı olduğunu anladım
Her idolojinin bir spektrumu var, Kemalizm ise en sağından soluna doğru spektrumu oldukça dar bir ideoloji olduğundan dolayı tutarlı. Sağ ve sol kemalizmin ikisi de anti-emperyalist, modernist, laisist, modern bir cumhuriyeti, karşıdevrimci bir demokrasiye yeğleyen millici çizgideler. Farkları ise sağ Kemalistler daha ulusalcı, avrasyacı, daha şahin iç güvenlik politikaları benimseyen sert statükocular iken sol kemalistler Marksizmin kapitalizme daha uyum sağlamış sosyal demokrat çizgisinde. Fakat ikisinin de projeksiyonu tam bağımsız, laik, üniter Cumhuriyet. Yani ikisi de altı okçu ama hangi oklar daha uzun hangisi daha kısa olacak ayrışması var sadece.
Ayrıca diğer ideolojilerin Türkiyede tutarsız olma sebebi, gizli ajandalarını saklayıp konjonktüre göre karşı propaganda yaparken sürekli varyete yapmak zorunda kalmaları çünkü gizli ajandalarını açıklarlarsa gayrimilli oldukları anlaşılacak. 1950 senesinden beri kitlesel sağ partiler, Milli Görüş çizgisi hariç, resmen İngilizcidir, Anglosaksoncudur. Liberal iktisadı savunan muhafazakarlık dahi resmen bir İngiliz icadıdır. Wasptır. Kemalizmin çok savrulmayan, betondan bir çekirdek gibi duran yapısına karşı, onu aşındırmak için "liberal" propaganda ile saldırırlar fakat gücü ele geçirince muhafazakar tarafları ortaya çıkar ve savrulma başlar. Çünkü Türk tipi muhafazakarlık, karşı devrimci bir unsurdur. İngilterede statüko şehirli burjuvazi ve finansal kapitalizm. Haliyle çeperden gelenler marksist varyasyonlara sarılıyor. Kemalizmin oluşturduğu statüko ise devlet bürokrasisi ve devletin yol verdiği sanayi burjuvazisi idi. Çeperden gelenler ise kırsalcı, gerici unsurlar oldu. Yani Türkiyenin yaşadığını İngiltere örneği ile değil 18-19.YY Fransası ile analiz etmek lazım.
E kemalizm modernist bir ideoloji olunca, karşı devrimcisi de anti-modernist oluyor, kurdun giydiği post-modernist kuzu postu sıyrılıyor üstünden. Bu benzetme hoş oldu.
Gürüp 😅