Sıla-i Rahim ile Ayet ve Hadisler : Cenabı Hakk şöyle buyuruyor : Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah´tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.(Nisa Suresi, 1) Onlar Allah´ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözeten, Rablerinden sakınan ve kötü hesaptan korkan kimselerdir.(Rad Suresi, 21) Allah´a verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar, Allah´ın riayet edilmesini emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) terk edenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar; işte lânet onlar içindir. Ve kötü yurt (cehennem) onlarındır.(Rad Suresi, 25) Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.(Nahl, Suresi, 90) "Demek idâreyi ve hâkimiyeti ele alırsanız hemen yer yüzünde fesad çıkaracak, akrabalık bağlarını bile parçalayıp keseceksiniz öyle mi? Onlar öyle kimselerdir ki Allah kendilerini rahmetinden kovmuş da duygularını almış ve gözlerini kör eylemiştir." (Muhammed, 47/22-23). Sıla-i Rahim üzeri Hadisler : Halit b. Zeyd (Ebu Eyyüb el-Ensarî) H.z.rivayet edildiğine göre bir adâm Hz. Peygamber'e gelerek: "Yâ Rasûlallah; beni cennete sokacak bir ibadet söyler misiniz?" dedi... Resulullah şu cevabı verdi: "Allah'a ibadet eder ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namaz kılar, zekât verir ve sıla-i rahm edersin." (Buharî, Zekât, 1). Resulullah S.a.v buyurmuş : "Her cuma gecesi insanoğlunun amelleri Allah'a arz olunur. Yalnız sıla-i rahimde bulunmayanların amelleri kabul olunmaz." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 484). "Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasını görüp gözetsin." (Buharî, İlim, 37; Müslim, İmam, 74-77). "Akrabalık, Arş'ta asılıdır. Der ki: 'Beni gözeteni Allah gözetsin; beni terk edeni Allah terk etsin' " (Müslim, Birr ve Sıla, 17); "Akrabalık bağlarını kesip koparan kimse cennete giremez." (Buhari, Edeb, 11); "Her kim rızkının bol olmasını ve ecelinin gecikmesini istiyorsa, akrabasını görüp gözetsin." (Buhari, Edeb, 12); "Ey insanlar, birbirinize selâm verin, akrabanızı gözetin, yemeği yedirin! Geceleyin insanlar uyurken namaz kılın ki selâmetle cennete giresiniz." (Tirmizî, Et'ime, 45). "Yoksula yapılan sadaka bir sadakadır. Bu sadaka akrabaya yapılmışsa iki sadaka demektir. Biri sadaka, diğeri sıla-i rahimdir ki bu da sadaka sayılır." (Tirmizi, Zekât, 26). "İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi, tam anlamıyla akrabasını görüp gözetmiş olmaz. Hakiki sıla, kişinin kendisi ile ilgiyi kesenleri görüp gözetmesidir." (Buharî, Edeb, 15). Akrabalarımız, özellikle hala, teyze, amca, dayı, gibi yakınlarımız aileden sayılır. Onları kendi yakınlarımız bilerek davranışlarımızı ayarlamakta büyük faydalar vardır. Rasûlüllah (s.a.s): "Teyze, anne yerindedir." (Tirmizi, Birr, 5) buyuruyor. Amca da baba yerindedir. İbn Ömer'in rivayet ettiğine göre, bir adam Hz. Peygamber'e gelerek sorar: "Ey Allah'ın Resulü! Ben büyük bir günah işledim, bana tevbe imkanı var mı?" Hz. Peygamber, ''Annen var mı?" diye sorar. Adam, "Hayır." deyince, "Teyzen var mı?" diye sorar. Adam, "Evet." diye cevap verir. Bunun üzerine Hz. Peygamber, "ôyleyse git ona iyilik yap!" buyurur ve ekler, "Teyze, anne konumundadır." (Tirmizi,Birr,6) Sıla-i rahmin birkaç derecesi vardır. En aşağı derecesi akrabalarımıza karşı tatlı sözlü, güler yüzlü olmak; karşılaştığımızda selâmlaşmayı, hal hâtır sormayı ihmâl etmemek; dâima kendileri hakkında iyi şeyler düşünmek ve hayır dilemektir. İkinci derece de ziyâretlerine gitmek ve çeşitli konularda yardımlarına koşmaktır. Bunlar daha çok bedenî hizmetlerdir. Özellikle yaşlıları zaman zaman yoklayarak, yapılacak işleri varsa onları takib etmek kendilerini sevindirecektir. Sıla-i rahmin üçüncü ve en önemli derecesi akrabalara malî yardım ve destek sağlamaktır. Alimler sıla-i rahimde bulunmanın vacib olduğu görüşündedirler. PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) VE AKRABALARI Mekke’de şiddetli bir kıtlık ve açlık başgöstermişti. Allah Rasûlü’nün amcası Ebû Tâlib’in maddî durumu zayıf, âile efrâdı ise hayli kalabalıktı. Bu sebeple sıkıntı içindeydi. Rasûlullah S.a.v. diğer amcası Abbâs r.a. gidip: “-Amcacığım! Biliyorsun ki kardeşin Ebû Tâlib’in âilesi çok kalabalık. İnsanlar kıtlık ve açlığa mâruz kalmış, kıvranıp duruyorlar. Haydi, Ebû Tâlib’in yanına gidelim ve kendisiyle konuşalım. Oğullarından birini ben yanıma alayım, birini de sen al! Böylece onun yükünü biraz hafifletmiş oluruz!” dedi. Resulullah S.a.v. çocukluğunda kendisine kol kanat geren amcasına yardımcı olarak aynı zamanda bir vefâkârlık misâli de sergilemiş oluyordu. Abbâs r.a. bu âlicenap teklifi kabul etti ve beraberce Ebû Tâlib’in yanına vardılar: “-İnsanlar, içine düştükleri şu kıtlıktan kurtuluncaya kadar, evlâtlarından bâzılarını yanımıza alıp bakmak sûretiyle yükünü hafifletmeyi arzu ediyoruz.” dediler. Ebû Tâlib: “−Akîl’i bana bırakınız, diğerlerinden istediğinizi alabilirsiniz!” dedi. Bunun üzerine Resulullah S.a.v. Efendimiz, Hazret-i Ali’yi; amcası Abbâs da Hazret-i Câfer’i aldı. Efendimiz’e peygamberlik lûtfedilinceye kadar Hazret-i Ali, O’nun yanında yetişti. Câfer -radıyallâhu anh- da müslüman oluncaya ve bakıma ihtiyaç duymayıncaya kadar Hazret-i Abbâs’ın yanında kaldı. (İbn-i Hişâm, I, 264) Lütfen dualarınızı eksik etmeyin.
Selamun aleyküm. Biz 7.günde niyet ettik fakat bebeğimiz için doğum sonrası “normalden” fazla kilo kaybı var, toparlanması lazım, banyo bile yaptırmayın diyen doktor ve ebeler de aynısını deyince biz banyosu gibi erteledik. Hatta istemeyerek ek gıdalar vermek zorunda kaldık süt de yetersiz kalınca. Ancak içim rahat değil, en geç ne zaman kestirebiliyoruz yoksa o sünneti kaçırmış mı sayılıyoruz?
HOCAM bizleri ilminle bilginle aydınlattığınız için Allah razı olsun sizlerden🤲🤲
Sıla-i Rahim ile Ayet ve Hadisler :
Cenabı Hakk şöyle buyuruyor :
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah´tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.(Nisa Suresi, 1)
Onlar Allah´ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözeten, Rablerinden sakınan ve kötü hesaptan korkan kimselerdir.(Rad Suresi, 21)
Allah´a verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar, Allah´ın riayet edilmesini emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) terk edenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar; işte lânet onlar içindir. Ve kötü yurt (cehennem) onlarındır.(Rad Suresi, 25)
Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.(Nahl, Suresi, 90)
"Demek idâreyi ve hâkimiyeti ele alırsanız hemen yer yüzünde fesad çıkaracak, akrabalık bağlarını bile parçalayıp keseceksiniz öyle mi? Onlar öyle kimselerdir ki Allah kendilerini rahmetinden kovmuş da duygularını almış ve gözlerini kör eylemiştir." (Muhammed, 47/22-23).
Sıla-i Rahim üzeri Hadisler :
Halit b. Zeyd (Ebu Eyyüb el-Ensarî) H.z.rivayet edildiğine göre bir adâm Hz. Peygamber'e gelerek:
"Yâ Rasûlallah; beni cennete sokacak bir ibadet söyler misiniz?" dedi... Resulullah şu cevabı verdi:
"Allah'a ibadet eder ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namaz kılar, zekât verir ve sıla-i rahm edersin." (Buharî, Zekât, 1).
Resulullah S.a.v buyurmuş :
"Her cuma gecesi insanoğlunun amelleri Allah'a arz olunur. Yalnız sıla-i rahimde bulunmayanların amelleri kabul olunmaz." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 484).
"Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasını görüp gözetsin." (Buharî, İlim, 37; Müslim, İmam, 74-77).
"Akrabalık, Arş'ta asılıdır. Der ki: 'Beni gözeteni Allah gözetsin; beni terk edeni Allah terk etsin' " (Müslim, Birr ve Sıla, 17);
"Akrabalık bağlarını kesip koparan kimse cennete giremez." (Buhari, Edeb, 11);
"Her kim rızkının bol olmasını ve ecelinin gecikmesini istiyorsa, akrabasını görüp gözetsin." (Buhari, Edeb, 12);
"Ey insanlar, birbirinize selâm verin, akrabanızı gözetin, yemeği yedirin! Geceleyin insanlar uyurken namaz kılın ki selâmetle cennete giresiniz." (Tirmizî, Et'ime, 45).
"Yoksula yapılan sadaka bir sadakadır. Bu sadaka akrabaya yapılmışsa iki sadaka demektir. Biri sadaka, diğeri sıla-i rahimdir ki bu da sadaka sayılır." (Tirmizi, Zekât, 26).
"İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi, tam anlamıyla akrabasını görüp gözetmiş olmaz. Hakiki sıla, kişinin kendisi ile ilgiyi kesenleri görüp gözetmesidir." (Buharî, Edeb, 15).
Akrabalarımız, özellikle hala, teyze, amca, dayı, gibi yakınlarımız aileden sayılır. Onları kendi yakınlarımız bilerek davranışlarımızı ayarlamakta büyük faydalar vardır. Rasûlüllah (s.a.s): "Teyze, anne yerindedir." (Tirmizi, Birr, 5) buyuruyor. Amca da baba yerindedir.
İbn Ömer'in rivayet ettiğine göre, bir adam Hz. Peygamber'e gelerek sorar: "Ey Allah'ın Resulü! Ben büyük bir günah işledim, bana tevbe imkanı var mı?" Hz. Peygamber, ''Annen var mı?" diye sorar. Adam, "Hayır." deyince, "Teyzen var mı?" diye sorar. Adam, "Evet." diye cevap verir. Bunun üzerine Hz. Peygamber, "ôyleyse git ona iyilik yap!" buyurur ve ekler, "Teyze, anne konumundadır." (Tirmizi,Birr,6)
Sıla-i rahmin birkaç derecesi vardır.
En aşağı derecesi akrabalarımıza karşı tatlı sözlü, güler yüzlü olmak; karşılaştığımızda selâmlaşmayı, hal hâtır sormayı ihmâl etmemek; dâima kendileri hakkında iyi şeyler düşünmek ve hayır dilemektir.
İkinci derece de ziyâretlerine gitmek ve çeşitli konularda yardımlarına koşmaktır. Bunlar daha çok bedenî hizmetlerdir. Özellikle yaşlıları zaman zaman yoklayarak, yapılacak işleri varsa onları takib etmek kendilerini sevindirecektir.
Sıla-i rahmin üçüncü ve en önemli derecesi akrabalara malî yardım ve destek sağlamaktır.
Alimler sıla-i rahimde bulunmanın vacib olduğu görüşündedirler.
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) VE AKRABALARI
Mekke’de şiddetli bir kıtlık ve açlık başgöstermişti. Allah Rasûlü’nün amcası Ebû Tâlib’in maddî durumu zayıf, âile efrâdı ise hayli kalabalıktı. Bu sebeple sıkıntı içindeydi. Rasûlullah S.a.v. diğer amcası Abbâs r.a. gidip:
“-Amcacığım! Biliyorsun ki kardeşin Ebû Tâlib’in âilesi çok kalabalık. İnsanlar kıtlık ve açlığa mâruz kalmış, kıvranıp duruyorlar. Haydi, Ebû Tâlib’in yanına gidelim ve kendisiyle konuşalım. Oğullarından birini ben yanıma alayım, birini de sen al! Böylece onun yükünü biraz hafifletmiş oluruz!” dedi.
Resulullah S.a.v. çocukluğunda kendisine kol kanat geren amcasına yardımcı olarak aynı zamanda bir vefâkârlık misâli de sergilemiş oluyordu.
Abbâs r.a. bu âlicenap teklifi kabul etti ve beraberce Ebû Tâlib’in yanına vardılar:
“-İnsanlar, içine düştükleri şu kıtlıktan kurtuluncaya kadar, evlâtlarından bâzılarını yanımıza alıp bakmak sûretiyle yükünü hafifletmeyi arzu ediyoruz.” dediler. Ebû Tâlib:
“−Akîl’i bana bırakınız, diğerlerinden istediğinizi alabilirsiniz!” dedi.
Bunun üzerine Resulullah S.a.v. Efendimiz, Hazret-i Ali’yi; amcası Abbâs da Hazret-i Câfer’i aldı. Efendimiz’e peygamberlik lûtfedilinceye kadar Hazret-i Ali, O’nun yanında yetişti. Câfer -radıyallâhu anh- da müslüman oluncaya ve bakıma ihtiyaç duymayıncaya kadar Hazret-i Abbâs’ın yanında kaldı. (İbn-i Hişâm, I, 264)
Lütfen dualarınızı eksik etmeyin.
ALLÂH (CELLE CELÂLÜHÛ) RAZI OLSUN. ÂMÎN.
Allhim razı olsun
Allah razı olsun hocam
Rabbim EBEDEN razı olsun Amin
ALLAH CC RAZI OLSUN
İlla 7. Günmü yoksa sonraki zamnda olurmu bide bütün saçı değilde 1 tutam kessek olurmu
ALLAHIM TORUNUMA 7 GUN AKIKA YANI SACINI KEZMEYI NASIB EYLE DI ELHAMDULILLAH
@K videoyu dinlemenizi oneririm
@K onu anladım ve biliyorum ama videoda saç kesmek akikadir diyor
@K yorumu yazan kişide bunu kastediyor kurbanı değil
Allah razı olsun
Selamun aleyküm. Biz 7.günde niyet ettik fakat bebeğimiz için doğum sonrası “normalden” fazla kilo kaybı var, toparlanması lazım, banyo bile yaptırmayın diyen doktor ve ebeler de aynısını deyince biz banyosu gibi erteledik. Hatta istemeyerek ek gıdalar vermek zorunda kaldık süt de yetersiz kalınca. Ancak içim rahat değil, en geç ne zaman kestirebiliyoruz yoksa o sünneti kaçırmış mı sayılıyoruz?
Selamunaleykum 🤲🤲🤲🥀
MAŞAALLAH BERAKALLAH.
Selamum aleyküm hocam hocam bizim 9 ay önce ikizlerimiz doğdu ve saçlarını yeni kestik şimdi ne yapalım
Amin
Hocam bizler erkekler sakalımızı sıfıra vurarak aldığımız gibimi alcaz bebekin saçını yoksa illaki traş mi edeceğiz
Bebekte saç yoksa, yahut kesilemeyecek kadar az olursa nasıl olcak
Zaten saçı kesilince zeki oluyormuş cocuk
Bu cocuk kiz olursa yine caiz midir
Hocam bu traşin kafaya sagladigi fayda ve omrune saglayacagi faydadan hic bahsetmediniz
Allah razı olsun hocam